Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Türk Noel Baba Ayaz Ata

Konu, 'Türk Destanları ve Türk Mitolojisi' kısmında aysun35 tarafından paylaşıldı.

Etiketler:
  1. aysun35

    aysun35 ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    160
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Ayaz Ata, Türk, Altay ve Orta Asya mitolojilerinde, özellikle Kazak ve Kırgız Türkleri'nde ve Türkmenlerde Soğuk Hanı olarak tanımlanmaktadır. Mitolojilere göre kışın soğukta ortaya çıkan, kimsesizlere ve açlara yardım eden günümüz karşılığı ile bir evliyadır denilebilir. Ayas Han olarkta bilinir. Zaten tüm Türklerde Ayaz yakıcı soğuk manasına gelmetedir. Özellikle Ay'ın net olarak görüldüğü havanın açık olduğu gecelerde Ay Tanrısının ona bağlı bulunan Ayas Han'ı Türkleri koruması için gönderdiği düşünülürdü.

    [​IMG]

    Ayaz Ata bu hali ile Noel Babaya çok benzemektedir. Hatta Kazaklarda birebir noel baba ile özleşmiştir. Bazı kişiler her ne kadar bu kişinin Hırıstiyan olduğunu idda etsede, etimoloji ve kültürel olarak Türk kültüründe zaten var bulunan bir kişilik olduğu kesindir. Ayrıca Azerice'deki Şahta Ata "Şaxta Baba (Azerice)" sözcüğü de yine birebir çeviriyle Soğuk Ata veya Ayaz Ata anlamına gelir.

    [​IMG]


    Bildiğim kadarı ile bu konu hakkında Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu ve Prof. Dr. Nurullah Çetin'in araştırmaları var. Umut ediyorum ki tarihimizin gizli kalmış birçok gerçeği gün yüzüne çıkacaktır.

    Bilgilendirme amacı ile kullanmış olduğumuz görseller temsili Ayaz Ata fotoğraflardır ve bir dergi çekimin kapak fotoğraflarıdır.​
     
  2. Kappadox

    Kappadox ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    157
    Beğenilen Mesajlar:
    27
    Şimdi birileri çıkar mutlaka kafanızdan sallıyorsunuz der. Ayaz Ata ile ilgili yukarıda bahsedilen bilim adamları ne demiş bir bakalım.

    Hacettepe Üniversitesi Türk Halk Bilimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu bu konu hakkında şunları söylemiş.

    ‘Yel Ana’ deniyordu

    “Eski Türk mitolojisinde yel (rüzgar) evreni yürütücü, oluşturucu bir güç, tanrı-tanrıça veya bunlara denk bir ruh olarak yorumlanır. Ayaz (Ayas) ise Türk dünyası kültür ekolojisinin her yerinde keskin yakıcı soğuk anlamına gelir. Ayazın oluşumu Ülker burcuyla ilişkilendirilir. Efsaneye göre, Ülker burcunun altı yıldızı göğün altı deliğidir ve oradan yeryüzüne soğuk hava üfler ve havalar soğuyup kış olur. Bu bağlamda, Ayaz Ata Türk mitolojisinde önemli bir yere sahiptir. İnanışa göre Ayaz Han soğuk tanrısıdır. Soğukta, darda kalanlara yardım edip onlara kut yani iyi ve güzel baht verir.

    Ayaz Ata tarihi geçmişi 10 bin yıla uzanan proto Türk topluluklarında Yel Ana olarak anılırdı. Çünkü o dönemki Türkler ana erkil bir topluluktu. Ataerkil dönemle birlikte Yel Ana’ya Yel Ata denilmeye başlandı. Zaman içerisinde Ayaz Ata ismi verildi.”

    Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nden Prof. Dr. Nurullah Çetin bakın bu konu hakkında neler söylemiş.

    “Türkler’in yeniden doğuş bayramı Nardugan’dır. Nar; güneş, dugan ise doğan güneş anlamına gelir. İslam öncesi eski Türk inanç ve kültürüne göre dünyanın tam ortasında hayat ağacı olan bir Akçam vardır. Gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gündüz, geceyi yenmiş yani Güneş zafer kazanmış olur. Zira gece karanlık kötü, gündüz aydınlık iyidir. Türkler tanrı Ülgen’e teşekkür bağlamında Akçam ağacı altında şarkılar söyleyip kutlama yapardı. Akçam ağacının dallarına Tanrıdan dilekler asılır, altına da hediyeler konulurdu”
     
  3. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Yılbaşı değil Nardugan Bayramı
    Ünlü Sümerolog Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ da kadim Türkler’in yılbaşını değil Nardugan Bayramı’nı kutladıklarını dile getirerek şunları söyledi: “Türkler, güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu, büyük şenliklerle ‘Akçam Ağacı’ altında kutlardı. Nardugan olarak bilinen bu bayram, Hunlar tarafından Avrupa’ya taşındı. Hristiyanlar, Nardugan törenini İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başladı.”

    Dünyanın en önemli Sümerologlarından olan 101 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ, yılbaşı ve Noel Baba’nın Türk geleneklerindeki yerini anlattı.

    [​IMG]

    Mersin Üniversitesi Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (MERKAM) davetlisi olarak öğrencilerle söyleşide buluşan Çığ, Türklerde yılbaşı geleneklerini anlattı. Yılbaşı kutlamalarının, Türklerin İslamiyet öncesi dönemdeki geleneklerinden geldiğini ifade eden Çığ, bu konudaki araştırmasının daha önce de açıkladığı sonuçları ile ilgili şunları söyledi:

    “Eski Türklerde, gökyüzü tanrısal bir güç olarak kabul edilirdi. Geceyle gündüz kavga halindeydi. 21 Aralık tarihinin ardından günlerin uzamaya başlaması, kutsal kabul edilen güneşin kavgayı kazandığı gün olarak kabul edilir ve bunun için şenlikler düzenlenirdi. Bu kutlamalarda ‘Akçam’ denilen çam dalı kullanılır, o çam dalının altına, Tanrı iyi insanlara iyi şeyler sunduğu için, hediyeler konulurdu. Tanrı gelecek yıl iyi şeyler versin diye de, o çam dalına iyi dilekleri simgeleyen bezler, süsler bağlanırdı. O gün aileler bir araya gelir, yemekler yapılır, yenir, şarkılar söylenip, dans edilirdi.”

    Noel Baba’nın da yine Türk geleneğinden günümüze geldiğini belirten Çığ, “Bugün Noel Baba olarak kabul edilen yaşlı adamın, gökyüzü tanrısının kötü kardeşi yeryüzü tanrısı olduğuna inanılır. 22 Aralık’ta onun bile iyi olmaya karar vererek, kapı kapı dolaşıp hediyeler verdiği düşünülürdü. Noel Baba’nın kıyafetleri tıpkı Türk geleneklerindeki kıyafetleri yansıtır. Bu adet, Hunlarla birlikte Avrupa’ya, Hıristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte Hıristiyanlara geçti. Yılbaşı kutlama geleneği, 325 yılında alınan bir kararla Hz. İsa’yı anmak için kullanılmaya başlanmıştır” diye konuştu.
     

Sayfayı Paylaş