Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Dinazorlar Nasıl Yok Olmuştur?

Konu, 'Teoriler' kısmında Orion tarafından paylaşıldı.

  1. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    858
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Dinozorlar günümüzden binlerce yıl öncesinde yaşamış devasa yaratıklar. Bu başlık altında dinozorların nasıl yok olduğu ile ilgi teorileri ve yeni görüşleri paylaşalım istedim. Mevcut bilimsel teoriler olabileceği gibi kendi kendinize ait olabilir.

    Sizce dinozorlar nasıl yok olmuştur?
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  2. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Bu konuyla ilgili kesin bir şey söylemek çok zor aslında , zamanda yolculuk yapmamız lazım aceba sebebi neydi ki diyebilmek için.Dinozorlar ile ilgili epey bir kaynak okumuş ve belgesel seyretmiş birisi olarak bir şeyler paylaşmak istiyorum.Yalnız yazıma bu ikinici başlayışım son nokta , gerçekten son noktaydı koymak için bastığımda elektirikler gitti ve bütün yazıyı tekrardan yazmak zorunda kaldım :)

    İlk olarak günümüzde bulunan dinozor fosilleri ile ilgili bir harita yayınlayarak başlayalım.

    [​IMG]

    Yukarıda ki haritada görüldüğü üzere , kırmızı noktaların olduğu yerlerde bu gün bulunan bütün dinozorlar fosillerini dünya üzerindeki yerleşimini görmekteyiz.Yalnız başlamadan önce şunu unutmayalım ki , yukarıdaki harita bu gün ki dünya haritası.Dinozorlar yaşarlarken dünyamız bu gün ki şeklinde değildi tabiikide . Henüz kıtalar ayrılmamış , çöllerin büyük kısmı okyanus altında idi.Kutuplar bu gün ki şeklini henüz almamış , buzul bölgeler daha yaygındı.Yanar dağlar çok aktif ve büyük deprem tusunami gibi doğal afetler yaşanmaktaydı.Bunlar ile birlikte metor yağmurları vardı.
    Günümüzde yaşadığımız ekosistem de ki işleyiş o dönemde de aynı şekildeydi. Av avcı ilişkisi üzerine kurulmuş bir sistem döngüsü halinde devam etmekteydi.Bu ekosistemin her parçası günümüzde olduğu gibi çok önemliydi. Günümüzden basit bir kaç örnek vermek gerekirse ; yılanları tehlikeli bulduğumuz için öldürdüğümüzde , fare nüfusu kontrol edilemez bir hale gelir ve tarlalara , bahçelere fazlaca zarar verirler. Kapadokya bölgesinde günümüzde yabani kurt nüfusu küçük baş hayvancılık ile uğraşanlar yüzünden yapılan avcılık ile epey azalmıştır.Bu yüzden yaban domuzu nüfusunda aşırı bir artış görülmüştür.Bu artış özellikle Kızılırmak çevresindeki tarla ve bağlarda aşırı hasara neden olmuştur.Bu yüzden yakın zamanda 200 e yakın yabani kurt bu bögleye getirilmiştir.
    Tıpkı bu gün olduğu gibi o zamanda ekosistem mükemmel bir denge içinde işlemekteydi.Sauroposeidon ( 34 metre uzunluk ve 50-60 ton ağırlık) gibi devasal otçul memeliler , yırtıcılar için çok iyi birer besin kaynağı iken , dışkıları aracılığı ile devasal birer doğal tohum makinalarıydılar.

    [​IMG]

    Dinozorlar da tıpkı bu gün ki hayvanlar alemindeki hayvanlar gibi , yaşadıkları bölgelerin iklim ve yaşam şartlarına göre değişim göstermiş ve evrim geçirmişlerdir.Nasıl ki bu gün sibirya da da , anadolu da da ve afrika da da kurtlar yaşıyorsa , dinozorlarda aynı aileden olup farklı şekil ve ebatlara sahiplerdi.Soğuk iklimlerde yaşayan dinozorlar daha büyük , daha kalın derilere ve yağ tabaklarına sahipken , sıcak ve ılıman iklimlerde yaşayanlar ise daha küçük , daha ince derileri olan hayvanlardı.Yırtıcılar içinde bu evrim aynı şekildeydi , soğuk bölgelerde yaşayan yırtıcıların daha keskin pençeleri ve daha iri dişleri varken , sıcak ve ılıman bölgelerde yaşayan yırtıcılar daha küçük dişlere , daha fazla hız yapacak aerodinamik yapıya sahiplerdi.
    [​IMG]
    Günümüzde ekosistemin en büyük düşmanı insanoğludur.Dinozorların yaşadıkları dönemde insaoğlunun varlığı henüz bilinmesede , var olduklarını düşünsek bile bu kadar etkili değillerdi.Peki ya ne oldu da dinozorlar yok oldular?!?
    Dünya da ki o zaman ki su ve kara durumundan girişte bahsetmiştik. Ekosistem bu döngüde farklılık yaşması en çok dinozorları etkilemiştir.Devasal depremler , kıtaların ayrılmasına , büyük kara parçalarının birbirinden kopmasına , farklı yüksekliklerin oluşmasına , kimi yerlerde suların çekilmesine kimi yerlerin su altında kalmasına , yanar dağların patlamasına neden olmuştur.Bu da doğal yaşam ortamlarının değişmesine neden olmuş ve doğal ortamları değişen dinozorlar ekosistemde ki yerlerini yavaş yavaş kaybetmeye başlamışlardır.Av avcı ilişkisinde ki aşırı dengesizlik , göçler ile soğuk iklim dinozorları ile sıcak iklim dinozorlarının karşı karşıya gelmelerine neden olmuş ve bu durumda nüfuslarda aşırı azalma söz konusu olmuştur.
    Günümüz teknoloji ve bilimi ile tekrarda yaşatılması için büyük çalışmalar yapılan ve % 75 başarıya ulaşılan , bir çoğumuzun hayranlıkla resimlerine baktığı iri diş kaplan Smilodon'un neslinin tükenmesi bu bahsettiğimiz ekosistemin değişimine çok güzel bir örnektir.

    [​IMG]

    Smilodon günümüzdeki kaplan gibi kedigillerden olan hayvanların yaklaşık üç kat büyüğüdür.En dikkat çekici olan kısmı iste , modifiye edilmiş bir yarış aracı gibi görünen vahşi büyük dişleridir.Smilodon besin piramidinde en üstte yer alan yırtıcılar arasında yer almasına rağmen nesli tükenen ilk dinozorlar arasınadır.Bireysel avlanan , göç etmeyen , belirli bir bölgeyi sahiplenen bu yırtıcı , değişen ekosistemden çok çabuk etkilenmiştir. Etkileyici dişleri onun en güçlü silahı ve en zayıf noktasıydı aynı zamanda. Dişler parçalamaktan ziyade sadece delmek için kullanılıyordu. Avını pusuya düşürür ve avının boğazına devasal dişlerini tek hamlede geçirir ve can damarını parçalardı. Avı ile boğuşmaz yada boğmak için beklemezdi. Avının kan kaybından ölmesini bekler ve sonra onu yerdi.Sıcak ve ılıman iklimde yaşayan Smilodon derisi yumuşak avları yakalamakta ustaydı ama değişen ilklim ile göç eden avları ve onların yerine gelen daha kalın derilleri ve daha iri olan avlar Smilodon için tam bir felaket olmuştur.Dişlerini can damarına batıramayacağı bir avcı haline gelmiştir. Göç ile gelen daha büyük yırtıcılar yüzünden avlanması zorlamış , başarız avlarında ölümcül dişlerini kaybetmiş ve yerine yenisi hemen gelmeyeceği için açlıktan dolayı yok olmuşlar veya evrim geçirmişlerdir.
    Bu ve benzeri sebepler ile bir çok dinozorun nesli tükenmiştir.Ekosistem yeni bir şekil alırken hem katil hemde yeni bir doğuşa sebep olmuştur.Bu gün dinozorların neslinin tamamen tükenmiştir dememiz yanlış olacaktır. Evet bir çok yırtıcı ve otçul memelinin nesillleri tükenmiştir ama , evrim geçirmeyi başarmış olan bir çok dinozor türüde mevcuttur.Bunlardan en basit ve en bilindik olanı ise Mamut ve Fil dir.

    [​IMG]

    Mamut soğuk iklim girişlerinde yaşayan bir hayvanıydı. Kalın ve uzun tüyleri olan , kalın bir yağ tabaksıyla örtülü tam bir kutup hayvanıydı.Hortumu ile ağaçları eğerken , aynı zamanda karı emer su olarak içerdi.Büyük dişleri ağaçları tutmak için yukarıya doğru kalkıktı.Mamutlar grup halinde yaşarlardı ve sürekli haraket halinde yaşarlardı.İklim değişimleri başladığında daha soğuk ortamlardan ziyada daha sıcak ve ılıman iklimlere doğru göç etmişlerdir.Bu göç sırasında giderek azalmış ve evrim geçirerek gittikleri ortama ayak uydurmayı başarmışlardır.Tüyleri dökülmüş, sıcaktan dolayı yağ tabakaları erimiş , daha küçük bir ebata bürünmüşlerdir. Hortumlarını ile su tutmayı öğrenmişlerdir.Daha bodur ağaçlardan beslendikleri için boyları kısalmış ve dişleri küçülmüştür.Kulakları büyümüş ve kulakl altlarında bulunan nabızlarını kulakları ile gölgede bırakarak ve soğutarak ortamdkai sıcaklıktan etkilenmemeye çalışmışlardır.Bu gün filler çamur banyosunu vücutları daha soğuk kalması için yaparlar.
    Bu şekilde dinozorlarda bir çok hayvanda evrim görülmektedir. Karada yaşayan fil , zürafa , kaplan , suda yaşayan , balina , timsah , havada yaşayan , güvercin , martı gibi hayvanların evrim geçirerek yaşadıkları ortama ayak uydurdukları görülmektedir.
    [​IMG]

    [​IMG] [​IMG]

    Bu gün gerek boyultarı , gerekse yırtıcılıkları ile iyi ki artık yaşamıyorlar dediğimiz dinozoların büyük bir kısmı ya evrim geçirmiş , yada gerçekten yok olmuşlardır.2005 yılına kadar bilinen en büyük avcı dinozor Trex ti( tyrannosaurus rex esas ismidir , Trex kısaltmasıdır) .
    [​IMG]

    Trex , Hollywood yıldızlarından birtanesidir aynı zamanda. Filmlerde ve animasyonlarda her ne kadar daha farklı gösterilmiş olsada yetişkin bir Trex in tahmini görünütüsü yukarıdaki gibidir.
    [​IMG]

    1910 Yılında Mısır da yapılan bir dinozor fosili kazısında o zaman bilinen en büyük avcı , dinozor kafatası ve bedenin ulaşılmıştı.Fakat 2. Dünya Savaşı sırasında bu bulunan iskelet incelemeler henüz bitmeden yok edilmişti. O günden sonra 2003 yılına kadar , bir daha öyle bir iskelete raslanmadı.Yok edilen iskeletten sadece kafa tasından bir parça kalmıştı.Fas'da bir çiftçi tarafından bulunan bir iskelet Trex'i tahtından etti ve 1910 da bulunan iskelet ile aynı kafatasına sahip bir yırtıcı bulunmuştu. 2005 yılında iskeletin birleştirilmesi bitiridiğinde bilinen en büyük avcı olan Spinosaurus bulundu.
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]

    Dinozorların her ne kadar nesli tükendi demiş olsak da , aslında kısmen nesli tükenmiştir.Tıpkı bu gün nesli tükenen hayvanlar gibi. Bir çok dinozor zaman ile değişen ortam şartlarına göre ve yeni av ortamına göre evrim geçirmiş , diğer bir deyimle ortama ayak uydurmak için değişim yaşamıştır.
    Bu gün yazımın içinde de bahsettiğim gibi , bazı nesli tükenen hayvanlar ve dinozorlar üzerinde bilimsel deneyler yapılmakta. Smilodon gibi hayvanların sağlam DNA larından bir dişi kaplanın DNA aları birleştirilip bir kaç deneme yapılmış ve oluşan embriyolar Smilodon u yeniden görmemize olanak sağlayacak gibi görülmekte olduğu söyleniyor.Kim bilir ileride bilim kurgu film ve oyunlarında olduğu gibi yeniden dinozor görebiliriz.Saygılarımla :)
     
