Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Oğuz Kağan Destanı

Konu, 'Türk Destanları ve Türk Mitolojisi' kısmında Gökbörü tarafından paylaşıldı.

  1. Gökbörü

    Gökbörü Genel Yetkili
    Yetkili Kişi ☾ ✯ Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    18
    Beğenilen Mesajlar:
    16
    [​IMG]

    Oğuz Kağan Destanı, Hun hükümdarı Mete’nin hayatı üzerine kurulmuştur. Tüm Türk destanlarında olduğu gibi bu destanında ilk şekli maalesef günümüze ulaşmamıştır. Bugün Oğuz Kağan Destanı’nın üç varyantı mevcuttur. İlk varyant XIII. ve XVI. yüzyıllar arasına Uygurca yazılmış, İslamiyet öncesi inancı temsil ettiği için ilk örnek olarak kabul edilir. İkinci varyant ise XIV. yüzyılda Reşideddin’in ''Câmi üt-Tevârih'' adlı eserinde anlatılmıştır. Aynı zaman bu örnek İslami varyantın ilk örneğidir. Üçüncü varyant ise XVII. Yüzyılda Türkmenler arasındaki sözlü rivayetlerden ve önceki yazmalardan faydalanarak Ebü'l-Gazî Bahadır Han tarafından yazılmıştır.

    Oğuz Kağan Destanı’nın İslamiyet Öncesi Rivayeti:

    Ay Kağan’ın bir erkek oğlu oldu. Bu oğlan gök yüzlü, kızıl ağzı, ateş gibiydi benzi. Ela göz, kapkara saç, perilerden güzel kara kaşlıydı. Ana göğsünden ilk sütü içti, bir daha içmedi ana sütünü. Çocuk dile geldi ve pişmemiş et, aş, şarap istedi. Kırk gün sonra yürür, oynaşır oldu. Öküz gibi ayağı, kurdun bileği gibiydi bileği. Omuzları somur omzu, göğsü ayı göğsü gibiydi. O yaşta at sürüleri güder, ata biner, ava çıkardı. Seneler birbirini kovalar Oğuz da büyür cesur bir yiğit oldu. Oğuz’un yaşadığı yerde büyük bir orman vardı. Ormanda büyük bir gergedan yaşar, insan ve hayvanları yerdi. Oğuz Kağan idi adı, gergedanı avlamaya karar verdi. Kargı, yay, ok, kılıç ve kalkanını alıp ormana gitti. Bir geyik avlayıp onu söğüt dalıyla ağaca bağlayıp gitti. Tan ağarırken geldiğinde gergedanın geyiği almış olduğunu gördü. Sonra bir ayı avlayıp altın kuşağı ile ağaca bağlayıp gitti. Yine tan ağarırken geldiğinde gergedanın ayıyı da aldı aldığını gördü. Bunun üzerine kendisi ağacın altında bekledi. Gergedan geldi ve başı ile Oğuz’un kalkanına vurdu. Oğuz kargısı ile gergedanı öldürüp, kılıcıyla başını kesti. Gergedanın bağırsaklarını yiyen ala doğanı oku ile vurup başını kesti.

    Günlerden bir gün Oğuz Kağan bir yerde Tanrıya yalvarırken birden karanlık bastı. Gökten bir gök ışık indi. Bu ışık güneşten ve aydan daha parlaktı. Bu ışığın içinde oturan bir kız gördü. Alnında kutup yıldızı gibi parlak bir ben bulunan çok güzel bir kız duruyordu. Kız gülünce Gök Tanrı gülüyor, kız ağlayınca Gök Tanrıda ağlıyordu. Oğuz bu kızı sevdi ve onunla evlendi. Günler ve geceler geçti. Bu kız üç erkek çocuk doğurdu. Çocuklara Gün, Ay ve Yıldız isimlerini verdiler. Oğuz ormana ava çıktığı bir gün göl ortasında bir ağaç gördü. Bu ağacın kovuğunda gökten daha gök gözlü, saçı ırmak gibi dalgalı, inci gibi dişli bir kız buldu. Yer yüzünde yaşayanlar kızın güzelliğini görse: “Ah! Biz ölüyoruz! Eyvah! Biz ölüyoruz!” derlerdi. Oğuz bu kıza aşık oldu ve bu kızla evlendi. Bu kızdan da Oğuz’un üç oğlu oldu. Bu çocuklardan birincisine Gök, ikincisine Dağ ve üçüncüsüne Deniz isimlerini koydular.

    Oğuz Kağan büyük bir şenlik(toy) verdi. Çeşit çeşit yemekler, tatlılar, şaraplar, kımızlar içtiler ve yediler. Toydan sonra Oğuz Kağan Beylere ve halka şunları söyledi:

    Ben sizlere kağan oldum

    Alalım yay ile kalkan

    Nişan olsun bize buyan

    Bozkurt olsun bize uran

    Av yerinde yürüsün kulan

    Daha deniz, daha müren

    Güneş bayrak gök kurıkan

    Oğuz Kağan bu toydan sonra dünyanın dört bir tarafına elçilerle şu mektubu gönderdi:" Ben Uygurların kağanıyım ve yeryüzünün dört köşesinin kağanı olmam gerekir. Sizden itaat dilerim. Kim benim emirlerime baş eğerse, hediyelerini kabul eder ve onu dost edinirim. Kim baş eğmezse, gazaba gelirim. Onu düşman sayarım. Onunla savaşır ve yok ettiririm". Başka bir kağan vardı, adı Altun Kağan idi. Altun Kağan, Oğuz Kağan’a pek çok altın gümüş ve değerli taşlar hediye etti. Oğuz Kağan’a itaat ederek dostluk kurdu. Sol yanında şehirleri ve askerleri çok olan Urum Kağan vardı. Urum Kağan, Oğuz Kağana itaat etmedi ve onu dinlemedi. Oğuz Kağan gazaba geldi. Bayrağını açtı ve askerleriyle birlikte Urum Kağan’ın üzerine yürüdü. Kırk gün sonra Buz Dağ’ının eteklerine geldi ve çadırını kurdurup sessizce uyudu. Tan ağarınca Oğuz’un çadırına güneş gibi bir ışık girdi ve ışıktan gök tüylü gök yeleli bir erkek kurt çıktı. Kurt: " Ey Oğuz, sen Urum üzerine yürümek istiyorsun. Ey Oğuz! Askerini, ben kendim güdeceğim. Ordunun en önünde, ben de yürüyeceğim!" dedi. Oğuz Kağan çadırını toplattı ve ordusuyla kurdun peşine düştü. Gök tüylü gök yeleli büyük erkek kurt İtil Müren denizi yakınındaki Kara dağın eteğinde durdu. İki ordu arasında büyük bir savaş oldu ve Oğuz Kağan kazandı. Urum hanlığını aldı. Yine gök yeleli kurdu izleyerek İtil ırmağına vardılar. Oğuz’un beylerinden Uluğ Ordu Bey ırmağı geçmek için ağaçlardan sal yaptı. Bu buluş Oğuz’un hoşuna gitti ve Uluğ Ordu Beye “Kıpçak” adını verdi. Gök yeleli kurdu izleyerek yola devam ettiler. Oğuz Kağan alaca atını çok severdi. Alaca atı Buz Dağa kaçtı ve Oğuz Kağan çok üzüldü. Oğuz Kağan’ın üzüldüğünü gören kahraman beylerinden biri Buz Dağa gitti. Dokuz gün sonra alaca atı bulup getirdi. Oğuz Kağan alaca atını ve karlara kaplı yiğidi görünce çok sevindi. Bu kahraman beye “Sen buradaki beylere baş ol. Senin adın ebediyen Karluk olsun.” dedi. Tekrardan gök yeleli kurdu takip ettiler ve kurt bir yerde durdu. Adı Çürçüt olan bu yurtta Çürçütlerin kağanı Oğuz Kağan’a itaat etmeyince savaştılar. Oğuz Kağan Çürçüt kağanını yendi ve Çürçütü ülkesine kattı. Oğuz Kağan, ordusunun önünde yürüyen bu gök tüylü gök yeleli erkek kurdla Hint, Tangut, Suriye, güneyde Barkan gibi pek çok yeri savaşarak kazandı ve yurduna kattı. Dostlar sevindi, düşmanlar üzüldü. Pek çok ganimetle evine döndü. Yine bir gün Oğuz Kağan’ın bilge veziri Uluğ Bey rüyasında bir altın yay ve üç gümüş ok gördü. Altın yay gün doğusundan gün batısına kadar uzanıyor, üç gümüş ok ise kuzeye doğru gidiyordu. Oğuz Kağan bu rüyayı dinleyince ülkeyi oğulları arasında paylaştırdı.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş