Arkeoloji Vazelon Manastırı( M.S.270 veya M.S.317)

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#1
Vazelon Manastırı( M.S.270 veya M.S.317)

Vazelon Manastırı veya Yahya Manastırı hangi ismiyle biliyorsanız, belki de bir çoğunuz bu ismi yeni duyuyorsunuzdur. Birazdan sizlerle buranın hikayesini paylaşacağız bilmeyenler için yeni bir yer bilenler içinse bir hatırlatma olacaktır.

vazelon2.jpg


Türkiye'nin en eski manastırları arasında yer almaktadır. Ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı tam olarak bilinmese de manastırın isminin Zabulon Dağı’ndan geldiği iddialar arasındadır. Manastır bir dönem Zouvalon adıyla anılmış olsa da zamanla ismi Vazelon’a dönüşmüştür. İncil'de bahsi geçen Vaftizci Yahya Peygamber’e adanan Vazelon (Yahya) Manastırı’nın yapılış tarihiyle ilgili görüş bildiren araştırmacılar ikiye bölünmüştür. Yapımının M.S. 270' de ve M.S. 317'de olduğuna dair iki farklı görüş mevcuttur. Hakkında detaylı bilginin olmadığı da düşünülecek olursa eğer gizemli bir yapı olma özelliği taşımaktadır. Manastır'ın inşaasın da bir dağ yamacının tercih edilmesi ise manastıra kutsal bir hava kazandırma amacına hizmet etmektedir.

vazelon5.jpg


Vazelon Manastırı' nın tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. 19. yy' dan günümüze kadar ayakta kalan kilise ve keşiş odaları, manastıra yaklaşık 9 km uzaklıkta, kuzeyde yer alan 15.yy' dan kalma küçük kilise (şapel) mevcut olup içerisinde değerli freskler bulunmaktadır. Manastır dört kattan oluşmakta olup Manastır'a batı tarafında yer alan merdivenlerden giriş yapılmaktadır. Girişin iki tarafında koridorlar olup toplamda altı oda mevcuttur. Odaların tavanları ahşaptır, sonradan yapıldığı tahmin edilen ek yapılar çok pencerelidir. Manastırın eski bölümlerine ahşap merdivenlerden çıkılıyormuş bir vakitler ancak merdivenler günümüze kadar ulaşamadığından diğer kata çıkmak için ya tırmanmak ya da alt katta bulunan gizli dehlizlerden sürünerek çıkmak gerekmektedir. Bu bölümlerin üzerinde üstü tonozla örtülü büyük bir su sarnıcı yer almaktadır. Sarnıcın yanında ise bir Bizans kilisesi yer alıyor. Manastırın en üst katında ise mağara önüne inşa edilmiş bir kilise, ilaveten Manastırın sağ dış kısmında da bir küçük kilise daha yer almaktadır. Kilisenin dış duvarlarında cennet, cehennem ve kıyamet gününü tasvir eden freskler yer almakta olup günümüze kadar bozulmadan ulaşan bu freskler halk tarafından tahrip edilmiştir. Zemin katta ise sağır kapı ve pencereler yer almaktadır.

vazelon9-768x1024.jpg


Bir çok kaynakta, manastırda oldukça değerli olan el yazması kitapların ve dev bir kütüphanenin de yer aldığı belirtiliyor. Manastırda yaşamış olan keşişlerin bölgede olan tüm olayları kaleme alarak bir arşiv oluşturmuş oldukları söylentiler arasındadır.

