“Uzaktan” mı Eğitim, “Uzak” mı Eğitim

21. yüzyılda eğitimde farklı yaklaşımlar benimsenmiştir. Örnek alınan ülkeler olmuş, hayretle bakıp da “Bizde o ülkede olmayan ne?” diye sormuşuzdur.

Türkiye de eğitim için ünlü isimlerden yardım almış (John Dewey), köy enstitülerini kurmuştur. İster değişen Türkiye diyelim, ister siyasi yaklaşım diyelim pek uzun ömürlü olmayıp her zaman olduğu gibi “çorap değiştirir gibi” sistem değiştirdik. Sınavlar değişti, uygulamalar değişti kademe değişti, değişti de değişti…

Günümüzde belki de Türkiye tarihinin en sevilen Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK ile köklü değişikliklere gidildi. Millet olarak çok sevdik, dinledik  “eğitimin içinden geliyor, vardır bir bildiği” dedik. Çünkü zamana yayılmış, önceden belirlenmiş ve uzun soluklu bir değişimin planlaması yapılmıştı. Bayağı da iyi gidiyordu değil mi?

Ve o felaket geldi. Pandemi (Covit 19) virüsü üretildi mi yoksa doğal yollarla mı oluştu bilemiyoruz. Çocuklarımızı korumak ve virüsün yayılımını önlemek için Bilim Kurulunun tavsiyesine uyan Milli Eğitim Bakanlığı hemen harekete geçerek okulları kapatma kararı aldı. Herkes tedirgin, şaşkın, üzgün…

Yeni bir değişiklik hayatımıza “Eğitim Bilişim Ağı” (EBA) girdi. Aslında çok önceden kurumuş tanıtımları yapılmış ama biraz geri planda kalmış bir sistemdi. Pandemi ile birlikte kısa sürede eğitim içindeki yerini aldı. Bir şekilde benimsendi öğrenildi ve kullanıldı hatta kısa sürede bu sistemin devreye alınması taktir topladı.

Peki, EBA’lı yeni dönemde neler oldu?

EBA biraz daha geliştirildi ama sistem hataları art arda geldi. Derslere girilemedi, dondu, sistem attı vs. vs. tüm bunlar yetmezmiş gibi birde sisteme siber saldırı yapıldığını da unutmayalım.

Bazılarımız uzaktan eğitimin gerekli olduğunu, bazılarımız yüz yüze eğitim yaklaşımını savundu.  Ama sayın bakanımızın dediği gibi önce sağılık.

EBA güzel bir sistem normal süreçte yüz yüze eğitime destek kullanılması ideal. Nede olsa tek kanatlı kuş uçamaz gelişen teknoloji ve değişen eğitim anlayışında yerini alması normaldir.

Yarım saatlik oturumlar ile bağlantı sorunları, çoğu çocuğumuzun internet ya da EBA’ya girecek teknolojik bir aletinin olmayışı… tüm bunlar “Kimine uzaktan eğitim, kimine uzak eğitim” şeklinde düşünmemize neden oldu.

Eğitimde fırsat eşitliğinden bahsedildiğini bu dönemde daha çok duymaya başladık. Bu konuyla alakalı şunu söylemek istiyorum. “Evin içinde durup dışarıdaki manzarayı seyretmek yerine, dışardan camı tıklayıp evin içine bakmak gerekiyor.” Yani hiçbir şey yapmamaktansa mümkün olanı yapmak her zaman iyidir. Günün ve çağın koşulları şu an için EBA’yı zorunlu kılıyor.

Şimdi tüm bunları düşündüğümüz zaman “Uzaktan eğitim bize çok uzak mı kaldı?”  Şapkanızı önünüze alın ve düşünün cevabı sizlere bırakıyorum, sağlıcakla kalın…

Yazar: Reyhan Turan /Özel Eğitim Öğretmeni-İşaret Dili Tercümanı

Instagram: @reyhanhoca_8150

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın