Arkeoloji KYZİKOS ANTİK KENTİ (M.Ö. 6000/5000)

Aybalam

Üye
Yeni Üye
#1
KYZİKOS ANTİK KENTİ (M.Ö. 6000/5000)

Kyzikos Antik Kenti, bu araştırmayı yapmadan önce benimde hiç duymadığım bir yerdi belki sizlerde böyle bir yerin varlığından haberdar bile değilsinizdir. Ancak biraz sonra bu antik kentin hikayesini sizlerle paylaştığımızda hep birlikte varlığından haberdar olacağız.

KYZİKOS.8.jpg


Marmara Denizi kıyısında yer alan Kyzikos en eski İyon şehirlerindendir. Kapıdağ Yarımadası ile Erdek ve Bandırma Körfezleri arasında ki bölgede yer alan Kyzikos Antik Kenti günümüzde 'Belkıs' ve 'Balkız' isimleriyle biliniyor. Kyzikos Antik Kentinin kapladığı alandan bahsedecek olursak eğer, kuzeyde; Dindymos Dağı (Ayı Dağı), Hamamlı ve Belkıs (Yeniköy) köyleri, güneyde; Erdek-Edincik-Bandırma karayolu, doğuda; Aşağı Yapıcı Köyü ve Bandırma körfezi, batıda ise Erdek körfezi ve Düzler Köyü ile çevrilen bölgeyi kapsamaktadır.

KYZİKOS.5.jpg

Kyzikos M.Ö. 334-330 yılları arasında Helenistik Çağ ve Roma İmparatorluğu döneminde, sanatta, mimaride özellikle de heykeltıraşlık alanında muazzam bir seviyeye yükselmiştir. Antik kentin tarihinin, Kurt Bittel tarafından yapılan araştırma neticesinde M.Ö. 6000 ve M.Ö. 5000'e kadar uzandığı ifade edilmiştir. Kyzikos Antik Kentinin en eski sakinleri ise Dolionlar olup antik kentin kurucusu ve ismini aldığı kişi de Kral Kyzikos'tur.

Gelin hep birlikte Yunan mitolojisin de bu antik kent için anlatılan hikayeye değinelim. Yunanistan’dan Gürcistan (Kolkhis)’da bulunan altın postu almak için, yola çıkan Argonautlar yolda Dolionia (Kyzikos)'u ziyaret ederler. Kral Kyzikos, Argonlar’ı çok güzel karşılayarak misafir eder. Argonların her türlü ihtiyacını karşılayarak onları yolcu eder. Kentten ayrılan Argonlar gece fırtınaya yakalanarak tekrar karaya çıkmak zorunda kalırlar ancak gecenin karanlığında Dolionia topraklarına çıktıklarını anlayamazlar. Kral Kyzikos da gece vakti topraklarına giren bu yabancıların Argonlar olduğunu bilemez ve birbirlerini düşman sanarak savaşmaya başlarlar. Bu çarpışmada Kral Kyzikos ölür ve Dolionia ismini taşıyan kent bu olayın ardından Kyzikos olarak anılmaya başlar. Çeşitli dönemlerde çeşitli medeniyetlerin işgaline uğrayan kent bazı medeniyetlerin egemenliği altında varlığını sürdürmeye devam etmiştir. M.Ö. 546 tarihinde Pers egemenliğine, M.Ö. 334 yılında Büyük İskender’in yani Makedonyalılar’ ın egemenliğine en son ise Roma imparatorluğunun egemenliği altına girmiştir.

KYZİKOS.jpg


Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan bu kent ticaret yolları üzerinde olduğundan M.Ö. 3. yy.’ da büyük bir öneme sahip olmuş. Bununla birlikte ilerleyen dönemde Bergama ile kurmuş olduğu iyi ilişkiler neticesinde bir bilim ve kültür merkezi haline dönüşmüştür. Kyzikos'da filozoflar, astronomi bilginleri, matematikçiler, edebiyatçılar, tarihçiler, zamanın en meşhur coğrafyacısı ve deniz bilimcisi Kaşif Eudeksos gibi çok değerli kişiler yetişmiştir. Kısaca her açıdan sağlam bir konuma erişmiştir. Ancak bu gidişat M.S.324 yılına gelindiğinde değişmeye başlamıştır.

Konstantinus, Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkentini Byzantion(Bizans) yapınca, Kyzikos'un o ihtişamlı dönemi yavaş yavaş sona ermeye başlamıştır. Başkent Bizans kuvvetli surlarla çevrelenmişti o yüzden kuzeyden gelecek tehlikelere karşı güven içindeydi. Ancak Kyzikos için durum tam tersiydi çünkü başka yönlerden yapılan tüm akınlar daima bu antik kent üzerinden olduğu için buranın yıkımını da hızlandırmıştı.

KYZİKOS.3.jpg


Bu ihtişamlı kent, M.S.7-8.yy'a gelindiğinde artık idari, ekonomik ve askeri açıdan bir vasfı olmayan, surları ve binalarının bir kısmı yıkılmış, kısacası miyadını doldurmuş, yapılacak tüm akınlar için açık bir kapı gibiydi. Bütün bu olanlar yetmez gibi birde doğal afetlere maruz kalan bu kent birbiri ardına gelen depremlerle, çeşitli etmenlerden limanların dolmasıyla tamamen kaderine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Kyzikos Antik Kenti'nin yakınında yer alan Arteke (Erdek) şehri mükemmel doğal limanıyla, gemicilik ve liman faaliyetleri açsından günden güne gelişerek Kyzikos’ un bütün ihtişamını elinden almıştır. Ancak bu durum kısa sürmüş, aynı akibeti yaşayan bu şehirde uzun süre varlık gösterememiştir. Kyzikos 23 Eylül 1063’de meydana gelen büyük bir deprem neticesinde baştan başa yıkılarak terk edilmiştir.

Kyzikos Antik Kenti o eski ihtişamını kaybetmeden önce, üç limanı, Hadrian Tapınağı ve Kyzikos Amphitiyatro'su olan, şarap, zeytinyağı, buğday,mermer, parfümeri gibi ürünleri ile ün yapmış bir ticaret şehriydi. Üç büyük deprem, limanın dolması ve bataklığın sıtma hastalığına sebebiyet vermesi gibi durumlardan ötürü, halkı bu kenti terk edince, Efes görkemindeki bu kent bu kötü kadere mahkum olmaktan kurtulamamıştır.

KYZİKOS.6.jpg


Kyzikos Antik Kenti’nin batısında, kentin dört tapınağı arasında en büyüğü ve en önemlisi olan Hadrian Tapınağı, Bandırma -Erdek karayolunun Düzler Mevkii’nin, ortalama 300 m içerisinde yer alır. Döneminde dünyanın sekizinci harikası olmaya aday olan Hadrian Tapınağı M.S.123 yılında İmparator Hadrian’ ın kenti ziyaretiyle, yapımı yarıda kalan bu Tapınağın inşasına tekrardan başlanmıştır. Tapınağın inşası ise Antoninler Dönemi’nde M.S.138-197 yılları arasında tamamlanmıştır. Ancak bölgede sıklıkla meydana gelen depremlerle sürekli onarım çalışmaları gerçekleştirilen bu tapınak son olarak M.S. 6.yy'da meydana gelen depremle kaderiyle baş başa kala kalmıştır.

Kyzikos'un bir diğer yapısı olan Amphitiyatro'dan bahsedecek olursak eğer, iki yamaç arasında bulunan bir vadiye inşa edilen oval bir planı olan amphitiyatro bu konumlandırılmış haliyle, doğal arazi üzerine oturma yerleri yapılarak bahsi geçen arazi değerlendirilmiştir. Açık kalan diğer iki tarafa ise yer altı tonozları yapılarak oturma sıraları için bir yer, hem de dere suyunun geçip gidebileceği aynı zamanda suyun yönünü de değiştirebilen bir kanala sahip, tünel inşa edilmiş oldu. Kanalın suyu bir bent vasıtasıyla amphitiyatronun çevresinden geçirilerek sudan yararlanılmıştır. Bahsi geçen bu yerde gladyatör oyunları, su balesi ve deniz savaş sahneleri temsil edilmiştir. Bu gösteriler içinse gerekli olan su, amphitiyatronun altına yapılan kanal sayesinde dere suyunun bentlerde biriktirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Kyzikos Amphitiyatrosu’ nun uzunluğu ve çapraz dış ölçüleri 180 x155 m 'dir. Tiyatronun orkestra bölümü 55 m çapında, oturma bölümünün üst seviyesinin orkestradan yüksekliği 20 m olup Grek tiyatro anlayışında inşa edilmiştir. Roma'nın Colosseum’u küçük bir farkla Kyzikos Amphitiyatrosu’ nu geçmektedir. Kesin yapıldığı tarih bilinmemekle birlikte 20 000 kişi kapasiteli olan bu yapının M.S. 130'da İmparator Hadrian tarafından yapımına başlandığı söylenmektedir. Yeterli bilgiye ulaşabilmek için mutlaka bilimsel bir kazı çalışmasına ihtiyaç vardır.

KYZİKOS.7.jpg

Kyzikos'tan geriye kalan diğer mimari eserlerden bahsedecek olursak eğer, Kirazlı Yayla Manastırı, Altıköşe Kuleler, Bouletarion, Palata Çeşmesi, Muhle Kalesi, Agios Nikolas Kilisesi, Seyitgazi Tepesi ve Kalesi, Bergama Kraliçesi Apoolonis adına yaptırılan tapınak, Hazine adıyla anılan üç depo ve Zeytin Adasında yer alan kilise'dir. Kyzikos’ta inşa edilen binaların genelinde işlenmiş mermerler ve friz örnekleri mevcuttur. En çok rastlanan friz örnekleri ise medusa başı ve öküz kafasıdır. Kyzikos birinci derecede arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir.

11.jpg


Bugün Bandırma Arkeoloji Müzesi’nde, Kyzikos Antik Kenti ve Daskyleion ören yeri buluntuları ziyarete açıktır. Müzede Daskyleion'a ait Anadolu Pers sanatının izlerini taşıyan mezar stelleri, kazılarda elde edilen Pers zamanından kalma pişmiş toprak kaplar ve Kyzikos antik kentinden taşınan mezar stelleri teşhir edilmektedir.

10.jpg


Atatürk Üniversitesi’nden, Doç. Dr. Nurettin Koçhan başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda, Hadrianus Tapınağı’nın saklı kısımlarının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Antik Kentte 11 yıldır sürdürülen kazı çalışmalarında; mermer aslan başlı su olukları, tapınağa ait tam boyutta mermer çatı kiremidi (105×85 cm), sütün tamburları (çap: 2 m 25 cm), Pithos denilen topraktan küp şeklinde erzak deposu, Kyzikos paraları, Kral başı, 10 kişinin içinde hediyelerle birlikte gömüldüğü lahit mezar, mezar hakkında bilgi veren yazılı taş, Roma dönemine ait çıkarılan en büyük sütün başı (1 m 90 cm çap, 2,5 m yükseklik ve 20 tona yakın ağırlık) ve kireç elde etmek için tarihi eserlerin yakıldığı 2 kireç kuyusu ortaya çıkartılmıştır.
 

Ekler

Last edited by a moderator:

BENZER KONULAR