vazelon16-1024x768.jpg


Maçka’nın kültürel, sosyal ve ekonomik hayatında önemli bir yer edinen Vazelon Manastırı, 13. yy ve 20. yy' lar arasında bölgede yer alan manastırların en zenginiymiş. Öyle ki bu manastırın geliriyle bir Sümela Manastırı'nın daha yapılabileceği söylentiler arasındadır. Durum böyle olunca Vazelon Manastırı tarihi boyunca bir çok kez saldırıya uğramıştır. Bazı kaynaklarda, M.S. 490 yılların da Manastıra düzenlenen bir saldırı neticesinde 400 keşişin hayatını kaybettiği belirtilmiştir. Elbette ki Manastırda bu saldırılara maruz kaldığı için bünyesinde çeşitli hasarlar meydana gelmiştir. Vazelon Manastırı’nın bilinen ilk restore çalışması Jüstinyen tarafından M.S.525-565 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Çeşitli dönemlerde çeşitli onarım çalışmaları yapılan Manastırın hücreleri tamamen onarılmış ve kütüphanesi zenginleştirilmiş. Son onarım çalışması ise M.S.702 yılında gerçekleştirilmiştir.

vazelon6-1024x768.jpg


Manastır 1923'de imzalanan Lozan Barış Antlaşması kapsamında Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleştirilecek Nüfus Mübadelesi gereğince keşişler tarafından tamamen boşaltılmıştır. Böylece bölgenin en eski manastırı olan Vazelon Manastırı sessizliğe bürünmüştür. Manastırdan geriye kalan ve hala günümüzde sergilenmeye devam eden Vaftizci Yahya’nın ikonası, son keşişlerden Peder Dionysios Amarantidis tarafından korunma amacıyla önce Yunanistan'ın Serres şehrinde ki Agia Triada Manastırı’na götürmüştür. Oradan da Rusya’ya, Saint Petersburg şehrinde bulunan Leningrad Müzesi’ne taşınmıştır. Şu dönemlerde harap vaziyette olan bu tarihi Manastır da sadece yapı kalıntıları mevcut olup, ne o el yazması kitaplardan ne de o büyük kütüphaneden eser yoktur. Ancak o eski ihtişamından eser kalmasa da halen ziyaretçilerin uğrak yeridir.

vazelon-768x1024.jpg


Son olarak bu tarihi yapının konumuna değinecek olursak, Maçka’ya 8 km uzaklıkta, Kiremitli Köyü sınırları içerisinde ve Trabzon merkeze ortalama 40 km mesafede yer almaktadır. Uzun yıllar kaderine teslim edilmiş bu gizemli yapının restorasyon çalışmalarına 2020 de başlanacağı müjdesiyle yazımıza son veriyoruz.

vazelon13-1024x768.jpg


Not: 1923 Lozan Barış Antlaşması gereği Nüfus Mübadelesi kapsamında İstanbul'da oturan Rumlar ve Batı Trakya'da oturan Türkler yerleşik (etabli) sayılacak, bunların dışında kalan bütün Rumlar ve Türkler Mübadele kapsamında yer değiştirecek. Bu ne demek yanı İstanbul dışında Türkiye'de bulunan bütün Rum nüfusu ülkeyi terk edecek.

vazelon5-1024x768.jpg


vazelon11-1024x768.jpg
 

Ekler

Last edited by a moderator:

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#2
Şu eserler başka ülkelerin(Avrupa'nın) elinde olacak... Aceba böyle harabeye dönüşür müydü??? Bir varlık neden bu kadar yıkıcı olabilir bu hareketin altında yatan duygu nedir? Anlaşılır gibi değil...
 

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#3
Yazının giriş kısmında da belirttiğiniz üzere Karadeniz turu da yapmama rağmen ben burayı ilk duyanlardanım. Gerçekten turizme kazandırılacak yerlerden biri, Tarihe karşı yok etmeci bir tavrımız var. Klasik olacak belki ama her şey eğitimle başlıyor maalesef ve biz bu eğitim ne ailede nede okullarda tam olarak veremiyoruz. Çocuklarımız üniversiteyi bitiriyor ama ne kendi ilindeki ne de gitmiş olduğu üniversitenin ilindeki müzeleri gezmiyor. Hal böyle olunca tarih ve geçmişe sahip çıkmayan bir toplum olarak yer yüzünü işgal ediyoruz.