Arkeoloji Maya Uygarlığı (M.Ö.800-M.S.1697)

Aybalam

★★★★
Altın Üye
Gümüş Üye
Maya Uygarlığı (M.Ö.800-M.S.1697 /1901)

Amerikan uygarlıklarından bir tanesi olan Mayaları araştırdık bugün sizler için, farklı kültürlere ait uygarlıkların hikayelerini merak edenler için, keyif alarak okuyacağınız bir yazı olmasını amaçlıyoruz. Yukarıda belirtmiş olduğumuz zaman aralığında yaşayan bu uygarlık, bilinen ilk Amerikan uygarlığı olan M.Ö. 1200'lerde kurulmuş Olmek uygarlığının devamıdır. Mayalar, Olmek uygarlığının yaşam koşulları, kültürü, adetleri vb özelliklerine kendilerinden de bir şeyler katarak güçlü bir medeniyet oluşturmuşlardır.

images.jpg


Yapmış olduğumuz araştırmalarda Kolomb Öncesi diye bir tabirle karşılaştık, buna sınıflandırma da diyebiliriz. Peki nedir bu Kolomb Öncesi? Bilmeyenler için şöyle bir açıklama yapmak isteriz. Amerikan tarihinde, K.Kolomb'un keşfi, bir milat olarak kabul edilmekte olup keşif öncesi ve sonrası şeklinde sınıflandırılmıştır. Bunun sebebi ise keşif sonrası Amerika kıtasının tamamen yeni bir tarih sürecine girmiş olması diyebiliriz. Kolomb öncesinde Amerika tarihinin konusunu göçler ve kızılderililerin kurduğu medeniyetler oluşturmaktaydı. Neydi bu medeniyetler peki? Daha önce bilinen ilk medeniyetin Olmek'ler olduğundan bahsetmiştik sonra İnkalar, Mayalar, Aztekler, Toltekler şeklinde bu medeniyetleri sıralayabiliriz.

images (3).jpg


Amerikan tarihinin Kolomb öncesi ve sonrası diye sınıflandırıldığına daha önce değinmiştik. Kolomb sonrası konularını ise soykırımlar, katliamlar, sömürgecilik ve ABD tarihi oluşturmaktadır. Çeşitli teori ve bulgulara göre Amerika'ya ilk göçlerin M.Ö. 40000'lerde Bering yoluyla Asya'dan olduğu tahmin edilmektedir. Bu kanıya varılmasında ise Amerikan yerlilerinin Mongoloid yapısı etkili olmuştur. Sonrasında ise Bering yoluyla göç dalgalarının farklı dönemlerde, hatta M.Ö.2000'lere kadar devam ettiği söylenmekte olup, bazı araştırmacılar ise milattan sonra bölgeye özellikle Türk göçünün olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Bu göç yoluyla bölgeye Vikinglerin, Japonların, Çinlilerin, Mısırlılar ya da Etrüsklerin, Galyalı bir prensin ve Fenikelilerin de gitmiş olduğu teoriler arasındadır.
indir (1).jpg


Geçmişine dair detaylı bilgiye sahip olmadığımız bu uygarlığın, bilinmeyenlerini bir kenara bırakıyoruz ve bilinenlerini anlatmaya başlıyoruz. Kızılderili Maya halkları tarafından kurulan Maya uygarlığının, ilk yerleşim alanlarını M.Ö. 1000'lerde kurmaya başladığı ve MS 600’lerde ise bu uygarlığın zirveye ulaşmış olduğu düşünülmektedir. En bilinen Maya şehirleri Meksika’nın Yucatan yarımadası, Belize ve Guatemala’da yer almaktadır. Meksika’nın güneydoğusunda beş devlet kuran Mayalar (Campeche, Chiapas, Quintana Roo, Tabasco ve Yucatán), hükmettikleri yıllar süresince bir çok lehçe üretmişlerdir, öyle ki bu lehçelerden bazıları günümüzde halen konuşulmaktadır. Mayalar gerçek anlamda yerli Amerika halklarından, bir yazı sistemine sahip olan tek uygarlık olup, taş, çömlek veya ağaç üzerine yazılan yazıların haricinde ağaç kabuklarının işlenerek kâğıt haline getirilmesiyle oluşturulan el yazması kitaplara da sahiptirler. Mayalar astronomi, matematik, mimari, tıp, eczacılık, fizik, kimya ve sanat gibi birçok alanda ileri bir medeniyettir. Bırakmış oldukları eserlerde bu cümlemizi doğrular niteliktedir. Mayaların en ilgi çekici anıtları dinsel merkezlerde yer alan piramitler olup ayrıca görkemli tapınaklar, yöneticilerin sarayları, duvar resimleri, soylu kişilerin sıvayla süslü konutları ve gözlemevleri ilgi çekici anıtlar arasında yer almaktadır. Kendi devirlerinde inşa ettikleri gözlemevleri 18.yy. Paris gözlemevlerinden daha üst seviyededir. İlgi çekici Maya eserlerinden bir tanesi de, usta taş yontuculuğuyla işlenen, yöneticilerin şecerelerinin ve askerî zaferlerin anlatıldığı, Mayalarca ''tetun (ağaç-taş)'' adı verilen anıtsal dikilitaşlardır.

1548509749680.png


Mayaların hüküm sürdüğü bölge, Güneyin ''Yukarı Topraklar'ı'', güneyin (veya ortanın) “Aşağı Topraklar'ı'' ve kuzeyin “Aşağı Topraklar'ı'' şeklinde üçe ayrılmaktadır. Yukarı Topraklar, Guatemala ve Chiapas’ın irtifa seviyesi yüksek topraklarını kapsamaktadır. Güneyin aşağı toprakları, “Yukarı Topraklar” diye belirtmiş olduğumuz bölgenin hemen kuzeyinde yer almakta olup Meksika’daki Petén, Quintana Roo, kuzey Guatemala, Belize ve El Salvador’u kapsamaktadır. Kuzeyin, Aşağı Topraklar'ı ise Yucatan Yarımadası’nın kalan kısmını ve Puuc Tepeleri’ni kapsamaktadır. Klasik-öncesi dönemden itibaren olağanüstü yapılar inşa etmiş olan Mayalar, Nakbé, Mirador, San Bartolo, Cival gibi büyük kentler de kurmuşlardır. Mayaların kurdukları en ünlü iki kent Tikal, Quiriguá (ikisi de Dünya Miras Listesi’nde yer almaktadır)'dır .

Bir Orta Amerika toplumu olan Mayalar, bölgeye en görkemli şehirleri ve yapıları kazandırmıştır, özelliklede takvim denildiğinde akla gelen ön önemli medeniyetlerden bir tanesidir. Her medeniyette olduğu gibi Mayalar'ında ticari bir takım faaliyetleri vardır bunlar içerisinde yeşim taşı, kakao, mısır, tuz ve obsidyen taşı gibi ürünler sıralanabilir. Özellikle Ön-Türkler gibi Mayalar da yeşim taşına özel bir ilgi göstermektedir.

indir (4).jpg


Daha önceki bir paragrafımızda Mayalar'a ait detaylı bilgiye sahip olunmadığını belirtmiştik, bunun sebebi neydi peki, bu uygarlık madem bu kadar gelişme gösterdi de nerede bunun kayıtları, takvimleri var yazı sistemleri gelişmiş hiç mi kayıt yapmamışlar yani buhar olup uçtular mı? Elbette ki buna benzer bir takım sorular zihninizde belirebilir. Sebeplerine gelince, evet Mayalara ait yazılı belgeler neredeyse hiç yok çünkü 1697'de olan İspanyol işgali sırasında, Katolik rahiplerin emriyle İspanyollar var olan belgelerin tamamını yok etmişlerdir. Ancak kayalara kazınmış halde bulunan takvim kayıtlarına bir zarar verilmemiştir.

images (6).jpg


Maya uygarlığının keşfini, John L. Stephens ve Frederic Catherwood, Honduras’ta Kopan Köyü yakınlarında gerçekleştirmişlerdir, bu keşfin detaylarını da bir kitap halinde yayımlamışlardır. Kitap dünyada büyük yankı uyandırmıştır. Çünkü o güne değin Amerika’da hiç bilinmeyen akıllara durgunluk verecek seviyede büyük bir uygarlık tespit edilmiştir. Her ne kadar günümüz bilim adamları, Maya ve İnkalar'ı büyücü olarak nitelendirse de bu iki uygarlığın tıp operatörlerinin yapmış olduğu beyin ameliyatlarında elde ettikleri sonuçlara günümüz tıbbı ancak erişebilmektedir. Trefinasyon denilen bu beyin ameliyatında, kafatası üzerinde belirli bir yerde dört köşe veya yuvarlak bir kapak açılır, beyin üzerinde gereken operasyon yapılır ve açılan bölge kapatılır. Kafatasının özellikle tepe kısmında ağrı duyulmayan bir bölgenin bulunduğu birkaç saat kadar süren ameliyat sırasında ise kişiye herhangi bir uyuşturucu madde bile vermeye gerek olmadığı verilen bilgiler arasındadır.

images (1).jpg


Mayaların astronomi ve takvime olan ilgilerinden bahsetmiştik, bunun en önemli kanıtı kuşkusuz Maya Takvimidir. Bu takvim Dünyamız ve Venüs’le ilgili bir takım hesaplamalara dayanmaktadır. Maya rahipleri tarafından kusursuz ve ince hesaplamalarla hazırlanan bu takvim sayesinde Dünyamız ve Venüs gezegeninde bir yıllık süre 365,2420 olarak hesaplanmıştır. Günümüz için geçerli olan gün sayısı ise 365,2422 olarak kabul edilmektedir. Anlaşıldığı üzere arada pekte bir fark yoktur. Mayaların bir başka çalışması da ay takviminidir. Sıfırı ilk kez bulan ve hesaplarında sık sık kullanan Mayalar matematiğe karşı aşırı bir ilgi göstermekteydi. Bazı hesapları 64 milyonu , bazıları ise 400 milyonu kapsıyordu. Bütün bu hesaplar Venüs, Dünya, Ay yılını ve hatta Tzolkin diye adlandırılan 20 şer günlük 13 ayı olan Kutsal Yılı ölçmek için kullanılmaktaydı. Mayalar zamanı, 7200 günlük, 144,000 günlük ve 64 milyon yıllık devirlere ayırmışlardır. Rakamlar Maya toplumu için dini ve bilimsel bir öneme sahipti.Gezegen hesaplarından tapınakların inşasına kadar takvim her şeyde ölçüydü. Tapınakların yapılacağı yerin seçimine, binanın yüksekliğine takvim incelemesinin ardından elde edilen sonuçlara göre, nerede ve hangi tarihte yapılması gerektiğine karar veriliyordu. Kısaca bu astronomik takvim Maya uygarlığının sosyal, kültürel ve dinsel yaşantısına yön vermekteydi.

indir (7).jpg
images (7).jpg
indir (8).jpg


Maya toplumuyla, uzay arasında bir bağlantı olduğuna inananlarda söz konusudur. Çünkü kalıntılar arasında (Maya, İnka ve Astek'lere ait) hatta tapınaklarda, el yazmalarında şemalar ve açıklamalarla ayrıntılı olarak anlatılan ve sıklıkla tekrarlanan bir sembol söz konusudur. Bu sembol, gökyüzünden gelen, insanlara bilgi ve barış getiren, görev süresi sona erdiğinde ise tekrar geri döneceğini vaat ederek, uçan gemisiyle göklerde kaybolan Tanrı motifidir. Meksika yerlileri Toltekler ve Mayaların benzer tipteki bir başka Tanrısı da Uçan Yılan Kukulkan ya da Kuetzalkolt olarak isimlendirilen bir başka Tanrı motifidir. Efsanelere göre Kukulkan 19 arkadaşı ile birlikte Yucatan’a gelmiş, burada on yıl yaşamıştır. İnsanlara, uygarlık ve iyiliğe götüren yasalar bıraktıktan sonra güneşe doğru uçarak gitmiştir. 1935'li yıllarda Palenque’de Tanrı Kukulkan olduğu tahmin edilen garip bir yaratık heykeli bulunmuştur. Bu heykel üzende, geniş kemerli kısa bir pantolon, yakası açık bir ceket ve heykelin başında ise antenli bir miğfer bulunmaktadır. Ayrıca ön tarafı sivri, arkasından ateş fışkıran garip bir alete binen ve elini hemen önündeki bir dizi alete uzatan, ayağını da pedala benzeyen bir şeye basan bir figürde bulunmaktadır. Güney Amerika yerlileri göklerden geldiğini düşündükleri Tanrı Kukulkan’ı böyle tasvir etmişlerdir. Dünyanın başlıca ulusal kitaplıklarında bahsi geçen medeniyetlere ait olan Troano, Magliabecchiano, Dresden gibi el yazması eserler saklanmaktadır. Peresianus(Paris) el yazması ise 1863 de Paris’te kraliyet kitaplığında, şu anki adıyla Ulusal Kitaplığında bulunmuş olup, araştırmacı-yazar Robert Charroux’ tarafından yorumlanmaya çalışılan önemli bir belgedir. Charroux bu eserden belli başlı bazı kelimelere ulaşmıştır. Bunlar; Gökyüzü, Uçan makine, Havalanmak üzere olan nesne, Venüs gezegeni, Buhar gücünü kullanan efendi, Buharın çok güçlü efendisi, Güneşe doğru uçuş, Işığı kullanan bir güç, Yeryüzünün üzerinde uçuş gibi. Mayalar'la ilgili bir başka gizem de kuşkusuz, kazılarda keşfedilen kristal kafataslarıdır. Bu kafatasları Yucatan'da keşfedilmiş, dünyada bir eşine dahi rastlanmayan anormal şekildeki kafataslarıdır.

images (5).jpg


Tespit edilen bu kelimelere ve buluntulara dikkat ederseniz şayet Mayaların uzaylılarla bağlantılı bir uygarlık olduğu yönündeki tez mantıklı olabilir. Ya da bu uygarlık her şeyi kendi başaran ve hatta gezegenler arası yolculuk yapan, uzay araştırmalarında bulunan çok gelişmiş bir medeniyette olabilir. Peki neler oldu da yaşadıkları yeri terk ettiler, nereye kayboldular, buhar olup uçmadılar ya, madem bu kadar güçlüydüler madem teknolojileri de vardı düşmanlarına karşı savunamadılar mı kendilerini? Bunlar hep muamma, nasıl ve ne şekilde yok olduklarına dair kesin ve net bir bilgi yok maalesef, sadece tahmini olarak yok oluşlarına dair çeşitli teoriler yazılmıştır. Bunlara değinelim birazda, kuraklık, kıtlık ve iklimsel değişiklikler üzerinde fazlaca durulmuş, ikinci gerileme durumu ise Chichen Itza'da 10. y.y. ortalarına kadar canlılığını sürdüren, şehirdeki taş ve kereste işleme miktarının, 11. y.y.'da yarıya düştüğünü gösteren bir takım veriler gerileme dönemine işaret etmektedir. Mayaların ekonomik gücünün tarım ürünlerine de bağlı olduğunu düşünülünce kuraklık nedeniyle bu ürünler her yıl azaldığı için doğal olarak Mayalar siyasi gücünü kaybetmeye başladı ve akabinde de toplum çözülmüştür. Bu durumların sebebi de aşırı kuraklığa bağlanmış olup son 2000 yılın en kötü kuraklığı olarak kabul edilmiştir. Bu durum farklı sorunları da beraberinde getirecektir. Kuraklık nedeniyle azalan kaynakların paylaşımı konusu, sosyal, siyasi ve ekonomik alanda istikrarsızlığa, şehirler arası çatışma ve savaşlara da sebep olmuş olabilir.

images (4).jpg


Sonuç olarak şunu belirtmek isteriz ki bu medeniyetin bir parçası olan insanlar, bilinenin aksine tamamıyla yok olmamıştır. Evet son Maya devleti 1901’de başkenti olan Chan Santa Cruz'un Meksika tarafından işgal edilmesiyle ortadan kalkmıştır. Ancak günümüzde Meksika ve Guatemala kırsalında maya kültürü ve dili konuşulmakta tamamen yok olsalardı bu durumda olmazdı demek ki buhar olup uçmadılar yaşadıkları bölgeleri terk edip veya terk etmek zorunda kalıp buralara yerleştiler. Ayrıca Yucatan yarımadasında 7 milyon Maya'nın yaşadığı da tahminler arasındadır.
 

Ekli dosyalar


Üst