  3. Kappadox

    Kappadox ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    156
    Beğenilen Mesajlar:
    27
    Dünya üzerinde ki en baskın tür insanlardır. Dünyada her türlü ortama uyum sağlamıştır. Bu uyum sürecinde dünyayı da etkilemiş ve değiştirmiştir. Günümüzde de iklimleri değiştiriyoruz; küresel ısınma her geçen gün daha da artmaya devam ediyor. Gelecekte belkide kendi neslimizi tüketeceğiz. Birçok bitki ve hayvan türünü yok ettik. Şu an için çok uzak bir teori olabilir ama bana göre dinozorların neslini insanlar tüketmiş olabilir.

    Karatekinbey'in yukardaki yazısında da değindiği gibi elimizde insanlar ve dinozorların aynı anda yaşadığını gösterir bir kanıt bulunmamaktadır. Buna dair bir kanıt bulunursa birçok tabu alt üst olabilir.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  4. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    İnsanlığının sonunun bu gezegende yani dünya da olacağını düşünmüyorum.dünyanın çok bir ömrü kalmadı en fazla 1000 sene. ABD gibi ülkelerin başka gezegende yaşam arama amacı bu dünyanın ömrünün azalmış olması. Başka bir gezegen bulup orada seçkin bir ABD Irkı ile hayata devam etmek amacındalar diye düşünüyorum.
     
  5. aysun35

    aysun35 ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    159
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Güzel bir konuya değinmişsiniz... Nuh tufanı ile dinazorların sonu gelmiş olabilir. Nuh tufanında her hayvandan 1 çift seçilmiş olması beni düşündürüyor. Özellikle dinozorların boyutları gereği Nuh'un gemisine sığmamaması olabilecek bir ihtimal.

    1- Tufan tüm dünyada değil belirli bir alanda olmuş olabilir mi?
    -Genel inanış ve kanı bu yönde fakat, dünya milyonlarca yıl önce zaten belirli bir alandan ibaretti ve kıtalar ayrılmamıştı bu yüzden tufanın belirli bir alanda olması engel teşkil etmez.

    2- Yaşayan dinozor var mıdır?
    - Tarih önecesi dönemden günüze kadar gelmiş bir kaç yaşayan fosil vardır. Bunlardan bazılarını sayacak olursak; balinalar ve köpek balığı değişmeden günümüze kadar ulaşmıştır. Buda Tufan terorisini destekler niteliktedir su içindeki bir hayvanın boğulma olasılığıda yoktur.

    3- İnsanlar dinozorlar dönemde var mıydı?
    Bu konda net bilgi yok. Ama kanıt olmaması tamamen red edeceğimiz anlamınada gelmiyor sonuçta teori.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  6. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Nuh tufanı ile sonu gelmişler ise insanlar ve dinozorlar aynı dönemde yaşamıştır diyebiliriz diye düşünüyorum.Tufanın bölgesel olması tahmini Doğu Anadolu ve Japon Deniz'ine uzanan bölge arasında ki kısımda olduğu düşünülüyor. O dönem kıtalara ayrılmış mıydı bilmiyoruz ama tahmini Mö 3868 civarında olduğu söyleniyor.Dinozorlar 65 milyon yıl önce yaşadığı düşünülüyor.Zamanlar biraz çelişiyor gibi.
     
  7. aysun35

    aysun35 ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Mayıs 2016
    Mesajlar:
    159
    Beğenilen Mesajlar:
    11
    Tarihlerde çelişki olabilir ben şunu kastettim yani yukarıdaki harita çok geniş bir alana yayılımış göstermekte yani günümüzü... Kıtalar ayılmadan önce tufan dar bir alana olmuştur kastettiğim buydu.

    Bilgilerimiz sürekli değişiyor kıtaların ayrılma zamanında son bilgiler şu yönde.

