Ürdün’deki Büyük Taş Çemberler

Ürdün’ün de içinde bulunduğu Ortadoğu’daki ilk yerleşim yerlerinin yaygın olduğu yerlerde çok ilginç yapılar bulunuyor. Bunlar arasında havadan bakıldığında dikkatleri üzerine çeken çok büyük çemberler bulunmaktadır. Dairesel şekilde sıralanmış bu taşlara “Büyük Taş Çemberler” adı verilmiştir.

Geçmişi 2000 yıldan daha öncesine dayanan bu çemberler Ürdün’ün şehir merkezlerine oldukça uzak bir noktada bulunmaktadır. Büyük çoğunluğunu yerin yüzeyinde bulunan bu taşlar belirli bir düzen ile dizilmiştir. Belirli boyutlardaki birçok taşın dizilmesiyle büyük çaplı bir yapı meydana getirilmiştir. Çemberlerin ne için yapıldığı ve anlatmaya çalıştıkları konusunda çok fazla bilgiye sahip olmayışımız bu alanların gizemini daha da artırıyor.

Ürdün’de 12 Büyük Çember Bulunuyor!

Bir benzerinin Lübnan yakınlarında, başka bir benzeri ise Suriye sınırına yakın bir alanda bulunan büyük taş çemberlerden Ürdün sınırları içerisinde toplamda 12 adet bulunuyor. Yapılar kuzey ve güney doğrultusunda herhangi bir sistematik düzene göre sıralanmamıştır. Yapılar genel itibarı ile 250 ile 400 metrekarelik bir çapa sahiptir. Pek çoğunda yerin yüzey kısmında sıralanmış olan taşlardan oluşan bu yapıların, birkaç metre yükseklikteki taşlardan oluşanları da bulunmaktadır. Büyüklükleri dikkate alındığında bu taş yapıların ne olduğunun anlaşılması oldukça zorlaşıyor.

Bölgede Araştırmalar Sürüyor!

Yerleri kesin olarak bilinse de büyük taş çemberlerin ne amaçla kullanıldıkları konusuna ilişkin sorular şu an için cevapsız kalmaktadır. Ortadoğu bulunan bu taş çemberlerden özellikle 8 tanesi sahip oldukları büyük çaplar ile diğer çemberlerden ayrılıyor olması ilginç bir detaydır. Görüldüğüne göre bu çemberler için net bir büyüklük ölçüsü kullanılmamış.

Çevrede bulunan köy ve yerleşim yerlerinin hızla büyüyerek gelişiyor olması ve iklim koşulları taşların mevcut halleri ile korunmasını zorlaştırmaktadır.  Büyük Taş Çemberler, Durham Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından incelenmektedir. Araştırmacılar Ürdün’deki 12 büyük taş çemberi Suriye’de bulunan benzer yapılar ile beraber incelemektedir.

Batı Avustralya Üniversitesi’nde arkeolog olan David Kennedy, Geniş bir alana yayılmış olsalar bile tasarım bakımında tesadüf olmayacak şekilde birbirine benziyor olmasını, ortak bir amaca hizmet ediyor olmalılar şeklinde yorumluyor.

İlk olarak 1920’lerin başında uçaklar tarafından keşfedilmiş olmalarına rağmen hala bu çemberleri kimin inşa ettiğini bilmiyoruz. Uzun süre en önem sorulardan olan neden ve ne zaman soruları da yanıtsız kalmıştır. Bunun sebebi bulunmasının üzerinden geçen onca yıla rağmen kapsamlı bir araştırma yapılmamış olmasıdır.

Günümüz teknolojisi ile havadan çekilen yüksek çözünürlük fotoğraflar bu gizemi aydınlatmak adına az da olsa ışık tutmaktadır.

Son zamanlarda yapılan araştırmalarda bu alanın M.Ö 2.000 ve 4.500 yılları arasına denk geldiğine dair kalıntılara rastlanmıştır. Buna karşılık bölgede M.Ö 1. ve 7. yy Roma dönemine ait malzemeler de bulunmuştur.

Bölgenin hayvanların barınması için yapıldığı öne sürülen tezlerden bir tanesidir. Fakat bir giriş kapısının olmaması ve buraya girmek için üzerinden atlamak gerekliliği iddiayı pek olası kılmıyor. Bu yapıları yapmak için çok bir çaba harcanmamış olsa bile bir hayvan barınağı için bu kadar düzgün daireler yapmak gereksiz gibi görünüyor.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın