Arkeoloji Terra Cotta Ordusu (Toprak Askerler) (M.Ö. 210)

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#1
Terra Cotta Ordusu (Toprak Askerler) (M.Ö. 210)
Yerin 36 m altında muazzam bir ordu, belki de 2184 yıldır keşfedilmeyi bekliyordu. Böyle bir cümle kurmak eminim yanlış olmayacaktır. Zira tesadüfen ortaya çıkartılan bu görkemli keşif herkes de büyük heyecan uyandırmıştır. Ölümsüzlüğün peşinde bir imparator ve onun dev ordusu, ölüme giderken bile mezarını korutma isteği nasıl bir düşünce yapısının eseridir?

terracotta-1024x640.jpg

İlklerin İmparatoru olarak anılan Çin İmparator'u Qin Shi Huang ve onun Toprak Askerleri bugün ki hikayemizin baş kahramanlarıdır. Kuşkusuz ki Qin Shi Huang, Çin ülkesi için önem taşıyan bir imparatordu, Qin Hanedanlığı'nın kurucusuydu. Çin'de bulunan küçük beylikleri bir hanedanlık bünyesi altına toplamayı başaran tek devlet adamıydı. Tüm ülkeyi kapsayan herkesin uymakla mükellef olduğu kanunlar yaptırmıştır. Ortak para birimi, ortak yazı, ortak ölçü birimi gibi tek tip uygulamalara imza atmıştır. Bunların dışında su kanalları, yollar ve hatta Çin Seddi'nin de temelini attıran imparator bizzat kendisidir. Kısaca Çin ülkesinin yegane mimarıdır.

terracotta-horse.jpg

İmparator sonsuz yaşamı arzu etmiş, bunun için efsanelerde de yer alan, 'ölümsüzlük iksiri' olarak bilinen şeyi bulmak için yoğun çaba sarf etmiştir. Bu iksir için çeşitli ülkelere elçiler dahi yollamış olduğu bilinen bir gerçektir. Uzun yaşamın sırrının Sinabar (civa sülfür) tüketimine bağlı olduğunu düşünerek sürekli tüketmiş. Bu konuda simyacılara büyük önem vermiş ve hatta onların sonsuz hayatın ilacı olarak ürettiği civa içeren ilaçlardan fazlaca tükettiği için 50'li yaşlarda yaşamını yitirmiştir. Bu bilginin kaynağı nedir peki, nerden biliniyor diye soracak olursanız şayet tarih uzmanı Sima Çian'a göre imparatorun mezarının etrafı derelerle çevrili ve sularda civa oranı oldukça yüksek, mezarının etrafında da bu oranın yüksek oluşu bu tezin doğruluğunu ispatlıyor. Taktire şayan bir yaşama hırsı doğrusu, uzun yaşamak uğruna hayatını kısalttığını bilebilseydi kuşkusuz ki ağzına sürmezdi.
399310-3-4-1e04f.jpg

İmparator, Qin Shi Huang henüz hayattayken mezarının yapımına başlandığı söylenmektedir. Buda demek oluyor ki imparator, yaşamak için ne kadar çabalasa da içten içe karşılaşacağı sonun farkındaydı. Çin’de eski bir geleneğe göre bir hükümdar öldüğü zaman onunla birlikte eşleri, askerleri, hizmetkarları, özel eşyaları ve savaş malzemeleri de birlikte gömülüyormuş. Fakat İmparator Qin Şhi Huang bu ritüeli istememiş ve kendisine diğer hayatında eşlik etmesi için bronzdan ve pişirilmiş topraktan askerler, savaş arabaları ve hizmetkarları tercih etmiştir. Mezarının inşasına M.Ö.246' da başlandığı, yapımının 30 yıl sürdüğü ve inşaatta 700 bin kişinin çalıştığı söylenmektedir.

Terrakottaarmén.jpg


Tarihler 1974'ü gösterdiğinde Çin'de Shaanxi eyaletine bağlı Xi'an yakınlarında su kuyusu açmak isteyen bir çiftçi tarafından tesadüf eseri bu yapıya ulaşılmıştır. Gelelim şimdi bu görkemli yapının teknik detaylarına; Lishan bölgesinde keşfedilen mezar yerin 36 m altında, güneyden kuzeye uzunluğu 350 m, doğudan batıya genişliği 345 m ve yüksekliği 76 m'dir. Terra Cotta(Terrakotta) askerlerinin yer aldığı alan ise 15 km civarında olup, imparatorun mozolesinin bulunduğu alanın 1.6 km doğusunda konuşlandırılmıştır. Neden doğu tarafına yerleştirilmiş peki? Çünkü tehlike arz eden bütün saldırıların geleceği tek yön doğu idi o açıdan doğu tarafı güvenceye alınmak istenmiştir. Toprak bir piramit şeklinde tasarlanan dünyanın en büyük mezarının temeli dörtgen olup, 56 km karelik alanı kaplamaktadır. Bahsi geçen heykellerin boyları 183-195 cm arasında değişmekte olup her bir askerin yüz çehresi farklıdır. Bahsettiğimiz ordu rastgele dizilmemiş elbette farklı sınıf ve rütbelere göre konuşlanan askerler, destek birimleri, okçu birlikleri, merasim taburu, öncü, orta ve arka birlikleriyle olası bir savaşa hazır biçimde konumlandırılmıştır.Bu askerlerin imparatorun mezarını koruduğu yönünde bir inanış vardır. Tahminen 8000 asker, 520 tane at, 130 savaş arabası ve son olarak 150 tane de süvari atının olduğu düşünülüyor. Günümüzde bahsi geçen yerin bir bölümü turistik gezilere açıktık fakat kazı alanının büyük bir kısmı halen toprak altındadır. UNESCO tarafından 1987'de Dünya Kültür Mirasları Listesi’ne alınan Qin Shi Huang Mezarı ve Terra Cotta Ordusu'nun yer aldığı alanın kazılarının tahminen 2020'ye kadar tamamlanması düşünülmektedir.

terracota-army2.jpg

Konuya dair yapmış olduğumuz genel bilgilendirmelerin ardından şimdi de sizlere bölgede gerçekleştirilen kazılar sonucu ortaya çıkan bulgular sonucu yapılan değerlendirmelerden bahsedelim. Kazılarda imparatorun mezarı çevresinde yoğun şekilde tespit edilen civa maddesi ve kullanım amacının ne olduğuna dair bir açıklamada bulunmuştuk. Bir diğer keşif ise bulunan kılıç ve mızraklara dair, bu silahların paslanmaması için üzerleri krom dioksitle kaplanmış. Arkeolog Marcos Martinon-Torres, Toprak Askerler için “ilk örneklememize bakınca, Terra-cotta Ordusu gerçek savaşçıların portreleri gibi görünüyor” şeklinde konuşmuştur. Bu askerlerin 2 bin yıl önce fabrikasyon üretim sonucu oluşturulduğu yönünde bir takım fikirler ileri sürülmüştür. Bu tezi çürütmek adına ilk olarak University College London (UCL)'dan ve Toprak Askerler’in bulunduğu müzeden bir ekip, bir araya gelerek bir araştırma yapmışlar. 3D teknoloji kullanılarak kopyası çıkarılan heykellerin 30’unun kulakları üzerinde çeşitli incelemelerde bulunmuşlar. İnceleme neticesinde kulakların hiçbirinin birbirine benzemediği tespit edilerek farklılık oranları da insan nüfusu arasındaki oranla aynı çıkarılmıştır. Yani bu askerler fabrikasyon üretim olsaydı aynı özellikleri taşırdı demek ki farklı bir yöntem veya teknoloji kullanılarak ortaya çıkartılmıştır. Uzmanlara göre kilden yapılmış olan her bir heykelin arkasına delik açılarak, yüksek sıcaklıkta patlamaması suretiyle 300 ile 900 derecede fırınlandığı, sonrasında ise bu deliklerin kapatıldığı yönünde görüşler mevcuttur.

terra.jpg

Son olarak ölümsüzlük aşkıyla yanan, ölümü bertaraf etmek adına bu denli uğraşan ancak kendisini bekleyen sonunda farkında bir insan düşünün. Mezar girişine mekanik oklar yerleştirerek diğer hayatında kendisi için gerekli olan bütün hazırlıklarını tamamlamış, başına koskoca bir ordu yerleştirmiş ve kurduğu bu dünyaya kimsenin ulaşmasını istemiyor, bunu arzuluyor. Ancak ne mümkün bu devasa ordu bile öbür dünyada onu koruyamamıştır. Çünkü kendisinden sonra tahtına geçen rakibi imparator Xiang Yu, mezarı açtırarak sözde onu koruyacak olan askerlerin kafalarını koparttırmıştır. Nasıl bir nefret ve düşmanlıksa artık rakibinin ölümü bile bu duygusunu azaltmamış.

TerraCotta_Color_and_Detail.JPG
 

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#4
Yanlış hatırlamıyorsam kesif bahsettiğiniz tarihten 5 yıl önce. yine bir çiftçi tarafından bulunmuş. Ama katı Çin yönetiminden korkan mazlum halk başına bir hal geleceğinden korkarak olayı saklamış.
 

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#5
@Orion güvenilir olduğuna inandığım bir kaynaktan aldığım bilgi doğrultusunda böyle bir paylaşım yaptım ancak internette bu konuya dair farklı görüşlerde mevcut tabi örneğın keşfin, 1920 yılında yine bir çiftçi tarafından bulunup bulduğu askerlerden korkarak kuyuyu tekrar kapattığı yönünde ama korkusunun sebepleri farklı da olabilir tabi bilemiyoruz o kadarını.
 

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#6
@Orion güvenilir olduğuna inandığım bir kaynaktan aldığım bilgi doğrultusunda böyle bir paylaşım yaptım ancak internette bu konuya dair farklı görüşlerde mevcut tabi örneğın keşfin, 1920 yılında yine bir çiftçi tarafından bulunup bulduğu askerlerden korkarak kuyuyu tekrar kapattığı yönünde ama korkusunun sebepleri farklı da olabilir tabi bilemiyoruz o kadarını.
Bende kesin emin değilim ama böyle bir olaydan bahsediliyor. Elinize sağlık konuyu güzel özetlemişsiniz.