Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Arkeoloji Göbeklitepe Arkeolojik Kazıları İle İlgili Haber ve Gelişmeler

Konu, 'Türkiye Arkeolojisi' kısmında Orion tarafından paylaşıldı.

  1. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Bu başlık altından ülkemizin ve dünyanın en ünlü arkeolojik kazı alanı olan Göbeklitepe ile ilgili haber ve gelişmeleri takip edebileceğiz. Sayfa üyelerimize yoruma açıktır.

    [​IMG]

    Kültür Varlıkları Sitesindeki Göbeklitepe Tanıtımı:


    Göbeklitepe Arkeolojik Alanı:

    Yeri: Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Şanlıurfa
    Koordinatları: 38º 55' 24'' Doğu, 37º 13' 24'' Kuzey.
    Kriter: (i), (ii), (iii), (iv), (vi)
    Kategori: Kültürel


    Göbeklitepe Arkeolojik Alanı, Şanlıurfa kent merkezinin 18 kilometre kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarındadır. Alan 1963 yılında, İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin ortaklığıyla gerçekleştirilen bir yüzey araştırması sırasında keşfedilmiş ve “V52 Neolitik Yerleşimi” olarak tanımlanmıştır. Alanın gerçek değeri, 1994 yılından sonra başlatılan kazı çalışmaları ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çalışmalar sonrasında, Göbeklitepe’nin 12000 yıl öncesine uzanan bir kült merkezi olduğu anlaşılmıştır.

    Çapları 30 metreyi bulan yaklaşık 20 yuvarlak ve oval yapının ortasında 2 adet “T” biçimli, 5 metre yüksekliğinde, kireçtaşından bağımsız sütun yer almaktadır. Yapıların iç duvarlarında da daha küçük sütunlar bulunmaktadır.

    Göbeklitepe ile ilgili bahsi geçen bilimsel veriler, arkeoloji çalışmalarında neolitik dönemle ilgili kuramsal çerçevenin ve tarihlendirmelerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren önemli bilgiler vermektedir. Göbeklitepenin, konumu, boyutları, tarihlendirilmesi ve yapılarının anıtsallığı ile Neolitik dönem için ünik bir kutsal alan olduğu anlaşılmıştır. Alan, 12000 yıl boyunca doğal çevresi içinde dokunulmadan kaldığından önemli arkeolojik buluntu vermektedir.

    Araştırma ve Kazılar


    Göbekli Tepe, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi'nce yürütülen “Güneydoğu Anadolu Tarihöhcesi Araştırmaları Projesi” (Prehistoric Research in Southeastern Anatolia) yüzey araştırmaları sırasında tespit edilmiştir. Olağan – doğal görünmeyen birkaç tepe, insan eliyle yapıldığı kesin olan binlerce kırık çakmaktaşı döküntüyle kaplıydı.

    [​IMG]

    Yapılan yüzey araştırmaları sırasında höyüğün yüzeyinden toplanan buluntulara dayanılarak burasının Biris Mezarlığı (Epipaleolitik) ve Söğüt Tarlası 1 (Paleolitik ve Epipaleolitik), Söğüt Tarlası 2 (Çanak Çömleksiz Neolitik) gibi bölgenin önemli yerleşimlerinden biri olabileceği sonucuna varılmış ancak başkaca bir çalışma yapılmamıştır. Bölgeden ilk kez, 1980 yılında yayımlanan Peter Benedict’in "Survey Work in Southeastern Anatolia" adlı makalesinde söz edilmiştir. Ancak yine de üzerinde durulmadı. Daha sonra 1994 yılında Heidelberg Üniversitesi’nden Klaus Schmidt tarafından bölgede bir araştırma daha yapılmıştır. Ancak o zaman sitenin anıtsal karakteristiği ve buna bağlı olarak arkeolojik değeri dikkati çekmiştir.

    Kazı çalışmaları ise 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi başkanlığında ve İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden (DAI) Harald Hauptmann bilimsel danışmanlığında yapılan yüzey araştırmasından sonra başlatılmıştır. Hemen ertesinde yine Şanlıurfa Müzesi başkanlığında ve Klaus Schmidt bilimsel danışmanlığında kazılar başlamıştır.

    2007 yılından itibaren ise kazı çalışmaları Bakanlar Kurulu kararlı kazı statüsüyle ve yine Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Klaus Schmidt'in başkanlığında devam ettirilmiştir. Projeye Alman Heidelberg Üniversitesi Tarihöncesi Enstitüsü de katılmıştır. Yıllarca sürdürülen ayrıntılı kazı çalışmaları, Neolitik Devrim'i ve hazırlayan koşulları yeniden yazmayı sağlayacak güvenilir bilimsel sonuçlar sağlamıştır.
     
  2. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Göbeklitepeyi koruma amaçlı çatı yapılıyor...

    Alman Arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt tarafından keşfedilen, Dünya'nın bilinen en eski tapınaklarının bulunduğu Göbeklitepe ören yeri, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültür Mirası asıl listesine yeni çatı korumasıyla girmeye hazırlanıyor.

    Şanlıurfa kent merkezine 18 kilometre mesafede, Örencik Mahallesi yakınlarında bulunan ve ilk kazılar 1995 yılında başlatılan Göbeklitepe'deki kazı çalışmaları, 23 yıldır sürüyor.

    Başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere birçok uluslararası kurum ve kuruluş tarafından "Dünyanın en eski tapınak merkezi" olarak kabul edilen ve 5 yıl önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Göbeklitepe'nin gelecek yılın başında asıl listeye girmesi bekleniyor.

    UNESCO adaylığı için son hazırlıkların yapıldığı Göbeklitepe'nin uzun yıllar daha iyi korunması ve sağlıklı kullanılması için de yürütülen yaklaşık 4 bin metrekarelik çelik çatı çalışmaları tamamlanmaya çalışılıyor.

    Şanlıurfa Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Göbeklitepe'nin dünya arkeoloji tarihini ciddi manada değiştiren devasa bir kazı alanı olduğunu söyledi.

    Bölgede kazı çalışmalarının her geçen yıl artarak devam ettiğini belirten Aslan, şu anda dünya tarihin bilinen en eski tapınağına ev sahipliği yaptıklarını dile getirdi.

    [​IMG]

    - "Bedeli 600 bin avro"

    Göbeklitepe'deki çatı çalışmalarının 15 Temmuz'da tamamlanmasının planlandığını ifade eden Aslan, şöyle konuştu:

    "15 Temmuz 2017 itibarıyla üst çatı projeleri tamamlanacak ve alan ziyaretçilere açılacak. Yapılan çalışmalar tamamıyla Göbeklitepe'nin koruma ve kullanma çalışma dengesi gözetilerek yürütülmektedir. Önceliğimiz koruma olarak göz önüne alınmaktadır. Bütün bu çalışmalar, Göbeklitepe en iyi nasıl korunur minvalinde yapılmaktadır. Yapılan bu üst yapı koruma çalışmaları yaklaşık 600 bin avroluk bir bedelle yapılıyor. Devletimizin ve Avrupa Birliği fon desteği kullanılarak bu çalışma yapılıyor. Bunun sonucunda da Göbeklitepe'nin gelecek yıllara kalması noktasında minimum zararla koruma ve kullanılması noktasında iyi bir çalışma olacağını düşünüyoruz."

    - "Önemli olan korumaktır"

    Göbeklitepe Kazı Alanı Başkanı Celal Uludağ da bölgedeki çatı çalışmaları dolayısıyla kazı çalışmalarının gecikmeli olarak yapılmasının planlandığını söyledi.

    Tarihi eserlerin bulunduğu bölgenin korunmasının en az bulunan eserler kadar önemli olduğunu vurgulayan Uludağ, kazı alanında da yeni buluntulara rastlanma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi.

    Uzun yıllar daha bölgede kazı yapılmasının planlandığını aktaran Uludağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

    "Çatı çalışmaları bittikten sonra alanda kazılara başlayacağız. Uzun yıllar daha bölgede kazı yapabileceğimizi öngörüyoruz. Şu ana kadar bölgede 7 tapınak ortaya çıkarıldı. Birçok tapınak daha gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Kazı da önemli olan ortaya çıkanı sergileyebilmek ve korumaktır. Biz de şu an mevcut kalıntıların korunmasına öncelik verdik."

    - Göbeklitepe

    1963'te İstanbul ve Chicago Üniversitelerinden araştırmacıların yüzey çalışmaları sırasında paleolotik izler barındırdığı fark edilen ancak önem verilmeyip ihmal edilen, 1995 yılından Alman Arkeolog Prof. Dr. Klaus Schmidt tarafından kazılara başlanıp dünyanın bilinen en eski. tapınakları keşfedilen Göbeklitepe'deki kazı çalışmaları, 23 yıldır sürüyor.

