Arkeoloji Rönesans Döneminde Fıçılar Tuvalet Olarak Kullanılmış

Kappadox

★★★
Gümüş Üye
Üye
#1
Arkeologlar Rönesans yıllarında Kopenhag’da tuvalete çevrilmiş iki şarap fıçısı keşfetti. Keşfedilen ilginç tuvaletteki kalıntılar, onu kullannanların nasıl beslendiğini ortaya çıkardı.

1532427041285.png

Yaklaşık 300 yıl önce son şarap damlaları da içildikten sonra, kocaman boş fıçılar toprağa gömüldü ve tuvalete dönüştürüldü.

Arkeologlar Rönesans dönemine ait ilginç tuvaletleri Kopenhag’da yol inşaatı öncesindeki arkeolojik araştırmalar esnasında fark etti. Yapılan kazı sonucu bulunan fıçılar, bir evin arka bahçesine yerleştirilmişti. Eğreti tuvaletler 1680’lere tarihlendiriliyor.

Çoğu kimse 300 yıllık tuvaletler karşısında burun kıvırabilirdi, ancak arkeologlar bu keşfi büyük şans saydılar. Çünkü yıllar önce bu tuvaletlere oturmuş insanların dışkı kalıntıları sayesinde; onların beslenme şekilleri, ticari ortaklıkları ve alışkanlıkları hakkında önemli ipuçları elde edilebilirdi.
Danimarka Ulusal Müzesi’nden çevresel arkeoloji araştırmacısı ve aynı zamanda çalışmanın da baş araştırmacısı olan Metter Marie Hald, “Tuvaletlerini incelediğimiz insanlar ekmek, balık ve etle, bunların yanı sıra çeşitli meyve, ot ve baharatlarla iyi bir şekilde besleniyordu” diyor.
“Yediklerinin çoğunluğu bölgede yetişen ürünlerdi, fakat yenilen bitkilerden bazıları egzotikti, bu da bize örneğin ta Endonezya’dan gelmiş karanfilin satın alınabildiğini gösteriyor.”



Hald’in belirttiğine göre, yalnızca bu karanfillerin varlığı bile, Kopenhaglıların uzun mesafeli ticaretle, o dönemde Endonezya Hollanda sömürgesi olduğundan muhtemelen Hollandalı ticaret şirketleriyle getirilmiş eşyalara, erişim sağladığını işaret ediyor.
Hald, “Hollandalı tüccarların 1680’lerde Kopenhag’da yaşadığını biliyoruz. 300 yıl önce, küresel bir ticaret ağının hali hazırda bir parçası olduğumuzu düşünmek güzel” diyor.

Tuvalet içeriğinden alınan örnekler elendikten sonra, bilim insanları Rönesans sırasında insanların neyle beslendiğini belirlemek için mikroskoplardan yararlandı. Bir şey kesindi: Tuvaletleri her kim kullandıysa sağlıklı ve çeşitli bir diyete sahipti. Havyan kemikleri ve bitki tohumlarının analizi bu insanların doyasıya ringa balığı ve çavdar ekmeği yediğini ortaya çıkardı.

Hald’ın bildirdiğine göre, bu insanlar, yılan balığı, morina ve levrek gibi diğer balık türlerini, ayrıca elma, ahududu, kiraz, dereotu ve kişniş gibi meyve ve otları da satın alabiliyordu.

Hald,“İncir, üzüm ve limon gibi, uzaklardan gelen bazı meyvelerin kurutulmuş olması muhtemel. Bunlar Akdeniz bölgesinden geliyordu ve kuzeye doğru yolculukları sırasında çürümemeleri için kurutuluyorlardı” diyor.

Ev dışında kullanılan bu tuvaletler ayrıca mutfak için bir çöp kutusu niteliği de taşıyordu ki bu durum içlerinde neden domuz ve sığır kemiği bulunduğunu açıklıyor. Hald, yaptığı açıklamada, “Ayrıca tuvaletlerin içinde bir kedi kemiği de bulduk, bu kedilerin yendiğini göstermiyor, biri muhtemelen arka bahçeyi süpürürken ölü bir kediyi fıçının içine atmış” diyor.
Tuvaleti kullananlar iyi beslenmiş olsalar da yiyeceklerini her zaman iyi pişirmemişlerdi. Mikroskobik incelemeler sonucunda tuvaletlerde birkaç parazit türüne rastlandı. Hald, bu parazitlerin, “iyi pişmemiş yiyeceklerden ve ellerini yıkamayan insanlardan” kaynaklandığını söylüyor ki o dönemde bu, alışılmışın dışında bir durum değildi.
“Parazit enfeksiyonları o dönemde oldukça yaygındı. Ve çalışmamız gösteriyor ki parazitlere rağmen, 1680’lerdeki Kopenhaglılar son derece ileriydiler.”
Araştırma Journal of Archaelogical Science: Reports’un ağustos sayısında yayımlandı.
 

Similar threads