    Avustralya’da, Güney Amerika’da bulunan Megaraptor türü dinozor fosilinin yakın kuzeni bir dinozora ait kemiğin bulunması kıtaların birbirinden ayrılma zamanına ilişkin tezleri altüst etti.

    145-65 milyon yıl önceki Kretase (Tebeşir) döneminde yaşamış bu iki ayaklı dinozorlar arasındaki benzerlik, Güney Yarımküre’de bulunan Antarktika, Güney Amerika, Afrika, Madagaskar, Avustralya-Yeni Gine, Yeni Zelanda ve günümüzde kuzey yarım kürede bulunan Arap Yarımadası ve Hint Yarımadası’nı içine aldığı düşünülen dev kıta Gondvana’nın bir yanda Afrika ve Güney Amerika arasında, diğer yanda Antarktika, Madagaskar, Hindistan, Avustralya arasında 138 milyon yıl önce bölündüğü tezine gölge düşürdü.

    ABD’nin Chicago Üniversitesi’nden Nathan Smith ve ekibi, Avustralya’nın güneydoğusundaki Viktorya eyaletinde bulunan teropod ailesinden gelen dinozora ait kemiğin yaklaşık 108 milyon yıl öncesinden kaldığını saptadı.

    Araştırmacılar, Avustralya’da bulunan kemiğin, Kretase döneminde Avustralya kıtasıyla Gondvana’nın bir bölümündeki kıta kaymasına kanıt oluşturduğuna, bu türün Gondvana’nın başka bölümünden bir türle benzerlik gösteren ilk Avustralyalı teropod olduğuna dikkati çekti.

    Bugüne kadar birçok farklı varsayımlar ortaya atılsa da ortak tez, Gondvana’dan ilk ayrılanın Afrika olduğunu, Güney Amerika, Antarktika ve Avustralya’nın Kretase’nin ortalarına kadar bağlı olduklarıydı.

    Bilim adamların konuya ilişkin makalesi İngiliz “Proceeedings of the Royal Society B.” dergisinde yayımlandı.

    Kıtaların eskiden tek bir kara parçası olduğu görüşünü ilk kez 1912’de Alman meteorolog Alfred Wegener ortaya atmıştı.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  8. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Tarihlerde çelişme olabilir , ilk başta dediğim gibi sebebi neydi ki diyebilmek için Zaman'da yolculuk yapmalıyız. Kıtalar ayrıldıktan sonrada ki dönemde de bir müddet yaşadıklarını düşünüyorum dinozorların. Bu olay şöyle.Afrikada yaşayan bir hayvanı doğal ortamından alıp Avrupa'da yaşatmaya çalışma çabası gibi. Dinozorlar da bir dönem gitti bence kıtalar ayrıldıktan sonra.Hepsi var sayım aslında. Yukarıda ki yazdıklarımı ben kendi bakış açımdan değerlendirdiğim de böyle bir tez sundum. O değilde şu tekrardan yaşatılmaya çalışılan türleri merakla bekliyorum. Ben hayattayken görebilir miyim onu da bilmiyorum ama umarım denk geliriz
     
  9. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Böyle bir şey de olabilir
     

    Ekli Dosyalar:

  10. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    858
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Yani tabi bu yaratıkların da bir sosyal ve cinsel yaşantısı vardır. :D
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  11. Kappadox

    Kappadox ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    156
    Beğenilen Mesajlar:
    27
    Bilimsel kanıt olarak gösterilen şey dinozorların gök taşı ile yok olduğu yönünde. Hatta bilim adamları neredeyse kesin bir şekilde konuşuyorlar ve bu yok oluşun dünyaya çarpan bir gök taşının meydana getirdiği büyük şok dalgaları, su taşkınları gibi etkiler ile meydana geldiğini vurguluyorlar.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  12. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Bahsettiğim ekolojik doğada ki değişiklikler arasında muhakkak bu da vardır. Göktaşı bu değişimi hızlandırmış bir etki olabilir muhakkak. Belkide karikatür de ki gibi olabilir :p:D:D
    [​IMG]
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş