Arkeoloji Muş’un 5 bin yıllık tarihi ve İslamiyet öncesi arkeolojik bulguları gün yüzüne çıkarıldı.

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#1
musta_ortaya_cikti_islamiyet_oncesine_ait_1533799780_2273.jpg
Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ile Ahlat Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sabahattin Erdoğan’ın bilimsel danışmanlığında Muş'ta kazı çalışmaları yapılmaktaydı. Muş’un Tepeköyü Höyüğü’nde gerçekleştirilmekte olan bu kazılar da, Muş’un, İslamiyet öncesi arkeolojik bulguları ve 5 bin yıllık tarihi gün yüzüne çıkartıldı.
Alparslan-2 Barajı yapım çalışmaları kapsamında, bahsi geçen bölgede kurtarma kazısı yapan arkeologlar, dönemlerin mimarisi ile birlikte İslamiyet öncesine ait yaklaşık 200 eser ve taşınabilir bulgulara ulaşmışlardır. Eserler çeşitlilik göstermektedir, ritüel buluntular, günlük hayatta kullanılan malzemeler, çanak-çömlekler gibi . Bu kazılarla oldukça zengin bir koleksiyon ortaya çıkarılmıştır.
4971327-700x400.jpg

Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ahlat Müze Müdür Vekili ve Tepeköyü Höyük Kazı Başkanı Mikail Ercek, Muş tarihi için çok önemli bir kazı çalışması yapıldığını dile getirmiştir. Ercek, “Bu çalışmalara değinmeden önce Tepeköyü Höyüğü’nün nerede olduğuna dair bazı bilgiler vermek istiyorum. Tepeköyü Höyüğü, Varto ilçesi Tepe köyde ve Erzurum-Muş yolunun 40. kilometresinde yer alıyor. Doğusundan Bingöl çayı geçmektedir. Batısında ise Muş - Erzurum karayolu bulunuyor. Tepeköyü Höyüğü yaklaşık 5 bin metrekarelik bir alana yayılmış ve 17 metre yüksekliğindedir. Burada neden böyle bir çalışma başlattık? Alparslan-2 Barajı yapımıyla beraber etki alanında kalan 3 tane arkeolojik merkezimiz bulunmaktadır. Bunlardan biri Tepeköyü Höyüğü, ikincisi Urartu Kayalıdere, üçüncüsü ise Kızkalesi. Su kotunun altında kaldığı için önceliğimizi Tepeköyü Höyüğü’ne verdik ve burada bir kazı başlattık. Çünkü bunu yapmamız gerekiyordu. Yapmadığımız takdirde tamamen suyun altında kalacaktı ve burayı kurtarmak mümkün hale gelmeyecekti.” şeklinde ifade etti.
mus-un-5-bin-yillik-tarihi-kazilarla-kanitlan-11128845_o.jpg
Selçuklu, Osmanlı ve Bizans dönemini içine alan 7 yapı ve 4 kültür tabakası tespit ettiklerini dile getiren Ercek, “Tepeköyü Höyüğü çok ayrıntılı bilgiler barındırıyor. Özellikle mimari konusunda ve bunun yanında o döneme ait taşınır buluntular olduğu hakkında bilgiler vermiştir. Stratigrafi anlamında olaya baktığımızda, tam 7 tane yapı katı tespit ettik. Kültür olarak baktığımızda 4 kültür tabakasını tespit ettik. Ortaçağdan başlayarak, Ortaçağ hangi dönemleri kapsıyor? Selçuklu, Osmanlı, Bizans dönemini kapsıyordu. İkinci yapı katı, Urartu. Özellikle Urartu 2 evrelidir. Urartu öncesi ise Tunç çağları. Tunç çağlarının da 3 tane evresini biz tespit ettik. Erken, orta ve geç Tunç çağları. Tabi bunları tespit ederken; bunları kanıtlayan, destekleyen bazı buluntular ele geçti. Gerek taşınır, gerek taşınmaz buluntular. Bu da dönemi net bir şekilde bize verdi. Bu kazı çalışmalarını Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sabahattin Erdoğan’ın bilimsel danışmanlığında gerçekleştiriyoruz. Kadromuzda antropolok, tarihçi, arkeolog ve sanat tarihçileri çalışmaktadır.” ifadelerine yer vermiştir.
Kurtarma kazısı için çalışmalar yapıldığını ve alanın baraj suları altında korumaya alınacağını yineleyen Ercek, “Yaptığımız çalışma neticesinde burada kazı yapılmadığı için net bir tarih ortaya çıkmamıştı. İslamiyet öncesi tarihi bilinmemektedir. Yapılan yüzeysel yüzey araştırmaları sonucunda bazı veriler elde edilmiş ve bu verilere dayanarak bir tarih belirlenmiştir. Bunlar kazılarla belirlenmediği sürece fazla bir geçerliliği olmuyor. Biz de bilinen bu tarihi yapılan arkeolojik kazılarla kanıtladık. Bu yapı suyun altında kalacak. Adı üzerinde kurtarma kazısı. Biz ne kadarını kurtarabilirsek kar hesabıyla bu işe giriştik ve amacımıza da ulaştık. Özellikle dönemi belirleme amacını güttük ve bunun mücadelesini verdik. Yapı suyun altında kalacak, ama bu alanlar buna yönelik koruma tedbiri altında olacak. Belki çalışma sonucunda Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne bildirilir ve onların vereceği karar doğrultusunda bu koruma tedbiri geliştirilir. Çalışma bitiminde de bu alan suyun altında kalacak” diye sözlerine devam etti.

VQKxl_1533799823_2357.jpg

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Sabahattin Erdoğan ise Tepeköy Höyüğü kazılarının bilimsel danışmanlığını yürüttüklerini dile getirerek, “Tepeköyü Höyüğü Ahlat Kazı Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Biz de buraya bilimsel olarak destek vermekteyiz. Üniversitemizden doktora öğrencileri, yüksek lisans öğrencileri, lisans öğrencileri ve sanat tarihi lisans öğrencileri kazıya katılmaktadır. Bir ekip olarak çalışıyoruz. Aşağı yukarı 4 aylık bir kazı sezonumuz var. Kurtarma kazısı olduğu için zamanımız kısıtlı. O kısa süre içerisinde asıl amacımız höyüğün statik yapısını ortaya çıkarabilmektir. Elde ettiğimiz ya da tespit edebildiğimiz arkeolojik bulguları, taşınabilir verileri koruyup bunları ilgili müzelere taşınmasını sağlamaktır. 2018 yılında elde ettiğimiz verilerle doyurucu verilere ulaştık. Muş bölgesinin tarihi ile ilgili şimdiye kadar yapılan bütün çalışmaları ağırlıklı olarak yüzey araştırması verilerine dayanmaktaydı. Tepeköy Höyüğü o açıdan çok önemli. Özellikle Muş’un ilk çağ tarihine ışık tutmakta. Elde ettiğimiz verilerde iki önemli tespitim var; bunun bir tanesi Tunç çağı, ikincisi ise Urartu. Bölgenin Urartu karakteri, hakimiyeti çok iyi biliniyor, ama Tunç çağı ile ilgili verilerimiz çok kısıtlıydı. Tepeköy Höyüğü bu açıdan çok önemli. Aşağı yukarı bir tarih verebilirsek, Muş ve çevresi için 5 bin yıllık bir tarihten bahsedebiliriz” şeklinde düşüncelerini ifade etmiştir.
 

Similar threads