    [​IMG]

    Berlin Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesince 1995'te Prof. Dr. Klaus Schmidt başkanlığında başlayan kazılardan beri ortaklaşa yürütülen çalışmalarla neolitik döneme ait, boyları 3-6 metre, ağırlıkları da 40 ila 60 ton arasında değişen, yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlar, 8-30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli dünyanın en eski tapınak kalıntıları, çok sayıda yabani hayvan figürü, insan heykeli ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi tarihi eserler gün yüzüne çıkarıldı.

    "Dünyanın en eski tapınak merkezi" olduğu belirtilen ve 6 yıl önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan Göbeklitepe'nin tanıtımı için çeşitli projeler yürütülüyor.
     
    #2 Orion, 6 Temmuz 2017
    Son düzenleme: 6 Temmuz 2017
  3. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Göbekli Tepe’de Kafatası Kültüne İlişkin Yeni Bulgular Elde Edildi


    [​IMG]
    Şanlıurfa’daki Göbekli Tepe’de kazı çalışmaları sırasında parçalanmış halde binlerce insan kemiğine ulaşıldı. Bulunanlar arasında, üzerinde izler ve delikler bulunan kafatası parçaları da var.

    [​IMG]

    Şanlıurfa’daki 12.000 yıllık sit alanı Göbekli Tepe’de kazı çalışmaları sırasında parçalanmış halde binlerce insan kemiğine ulaşıldı. Bunların arasında, üzerinde izler ve delikler bulunan kafatası parçaları da bulunuyor. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Paleopatelog Julia Gresky, Göbekli Tepe’de bulunan bu 3 kafatası parçasının dünyada bilinen ilk oyulmuş kafatasları olduğunu düşünüyor.

    [​IMG]

    Amerikan Bilimsel Gelişme Birliği (American Association for the Advancement of Science) tarafından hazırlanan Science Advances isimli bilimsel yayındaki makalede, bölgede bulunan 3 yetişkin kafatası parçası üzerinde yapılan incelemelerde, bu insanların ilk önce derisinin yüzülüp üzerindeki etlerinden arındırıldığı; ardından da kemiklere çakmaktaşıyla oyuklar açıldığı anlaşıldı. İncelemelerde, kafatasını etlerinden ayırmanın zahmetli bir iş olduğu tespit edildi, zira kasların kemiğe bağlandığı yerlerde kemikler üzerinde kazımadan kaynaklanan çok sayıda çizik bulunuyor. Bölgede çalışan bilim insanları bu yöntemin bir çeşit kutsama töreni olduğunu düşünüyor.

    [​IMG]

    “Dünyadaki ilk oyulmuş kafatası olabilir”
    Araştırmacılar, kafataslarındaki izlerin ip bağlanarak asılmasına yardımcı olmak için yapıldığını düşüncesinde.

    Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Paleopatelog Julia Gresky, Göbekli Tepe’de bulunan bu 3 kafatası parçasının dünyada bilinen ilk oyulmuş kafatasları olduğunu düşünüyor. Gresky’ye göre Göbekli Tepe’yi o dönem ziyaret eden insanlar, kafataslarını asarak atalarını anıyor ya da düşmanlarını sergiliyordu. Gresky bunu, “Ölülerin gücünün canlılara geçtiğine inanıyorlardı” şeklinde yorumluyor. Göbekli Tepe’deki başka buluntular da burayı ziyaret edenlerin kafataslarıyla özel bir ilişkisi olduğu fikrini destekliyor.

    [​IMG]

    D yapısındaki dikilitaşlardan birinde, başı olmayan insan betimlemesi görülüyor. Bunun dışında kimi vahşi hayvan betimlemeleri, gövdesinden ayrılmış baş olarak yorumlanabilecek yuvarlak şekillerle birlikte resmediliyor.

    Science Advances’deki makalenin yazarlarından Lee Clare, Göbekli Tepe’nin ziyaretçi grupların ortak kimliğini sürdürmelerine yardımcı olduğuna inandığını yazdı. Clare’e göre, kafatası tarikatının ritüelleri de bunu destekleyen bir unsur olabilir.
     
  4. aysun35

    aysun35 ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    160
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    @Orion iletilerinde belirttiği gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı, Göbeklitepe’nin çatı örtüsü ve canlandırma merkezi yapımı nedeniyle 13 Haziran 2016 – 31 Aralık 2016 tarihleri arasında bölgenin ziyaretçilere kapalı olacağı duyurulmuştu. Çatı yapım çalışmalarının bitmemiş olması ziyaretçilere açılış tarihinin uzatılmasına neden oldu...

    Dünya üzerindeki en eski anıtsal tapınak olarak bilinen Göbeklitepe’nin ziyarete açılış tarihi tekrar ertelenerek 2017 yılının Eylül-Ekim ayı olarak açıklandı.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş