Arkeoloji Endonezya Adalarında Mağara Resimleri Bulundu

aysun35

★★★
Gümüş Üye
Bronz Üye
Üye
Yeni Üye
#1
Arkeologlar tarafından daha önce incelenmemiş Endonezya’nın küçük bir adasında, 2.500 yıldan daha öncesine tarihlenen mağara resimleri bulundu.


Endonezya’nın Kisar adasında keşfedilen kaya resimlerinden bazıları. F: Australian National University

Endonezya’nın 81 kilometrekarelik Kisar adasında, tekneler, köpekler, atlar ve insanlardan oluşan en az 2.500 yıllık mağara resimleri keşfedildi. Adada, kaya resimlerinin bulunduğu site sayısı en az 28 adet.

Kültürel Tarih ve Dil Okulu’ndan Sue O’Connor, “Daha önce kimse bu adayı arkeolojik olarak araştırmamıştı.” diyor.

“Bu Endonezya adaları binlerce yıl geriye uzanan baharat ticaretinin kalbinde yer alıyor. Bulduğumuz kaya resimleri, tekneler, köpekler, atlar ve genellikle kalkan gibi görünen nesneleri tutan insanları tasvir ediyor. Diğer sahnelerde ise belki de seremoni performansı yapan davul çalan insanlar betimlenmiş.”



O’Connor, buldukları kaya resimlerinin, komşu Timor adasındaki resimlerle benzerlikleri düşünüldüğünde, tahmin edilenden daha güçlü bir ortak tarihe işaret ettiğini ileri sürdüğünü söylüyor.

“Her iki adada da kaya resimlerinin ortak bir özelliği olarak, 10 santimetreden daha küçük boyuttaki insan ve hayvan figürlerinin olağanüstü küçük boyutu dikkat çekiyor. Ancak bu figürler küçük boyutlarına rağmen oldukça dinamikler.”

Kisar ve Timor adaları arasındaki ilişki, muhtemelen 3.500 yıl önce Avustronezya yerleşimcilerinin göçlerle köpek gibi evcil hayvanları ve belki tahıl ürünlerini de getirdiği Neolitik döneme kadar uzanıyor.



Bununla birlikte, yeni keşfedilen resimlerden bazıları, 2500 yıl önce günümüzdeki kuzey Vietnam ve Güneybatı Çin’de üretilmeye başlanan metal davullara benzeyen şekil ve görüntülere benzediğinden daha yeni bir kökene sahip olmalı. Bölgenin tamamında bu objelerin ticareti yapılıyordu.

O’Connor, “Bu resimler, belki de 2.000 yıl önce kurulan ve prestijli mal değişimini ve hiyerarşik toplumların başlangıcını takiben yeni bir sembolik sistemin kurulmasının habercisiydi.” diyor.