Japonya Gizemli Hasır Sepetin Sırrını Çözdü

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#1
Japonya'nın çevresindeki arkeolojik kazılarda bulunan bir hasırın ne işe yaradığı bir türlü çözülemiyor. Kesik piramit şekilli ve gizemli bir ahşap alt kısmı bulunan hasırın ne için imal edildiği hakkındaki teorilere muhtemel bir çözüm eklendi.

Japon arkeologlar yıllardır çeşitli arkeoloji kazılarda bulunan, 50'ye yakın kesik piramidal yapıdaki ahşap çerçevelerin ne işe yaradığını çözmeye çalışıyorlardı. Gizemli tuhaf ahşap kutulara sahip bu hasırların, ahşap kısmı chinquapin ağacı türü olan castanopsis cuspidata'dan yapılmıştı.

Kutu şeklindeki bu ahşak kısım, Yayoi Çömlekçilik Kültürü dönemi (Yayoi Pottery Culture period (İ.Ö 300, İ.S. 300) ve Kofun dönemine (3.yy'dan 7. yüzyılların sonlarına doğru) ait buluntuların çıktığı tarihi yerlerde bulunmuştu.

Tabandan tepesine uzunluğu 9 santimetre, taban genişliği 11 cm ve taban çıkıntı yüksekliği 3.5 santimetre olan yamuk şeklinde ahşap kutuların srıırını çözmek için pekçok varsayım ortaya atılmıştı. Sıradışı şeklilli, piramidi andıran kesik karesel biçimli ahşap çerçeveler ve üzerini tamamlayan hazır için ortaya atılan mantığa en uygun teori; onların balık avlamak için kullanılan bir tür su mekanizması (aquascope) olduğu ya da huni benzeri bir nevi aktarma kabı olarak kullanıldığıydı.

Fakat bu gizemli ikili (ahşap çerçeve ve hasır) için ortaya atılan tüm teorilerin asıl görevinden çok uzak olduğu anlaşıldı.



Son olarak Japonya'nın Nara prefektörlüğünde yer alan Kashihara kenti yakınlarındaki Seta arkeoloji sitesine keşfedilen bir hasır sepet ve gizemli ahşap kutu aslında ne işe yaradıkları, konusunda büyük ipuçları verdi.

Bulunan sepet yaklaşık 30 cm çapında bir yuvarlaktı ve bir çeşit sasa bambu otunun sapları ile dokunmuştu.

Uzun süredir arkeologları şaşırtan gizemi ahşap çerçeveler, Ince işçilikle dokunan sepet için üretilmiş tabanlıklar olabilir. Kashihara'da Seta bölgesinde gerçekleşen arkeolojik kazılarda bulunan, dokuma sepetinin tabanına gizemli çerçeveler adeta bir ayakmış gibi oturuyor.



Nara Ulusal Kültür Araştırmaları Enstitüsü'nün 21 Haziran'da bulduğu hasır sepetin bir arkeojik sırrı çözdüğüne inanılıyor ve bu güne dek bu ahşap gizemli çerçeveler konusunda ortaya atılan spekülasyonlara son vermesi bekleniyor.

Sepeti keşfeden arkeologlara göre; bugüne dek ne olduğu anlaşılmayan ahşap parçaları, sepetin doğrudan toprağa dokunmasını önlemek için kullanılan bir aparat olduğu anlaşılıyor.

Kesik kare piramitler şeklindeki bu ahşap çerçeveler daha önce balık avlamak için bir akuakkop olarak veya bir huni olarak kullanıldığı düşünülüyordu.

Arkeologlar; sepetin, yiyecek taşımak veya yiyecekleri depolamak için kullanılan günlük bir ihtiyaç malzemesi olabileceğini belirtiyorlar.

Asahi Shimbun gazetesinden Yuya Tanaka'nın haberine göre; Meiji Üniversitesi Obsidyen ve Lithik Araştırmalar Merkezi'ndeki arkeobotanik araştırmacısını ziyaret eden Yuka Sasaki, Bu maddenin değerli bir malzemeyi taşımak ya da depolamak için kullanıldığını düşünüyoruz. Ama bana göre Örgüye baktığımızda sepet yaklaşık 0,3 milimetrelik uzunluklarla tutarlı boşluklarla ince işçilikle dokunmuş. O yüzden ben günlük sıradan işler için örüldüğünü tahmin etmiyorum" dedi.
 

Similar threads