Haberler Çingene Kızı Mozaiğinin Çalınan Parçaları 26 Kasım'da Dönüyor

Orion

Site Başkanı
Yönetici
#1
Arkeoloji kazılarının 12 aya yayılacağını belirten Kültür ve Turim Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Müzeler hakkında bilgiler verirken, ABD'de Ohio Bowling Green State Üniversitesinde bulunan Zeugma Çingene Kızı mozaiği parçalarının da 26 Kasım'da Türkiye'ye getirileceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kültür, sanat ve turizm değerlerinin korunması, tanıtılması ve özellikle bu alanlarda milli bilincin artırılması yönündeki çalışmaların önümüzdeki dönemde daha da hızlanacağını vurgulayan Ersoy, "Kültür, sanat ve turizm ekonomik gelişmemizin lokomotif güçlerinden biri olduğu kadar, yurt dışında ülkemizi hedef alan karalama kampanyalarını boşa çıkaracak en önemli yumuşak gücümüz ve yine bu alanda el birliğiyle yücelteceğimiz imaj ve marka değerimiz olacaktır." diye konuştu.


Türkiye'yi her alanda marka haline getirmek adına hayata geçirdikleri projeleri anlatan Ersoy, 2018'de tarihin belirli dönemlerine ışık tutacak, birçok yeni bilgi ve bulguyu dünya ile paylaşılmasına katkı sağlayacak 578 arkeolojik kazı ve araştırma çalışması gerçekleştirildiğini ve 153 kazının da halen devam ettiğini aktardı.

- Kazı çalışmaları 12 aya yayılacak

Ersoy, arkeoloji kazılarını turizm açısından da önem arz eden bölgelerde, iklim koşullarını da dikkate alarak 12 aya yaymayı hedeflediklerini dile getirerek, bu kapsamda önümüzdeki dönemden itibaren üniversitelerle daha etkin iş birliğine gidileceğini, öncelikle 20'ye yakın kazı alanında öğrencilerin arkeoloji - sanat tarihi gibi alan derslerini uygulamalı olarak görmelerinin sağlanacağını aktardı.

Bu kapsamda kazı başkanları ve üniversite rektörlerini bakanlığa davet ettiklerini belirten Ersoy, "Üniversitedeki kazıyla ilgili dersin müfredatını kazı yerinde görecekler. Eğer 12 ay bizimle çalışma ve bölgenin de desteğini almayı kabul ediyorlarsa il özel idareleri ve bölge teşkilatlarının, biz de Bakanlık olarak onlara daha fazla bütçe ayıracağız, 12 ay boyunca bir ödeme yapacağız. Böylelikle kazı yerlerinin süresini bütün yıla yaymış olacağız. Bu da çok hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlayacak kazı bölgelerinin." diye konuştu.

İlk etapta 20'ye yakın kazı bölgesini hedeflediklerini ve başarılı olması halinde bunların sayısını artıracaklarını anlatan Ersoy, "Birkaç sene içerisinde bu kazı yerlerinin belli bir oranda kazılması sağlanacağı için buralara gişe konması da gündeme gelecek. Gişeler konduktan sonra bu gişe gelirlerinden elde edilen ilave gelirlerle kazıları daha iyi sübvanse etmeye başlayacağız." değerlendirmesini yaptı.



- Çingene Kızı mozaiğinin parçaları 26 Kasım'da geliyor



Ersoy, ABD'de Ohio Bowling Green State Üniversitesinde bulunan Zeugma Çingene Kızı mozaiği parçalarının Gaziantep'e getirileceğine ilişkin de "26 Kasım gibi THY uçağı ile inşallah bir terslik çıkmazsa, bütün protokoller, herşey imzalandı, mozaikler ülkemize getirilecek." bilgisini paylaştı.

Yasadışı yollardan yurt dışına çıkartılmış 4 bin 319 kültür varlığının iadesinin de sağlandığını aktaran Ersoy, son dönemde ülkemize geri getirilen eserler arasında Herakles Lahdi, Altın Taç, Dağ Keçisi figürü, Cenaze Mozaiği isimli panoya ait yazıtlı parça ve figürlü mermer friz panelinin bulunduğunu bildirdi.

Ersoy, 2018'de UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahil edilen, bilinen en eski ibadet yeri "Göbeklitepe"nin ziyarete açıldığını hatırlatarak, 2019'u da "Göbeklitepe Yılı" olarak ilan etmek arzusunda olduklarını belirtti.



Dünya Geçici Miras Listesi'ndeki varlık sayısının 2018'de 7 alanın daha eklenmesiyle 77'ye yükseldiğine dikkati çeken Ersoy, "2019'da ise Bolu Mudurnu Tarihi Ahi Kenti ile Malatya Aslantepe Arkeolojik Alanı'nın da Dünya Miras Listesine alınmasına yönelik çalışmalarımız devam etmektedir." dedi.

Ersoy, Bakanlık olarak kültür varlıklarını korumak ve yaşatmak amaçlı çalışmaların bakım ve onarım bağlamında, ülke sınırları dışında kalan ata yadigarı taşınmaz kültür varlıkları için de sürdürüldüğünü vurguladı.

- İstanbul AKM'de hedef 2 yılda tamamlamak

Bakanlık olarak öncelikli hedeflerinden birisinin de yaklaşık 10 yıldır hizmet veremeyen İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin çağın gereksinimlerine uygun şekilde inşasını sağlamak olduğuna değinen Ersoy, "İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nin en kısa sürede hizmete girmesini teminen kasım sonu itibarıyla ihale sürecini başlatacağız. Hedefimiz şubat ayında temeli atacağımız bu büyük projeyi 2 yıl içinde tamamlamak." diye konuştu.

- 9 ayda 21,9 milyon kişi müzeleri ziyaret etti



Türkiye'nin turizm marka değerini artırmak adına ören yeri ve müzelerin fiziki altyapısını iyileştirilmesi için bu alanlara desteklerin devam ettiğini anlatan Ersoy, bu yıl 17 müzenin yenilenerek veya yeniden yapılarak ziyarete açıldığını, bunlar arasında en önemlisinin 2018'de hizmete alınan Çanakkale Troya Müzesi olduğunu vurguladı.

Bakanlık bünyesinde 198 müze ve 140 düzenlenmiş ören yeri ve Bakanlık denetiminde 252 özel müze ile bu alandaki faaliyetlerin devam ettiğine işaret eden Ersoy, şöyle devam etti:

"Yıl sonuna kadar 3 müze daha ziyarete açılacak, 2019 yılı sonuna kadar ise 13 müze ve 22 ören yerimiz daha ziyaretçileriyle buluşacaktır. Müze ziyaretçi sayımız da her yıl artmaktadır. 2018 yılının ilk 9 ayında müzelerimizi ziyaret eden kişi sayısı toplam 21,9 milyon olarak gerçekleşirken bu sayının 2019 yılında 30 milyona ulaşacağını öngörmekteyiz."

Türkiye'yi ziyaret eden turistlerin müze ziyaret oranının Avrupa ortalamasının yarısı kadar olduğuna dikkati çeken Ersoy, bu kapsamda nisan ayı itibarıyla turistlere ve vatandaşlara müzelerin tanıtılmasına yönelik büyük bir tanıtım kampanyası başlatacakları bilgisini verdi.

Müzekart'ın satış rakamlarına ilişkin verileri de paylaşan Ersoy, bu yılın ocak-eylül döneminde tüm zamanların rekorunun kırılarak Müzekart'ın yaklaşık 1 milyon adede ulaştığını ve 1 milyon 250 bin olarak bu yılı kapatmasını planladıklarını aktardı.



Ersoy, Bakanlığın Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasını yurt dışında daha etkin tanıtmak amacıyla çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürdüğünü ve bu kapsamda önümüzdeki yılın Japonya'da "Türkiye Yılı" olacağını söyledi.

Bu çerçevede Tokyo ve Kyoto'da, Topkapı Sarayındaki Osmanlı ve İstanbul temalı eserlerden oluşan devasa bir sergi gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, sonrasında ise 'Gezen Sergi' adını verdikleri bu konseptin İngiltere, Almanya ve Rusya'da devam ettirileceğini kaydetti.

- Gezen sergilere gastronomi de eklendi

Ayrıca gezen sergiler vasıtasıyla yapılan tanıtım etkinliklerine zengin Türk mutfağının örnekleriyle bezenmiş gastronomik değerleri de eklediklerini ifade eden Ersoy, "Konaklama gelirimizin yaklaşık yarısı kadar yeme içme geliri var Türkiye'de. Burada birinci hedefimiz gastronomide bu oranı konaklama tutarıyla aynı oranlara getirmek." ifadelerini kullandı.

Ersoy, Çanakkale muharebelerinin gerçekleştiği Gelibolu Tarihi Alanı'na ayrı bir önem atfettiklerini dile getirerek, tarihi alanda hizmet vermeye devam eden müzelerde bugüne kadar yaklaşık 2 milyon ziyaretçinin ağırlandığını belirtti.

- 28 Millet Kıraathanesi hizmete sokuldu

Kütüphanelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ersoy, "Kütüphanelerimizin bazıları, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın da dile getirdiği gibi, Millet Kıraathanesi anlayışı ile hizmet vermeye başlamıştır. Hali hazırda 28 Millet Kıraathanesi hizmete sokulmuş olup, bu sayının sene sonuna kadar 30’a çıkartılması planlanmaktadır." dedi.

Bakanlık olarak halk kütüphanesi hizmetlerini e-Devlet Kapısı'na taşıdıklarını da belirten Ersoy, e-Devlet Kapısı'na entegrasyonun sağlanmasının ardından hizmetlerden sadece 10 günde 90 binin üzerinde vatandaşın yararlandığını söyledi.

Bu kapsamda yeni açılacak kütüphanelere ilişkin de bilgi veren Ersoy, kütüphanecilik hizmetlerini sadece yerleşik halk kütüphaneleri ile sınırlandırmadıklarını, hasta, engelli, eve bağımlı gruplar ile hapishane, hastane, huzur evleri ve yetiştirme yurtlarındaki kısıtlı gruplara da 53 gezici kütüphane aracı ile hizmet götürüldüğünü vurguladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Türkiye'nin el yazması eserler bakımından zengin koleksiyonlara sahip nadir ülkelerden biri olduğuna dikkati çekerek, "2018'de bin 324 adet yazma eser satın alınmıştır. Ayrıca bin 458 adet eser bağış, 7 bin 441 adet eser ise devir yoluyla kütüphane koleksiyonlarına eklenmiştir." dedi.

- Sinema sektörüne toplam 37 milyon 284 bin lira destek

Telif haklarına ilişkin düzenleme hakkında da bilgi veren Ersoy, bu kapsamda hazırlanan Telif Hakları Yasa Tasarısı'nın geçtiğimiz dönem kadük hale geldiğini, teklifin yeni yasama döneminde yasalaşmasını hedeflediklerini vurguladı.

Fikri Mülkiyet Akademisi kurulduğu bilgisini de veren Ersoy, şunları kaydetti:

"Günümüzde en etkili tanıtım araçlarının başında sinema filmleri ve diziler gelmektedir. Bu bağlamda, Bakanlığımızca 2018 yılında; 40 uzun metraj kurgu film yapım projesine 31,1 milyon lira, 72 belgesel film yapım projesine 5 milyon 39 bin lira, 44 senaryo yazım projesine 508 bin lira, 29 kısa film yapım projesine 407 bin lira,10 animasyon film yapım projesine 230 bin lira olmak üzere sektöre toplam 37 milyon 284 bin lira destek sağlanmıştır. Ayrıca sinema alanında; 27'si yurtdışında olmak üzere toplam 106 etkinliğe 20,8 milyon lira destek verilmiştir. "

Bu yasama döneminde Sinema Kanunu'nun da Meclise sunulmasını beklediklerini belirten Ersoy, "Bu noktada destek türleri, yasal mevzuat, yapım-ekipman şirketleri, çekim mekanları ve platolar gibi dünya film endüstrisinin ihtiyaç duyulabileceği tüm bilgilerin yer alacağı 'Filming In Turkey', 'Türkiye'de Film Çekmek' web portalını da hazırlamaktayız." ifadelerini kullandı.

- 350 milyon doların üzerinde Türk dizisi ihracatı

Türkiye'nin yüzde 56'lık yerli film izlenme oranı ile Avrupa'da ilk sırada yer aldığına da işaret eden Ersoy, Türk dizi film sektörünün 150'den fazla ülkeye ihraç edilerek bu alanda Amerika'dan hemen sonra dünya ikinciliğine yükseldiğini ve 350 milyon doların üzerinde ihracat hacmine ulaştığını bildirdi.

Öte yandan İstiklal Caddesi'ndeki Atlas Pasajı'nda Türkiye Sinema Müzesi'ni kurmayı planladıklarını ifade eden Ersoy, sinema kültürünün yaygınlık kazanmasına katkı sağlamak adına "Sinemaya Gitmeyen Çocuk Kalmasın" projesini hayata geçirdiklerini anlattı.

Proje kapsamında ortaöğretim öğrencilerine bulundukları illerdeki sinema salonlarında ücretsiz film gösterimi yapıldığını anlatan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yıl sonuna kadar 1 milyon öğrencinin beyaz perde ile buluşturulması hedeflenmektedir. Biz burada sinemayı sadece kültürel bir değer olarak görmüyoruz, turizmle de çok ilişikli buluyoruz. Türkiye'de turizmin tanıtımı açısından da hayati bir önemi olduğunu düşünüyoruz. O yüzde yakın bir gelecekte inşallah Mecliste de tartışılacak olan yasayla Türkiye'deki sinemanın çok iyi bir şekilde desteklenmesini istiyoruz. Ayrıca Türkiye'de üretilen dizi filmleri de destekleyerek, bunun Türkiye dışında yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Çünkü yaptığımız araştırmada en iyi reklamın, tanıtımın sinema ve dizi filmler üzerine olduğunu gördük o yüzden bunu geliştirmek ve desteklemek istiyoruz."

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, seyahat acentelerine uçuş ve kruvaziyer desteği kapsamında 2019 yılı bütçesinde 943 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2019 yılı bütçesinin sunumunu yapan Ersoy, turizmde yaşanan olumsuzlukların devletin gayreti ve sektörün özverili çabalarıyla geride kaldığını vurguladı.

Ersoy, "Türkiye'yi dünya turizminin merkezi haline getirmek, ülkemize gelen misafirlerimizin her birini gönüllü turizm elçisi olarak uğurlamak tamamıyla bizim elimizdedir. Önümüzdeki dönem kamu, özel sektör ve halkımızla birlikte turizmde yepyeni bir 'Türkiye öyküsü' yazacağız." ifadelerini kullandı.

Turizmde pazar payını artırmak ve Türkiye için en doğru algıyı oluşturmak açısından tanıtma faaliyetlerinin önemine dikkati çeken Ersoy, "Turizmde Türkiye markasının yeniden yapılandırılması hususu 2019 tanıtım faaliyetlerimizin odak noktası olacaktır. Teknolojiyi en etkin şekilde kullanıp, yeni iletişim araçlarını da daha dikkate alarak veriye dayalı bir yeni tanıtım stratejisi uygulayacağız." dedi.

Ersoy, 4 yıl önce global düzeyde başlatılan "Turkey Home" kampanyası çerçevesinde kurgulanan algı yönetimi stratejisinin bu yıl da çeşitlendirilerek sürdürüldüğünü aktararak, kampanya kapsamında sosyal medya takipçi sayısının 7 milyona ulaştığını ve Türkiye'nin bu sayıyla dünyada dijital/sosyal platformlarda turizm tanıtımı yapan organizasyonlar arasında 4. sıraya yerleştiğini bildirdi.

- "Turkey Home" stratejisi yenilenecek

Bakan Ersoy, "2019'da yapacağımız yeni çalışmalarla, yavaş yavaş 2019 sonuna kadar hazır hale gelecek. Turkey Home stratejisini yeni bir stratejiyle yenileyeceğiz. Bu stratejiyle birkaç yıl daha devam edeceğiz." dedi.

Gelecek dönem özellikle sosyal medyayı etkili kullanan dünyaca tanınmış şahsiyetler ile iş birliği yaparak tüm dijital/sosyal mecralarda algı yönetimi mekanizmalarını faal bir şekilde kullanacaklarını ifade eden Ersoy, aynı zamanda "takipleme (monitoring)" yaparak faaliyetlerin yansımalarını da ölçeceklerini söyledi.

Ersoy, tanıtma faaliyetlerinde dil ve görsel birlik standartları üzerinde çalıştıklarını ve 2019 yılı içerisinde bu çalışmayı tamamlayarak hızla uygulamaya geçireceklerini de dile getirdi.

- Üst gelir grubu için ayrı tanıtım stratejileri oluşturulacak

2019 yılının Rusya Federasyonu'nda ve Japonya'da "Türk Kültür Yılı" ilan edileceğini belirten Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2019 yılında ülkemizin marka değerini güçlendirmek ve aldığı pazar payını artırmak amacıyla üst gelir grubuna yönelik ayrı tanıtım stratejileri oluşturmayı hedefliyoruz. Gastronomi turizmine yönelik ayrı bir tanıtım strateji ve eylem planı oluşturarak ülkemizin zengin mutfak kültürünü ve lezzetlerini başlıca hedef pazarlarımızda tanıtacağız.

Dijital ve sosyal medyada hedef pazarlara yönelik farklı dillerde hizmet verecek, hedef gruplara yönelik alt tanıtım kampanyaları da yürüteceğiz. Amacımız tanıtımda ürün-pazar çeşitliliğimize paralel olarak turizm gelirlerimizi de artırmaktır."

- Ekolojik turizmde yeni düzenleme

Ersoy, ayrıca turizm bilincinin geliştirilmesine yönelik kampanyalar yapmayı, sürdürülebilirlik ve eko-turizm alanında yapılan faaliyetleri yurt dışında duyurmayı, konaklama tesislerinde buna yönelik düzenlemelere gitmeyi ve nitelikli turist rehberleri yetiştirmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Bu noktada ekolojik turizmin özellikle Batılı turist açısından hayati önem kazanmaya başladığına işaret eden Ersoy, "Tesis yönetmeliğimizden başlayarak birçok yönetmeliğimizde ekolojik turizmle ilgili düzeltmeler ve olmazsa olmaz kriterler oluşturmaya başlıyoruz. 2019 itibarıyla da yavaş yavaş hepsini devreye alacağız." diye konuştu.

Bakan Ersoy, THY ile imzalanan protokol kapsamında başlatılan "Direkt Turizm Hamlesi" ile 2019 Nisan ayı itibarıyla 13 hatta, 67 frekansla Antalya, Bodrum, Dalaman, İzmir havalimanlarına tarifeli uçuşlar başlatılacağını ve Bakanlığın da bu süreci tanıtımla destekleyeceğini aktardı.

Turizmde ana hedeflerinin gelecek yıl itibarıyla turist sayısını artırmanın paralelinde, kişi başı gecelik gelirleri de artırmak olduğunu anımsatan Ersoy, bu noktada dünyanın her yerine ulaşan THY'nin önemine vurgu yaptı.

Ersoy, bu çalışmanın nitelikli turistin gelmesi açısından hayati öneme sahip olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"İlk etapta 2019 için 850 bin koltuk planladık. Nisan 2019 itibarıyla uçacağız. Şu anda tekrar özellikle THY ile görüşüyorum, muhtemelen bu sayıyı bu sene için artıracağız. 1 milyon, 1 milyon 200 bin civarlarına taşımayı düşünüyoruz. Her sene de bu sayıyı tekrar artırmak istiyoruz. Biz de THY'ye uçuş yaptığı noktalarda devlet olarak daha yoğun tanıtım faaliyetleriyle o uçakların, o frekansların dolu gelmesi için destek vereceğiz. Bu bağlamda Türkiye'ye yönelik hem direkt rezervasyon oranları artmış olacak hem de nitelikli turist, gelir grubu, konaklama dışı harcaması yüksek olan turistin Türkiye'ye özellikle tatil bölgelerine ulaşma imkanlarını artırmış olacağız."

Ersoy, bu kapsamda öncelikle yeni pazarlar olarak Çin başta olmak üzere Hindistan, Japonya, Güney Kore ile son yıllarda ivme kazanan siyasi ve ekonomik ilişkileri kültür ve turizm alanında da geliştirmeyi amaçladıklarını aktardı.

"Büyük bir turist potansiyeline sahip uzak doğu pazarındaki payımızın arttırılması için bir eylem planı hazırlamaktayız. Bu plan doğrultusunda ziyaretçi sayısının ve bu ziyaretçilerin harcama düzeylerinin artırılmasını hedefliyoruz." diyen Ersoy, bu kapsamda söz konusu coğrafyalarda dijital mecralarda Türkiye ile ilgili bilgilendirici, özgün seyahat deneyimlerini özendirici interaktif uygulamalarla tanıtım faaliyetleri gerçekleştireceklerini söyledi.

- Turizm meslek liselerine "kolej" statüsü

Bakan Ersoy, 2018 "Troya Yılı" kapsamında yürütülen çalışmalara da değinerek, "deniz-kum-güneş" tanıtım stratejisi yanında inanç, sağlık, gastronomi, kongre, kış, golf, spor ve yayla turizmi gibi diğer alanlardaki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek turizm faaliyetlerini Türkiye'nin diğer bölgelerine yayacaklarını anlattı.

Kapadokya'da artan kaçak yapılaşmanın önüne geçmek, bölgenin eşsiz doğal zenginliklerini korumak amacıyla "alan yönetimi başkanlığı" sistemini oluşturacaklarını anımsatan Ersoy, Kapadokya'nın hayati bir önemi olduğunu, bölge insanın da Bakanlıktan bunu öncelikli olarak talep ettiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığıyla sektörün ihtiyaçlarını dikkate alan bir eğitim modeli oluşturduklarını hatırlatan Ersoy, iki Bakanlık arasında imzalanan protokol kapsamında, turizm meslek liselerinin sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek ve bu alandaki nitelikli insan gücünü yetiştirecek şekilde yapılandırıldığını kaydetti.

Ersoy, gelecek dönem itibarıyla seçilen 10 pilot turizm meslek lisesinin kolej statüsüne getirileceğini ve bunun her yıl artacağını belirterek, "Hazırlık artı 4 sene lise eğitimi alacaklar. Hazırlıkta İngilizce, lise 1'den itibaren Rusça eğitimini mecburi tutuyoruz. Lise 2'den itibaren Almanca, Fransızca, Arapça ve Çinceden herhangi birini seçmeli olarak eğitime dahil ediyoruz. Lise 1'den itibaren de müfredatın İngilizce görülmesini sağlıyoruz." diye konuştu.

Öğrencilerin 20 Nisan-20 Ekim arasında eğitimlerini anlaşmalı otellerde göreceğini anlatan Ersoy, öğrencilerin öğretmenleriyle eğitimlerine uygulamalı olarak otellerde devam edeceğini, hazırlık sınıfından itibaren de bu çerçevede maaş almaya başlayacaklarını dile getirdi.

- Uçuş ve kruvaziyer desteği için 943 milyon lira ödenek

Ersoy, Türkiye'nin bu yıl Mavi Bayrak konusunda 459 plaj ile dünya sıralamasının 3. basamağında yer aldığını belirterek, "Diğer taraftan rekabet gücümüzü korumak amacıyla seyahat acentelerine uçuş ve kruvaziyer desteği uygulaması kapsamında 2019 yılı bütçemizde 943 milyon lira ödenek ayrılmıştır. 2018 yılında uçuş ve kruvaziyer destek uygulaması ile A Grubu Seyahat Acentelerine 1 milyar 110 milyon lira ödeme yapılmıştır." dedi.

Turizmde bu yılın 3'üncü çeyreği itibarıyla yüzde 23'lük artış oranıyla yaklaşık 32 milyon turiste ulaşıldığını anımsatan Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu sayı yıl sonu itibarıyla 40 milyon rakamının aşılarak Türkiye rekorunun kırılacağı anlamına gelmektedir. Ancak ana hedefimiz turist sayısının yanı sıra turizm gelirini artırmak olacaktır. Önümüzdeki sene ise çok daha iyi bir turizm sezonu bizleri bekliyor. 2019 erken rezervasyon satışları geçen senenin çok üstünde rakamlarla başladı. Bu amaçla ülkemizdeki turizm yatırımlarını cazip hale getirecek hazırlıklarımızda sona geldik. Büyük ölçekli turizm yatırımlarına elverişli alanlarla ilgili planlama çalışmalarımızı da tamamlamak üzereyiz."

Ersoy, turizm alanı olarak tahsise çıkılacak yerlerde golf sahaları, spor alanları, kongre, termal gibi özellikleri olan 12 ay boyunca turizm yapılmasını sağlayacak alanlara öncelik vereceklerini, bunun da 2019'da yapılacak ihalelerde görüleceğini bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünyaca ünlü klasikleri yüksek standartlarda sergilemenin yanında yerli eserlere verdiğimiz önem ve 'yeni Türk Operası' markasının yaratılması konusundaki çalışmalarımız hızla devam edecektir." dedi.

Ersoy, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2019 bütçesine ilişkin sunumunda, Ankara'da yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Konser Salonu inşaatını tamamlayarak başkentin kültür ve sanat hayatına önemli bir eser kazandıracaklarını vurguladı.

Bakan Ersoy, yeni tesis bünyesinde 2023 kişilik büyük bir konser salonu, 500 kişilik küçük salon, müzik çalışma salonları, kayıt ve naklen yayın stüdyolarının yer alacağını ifade etti.

Bakanlığın bu yılın 9 ayında kültür sanat alanında toplam bin 237 etkinlik gerçekleştirdiğini aktaran Ersoy, "Göreve geldiğimiz günden beri sadece turizme değil, onun ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz kültür ve sanat projelerine de yoğunluk verdik." değerlendirmesinde bulundu.

Ersoy, Bodrum Bale Festivali ile Aspendos Opera ve Bale festivallerine değinerek, "Opera ve bale etkinliklerimizle geniş kitlelere ulaşmayı sürdürüyoruz. 2018 sezonunda Devlet Opera ve Balesi yerleşik sahneler, turne ve festivallerde bin 118 temsil gerçekleştirilmiş, 434 bin 203 seyirciye ulaşılmıştır." diye konuştu.

Geçmiş yıllara oranla çok ciddi bir seyirci ve hasılat artırımı sağladıklarını kaydeden Ersoy, "Seyirci sayısında geçen yıllarla kıyaslandığında yaklaşık yüzde 28 gibi bir artış var. Gelirlerde de yüzde 60 civarında çok ciddi bir artış oldu." bilgisini paylaştı.

Ersoy, 9 Kasım'da seyirciyle buluşan Troya Epik Operası'nın Berlin ve Moskova'da da sanatseverlerin beğenisine sunulacağını aktararak, "Dünyaca ünlü klasikleri yüksek standartlarda sergilemenin yanında yerli eserlere verdiğimiz önem ve 'yeni Türk Operası' markasının yaratılması konusundaki çalışmalarımız hızla devam edecektir." dedi.

- Özel tiyatrolarda 511 projeye destek sağlanacak

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Devlet Tiyatrolarında sahnelenecek oyunların yüzde 70'inin yerli yazarlardan olması hedeflerini anımsatarak, "Duran, bekleyen tiyatro olmaktan çok 24 saat hareket eden bir tiyatro arzuluyoruz. Bir tarafta provalar yapılırken, diğer tarafta turnelerin olduğu, oyunların sahnelendiği, hiç durmayan bir tiyatroyu planlıyoruz. Kaliteden ödün vermeden, nitelikli eserleri seyircimizle buluşturacağız." ifadelerini kullandı.

Ersoy, 2017-2018 sezonunda 229 özel tiyatro projesine 5,2 milyon lira destek sağlandığını belirterek, 2018-2019 sezonu için ise 511 projeye destek aktarılacağını bildirdi.

"Sanat Her Yerde" sloganıyla "Sanat Cepte" uygulamasının hayata geçirildiğini, antik kentlerde senfonik konserlerin düzenlendiğini anımsatan Ersoy, "Antik Kentler Konserleri" projesinin 2019'da genişletileceğini, bu çalışmanın bir benzerinin "Türk Müzikalleri Antik Tiyatrolarda" adıyla da Devlet Tiyatroları tarafından icra edileceğini dile getirdi.

- Vakıflardan 21 bin öğrenciye eğitim yardımı

Bakanlığın bağlı kuruluşlarından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile Türk Tarih Kurumu çalışmaları hakkında bilgi veren Ersoy, Mekke ve Medine'nin Birinci Dünya Savaşı sırasında işgalinin ve başta Fahrettin Paşa olmak üzere Türk askerlerince gerçekleştirilen destansı savunmanın 100. yılı dolayısıyla "Haremeyn-i Şerifeyn" anma etkinliğinin gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirdi.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün (VGM) de yıl sonuna kadar 220 vakıf eserinin restorasyonunu tamamlamayı planladığını, 150 eserin restorasyonunun 2019 ve sonraki yıllarda gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini aktaran Ersoy, kurum aracılığıyla 4 bin 394 kişiye muhtaç aylığı bağlandığını, 80 bin 780 kişiye her ay kuru gıda, 2 bin kişiye ise her gün sıcak yemek hizmeti verildiğini, ilkokul, ortaokul, lise ve yükseköğrenim olmak üzere toplam 21 bin öğrenciye de karşılıksız eğitim yardımında bulunulduğunu anlattı.

Mehmet Nuri Ersoy, TİKA'nın ise 5 kıtada yılda 2000'e yakın proje ve faaliyet gerçekleştirdiğini, 2019'da da TİKA vasıtasıyla muadil Batılı kuruluşlardan farklı olarak, insan odaklı, Türk tipi kalkınma yardımı anlayışı ile mazlumların yanında olmaya devam edileceğini kaydetti.

"1001 Kütüphane Projesi" kapsamında yapılan çalışmalara da değinen Ersoy, kasım ayı içerisinde Almanya'da 2, Belçika'da 1, Hollanda'da 1 ve Fransa'da 1 olmak üzere 5 kütüphane daha açılacağını bildirdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, "Türkiye Bursları" kapsamında Türkiye'de 138 ülkeden yaklaşık 16 bin uluslararası öğrencinin 70 farklı şehirde ve 125 üniversitede öğrenim gördüğünü belirterek, Yunus Emre Enstitüsünün de 46 ülkede 56 merkez ile faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti.

Enstitünün Türkçe eğitim faaliyetlerine yönelik de Ersoy, "Şimdiye kadar Türkçe kurslarında 21 bin üniversite öğrencisi Türkçe öğrenmiştir. Enstitünün yeni uygulaması olan Uzaktan Türkçe Öğretim Platformu ile dünyanın dört bir köşesinden 120 bin kişiye ulaşılmıştır." bilgisini paylaştı.

- Aile ve çocuk dostu diziler teşvik edilecek

RTÜK'ün kuruluşu ve işleyişi hakkında bilgi veren Ersoy, internet ortamında sunulan radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayınların RTÜK tarafından düzenlenmesi ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik yönetmelik taslağının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile hazırlandığını söyledi.

Taslağın kamuoyu ve bakanlıkların görüşüne sunulduğunu dile getiren Ersoy, taslağın içeriğine ilişkin bilgi verdi.

Ersoy, kamu spotları ve zorunlu yayınlara ilişkin düzenlemeye gidildiğini de belirterek, RTÜK tarafından "Kamu Spotları ve Zorunlu Yayınlar Yönergesi"nin hazırlandığını belirtti.

Aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin teşvik edilmesine yönelik yönetmelik çıkarıldığını da anımsatan Ersoy, "Bu yönetmelik uyarınca ailenin bütünlüğü ve sürekliliği ile çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel, ahlaki gelişimlerini destekleyecek nitelikli aile ve çocuk dostu yapım ve diziler üst kurulumuz bütçesine konulan ödenekten karşılanmak üzere teşvik edilebilecektir." dedi.

- 2019'da 5 milyar 664 milyon 701 bin lira bütçe öngörülüyor

Ersoy, bakanlığın 2018 yılı bütçesi ve 2019 yılı için öngörülen bütçe ödenekleri ile bilgi vererek, şunları kaydetti:

"Bakanlığımızın 2018 yılı bütçesi bağlı ve ilgili kuruluşlar dahil, 3 milyar 997 milyon 3 bin liradır. Bu bütçemizin 975 milyon 581 bin lirası yatırım, 3 milyar 21 milyon 422 bin lirası da cari bütçe olarak gerçekleşecektir. Oransal olarak bakıldığında; 2018 yılı bakanlığımız bütçesinin yüzde 24'ü yatırım, yüzde 76'sı ise cari bütçeden oluşmaktadır.

2019 yılı bütçemiz bağlı ve ilgili kuruluşlar dahil 5 milyar 664 milyon 701 bin lira olarak öngörülmektedir. Bütçenin 1 milyar 324 milyon 91 bin lirası yatırım, 4 milyar 340 milyon 610 bin lirası ise cari bütçe olarak planlanmaktadır. Planlanan 2019 yılı bakanlık bütçesinin yüzde 23'ü yatırım, yüzde 77’si ise cari bütçeden oluşmaktadır."

Bakanlığa yeni eklenen kuruluşlar ile görev ve yetki alanlarının daha da genişlediğine dikkati çeken Ersoy, "Artan sorumluluklarımızı yerine getirmek için tüm gücümüzle ve her zamankinden daha fazla çalışacağız. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın çizdiği 2023 vizyonuna uygun olarak gerçekleştireceğimiz yeni tanıtım ve yatırım projeleri ile turizmin ülke ekonomisine katkısını 2 katına çıkarmak için çaba sarf edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

Ersoy, 2019 yılı bütçesinin hayırlı olması temennisinde bulundu.
 

antikatay

Üye
Yeni Üye
#4
Şu an ki bakan iyi gibi. Güzel değişikliklere gittiğini görüyorum bende. Umarım gereken önem verilir okullarımıza.
 

Orion

Site Başkanı
Yönetici
#5
Çingene Kızı Mozaiğinin Parçaları Teslim Edildi

Çingene Kızı mozaiğinin çalınan parçalarının yurda dönüş macerası başladı. Zeugma Antik kentinde bulunan Çingene Kızı mozaiğine ait ABD'nin Ohio eyaletindeki Bowling Green Eyalet Üniversitesinde sergilenen parçalar, Türkiye'ye getirilmek üzere Türk yetkililer tarafından teslim alındı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bowling Green Eyalet Üniversitesi arasında daha önce imzalanan anlaşma uyarınca Zeugma Mozaiklerine ait 12 parçanın teslimi için üniversitede tören düzenlendi.

Törene Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'nin Chicago Başkonsolosu Umut Acar, Washington Kültür ve Tanıtma Müşaviri Sedat Gönüllüoğlu, Bowling Green Eyalet Üniversitesi Rektörü Dr. Rodney Rogers ve eserle ilgili süreçlerde görev alan çok sayıda bilim insanı katıldı.

THY uçağıyla getirilecek
ABD'nin Chicago kentinden 26 Kasım'da THY uçağıyla Gaziantep'e getirilecek "Çingene Kızı" mozaiğinin kayıp parçalarının sergileneceği Zeugma Mozaik Müzesi'nde hazırlıkların tamamlandığı bildirilmişti.
Gaziantep'in Nizip ilçesi Belkıs Mahallesi sınırları içindeki Zeugma Antik Kenti'nden yurt dışına kaçırılan "Çingene Kızı" mozaiğinin kayıp 12 parçasının Türkiye'ye getirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ABD'nin Bowling Green Eyalet Üniversitesi arasında protokol imzalanmıştı.
Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenecek eserler, "Çingene Kızı"nın yakınlarında oluşturulmaya başlanan geçici alanda görülebilecek. Daha sonra ise parçalar kalıcı yerlerine yerleştirilecek.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Bowling Green Eyalet Üniversitesindeki Wolfe Sanat Merkezi'nde sergilenmek üzere eserlerin replikalarının yaptırılmasını üslenirken, parçaların Türkiye’ye nakliyesi Kültür ve Turizm Bakanlığınca gerçekleştirilecek.
İlk olarak 2012 yılında girişimleri yapılan 12 parçayla ilgili daha kapsamlı çalışmalar 2017 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı uhdesinde devam etmişti.
1960'lı yıllarda Zeugma Ören Yeri'ndeki kaçak kazılarda yurt dışına çıkarılan ve 1965'te Bowling Green Devlet Üniversitesince 35 bin dolar karşılığında Peter Marks isimli sanat tacirinden satın alınan Zeugma Mozaikleri, o tarihten bu yana üniversitedeki Wolfe Sanat Merkezi girişinde üzeri cam panel içinde döşenmiş vaziyette sergileniyordu.
 

Orion

Site Başkanı
Yönetici
#6
Çingene Kızı mozaiğinin çalınan parçaları vatanına döndü


ABD'nin Ohio eyaletindeki Bowling Green Eyalet Üniversitesi'nde sergilenen Çingene Kızı mozaiğinin parçaları, THY'nın tarifeli uçağı ile Türkiye'ye getirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bowling Green Eyalet Üniversitesi arasında daha önce imzalanan anlaşma uyarınca, törenle Türk görevlilere teslim edilen Zeugma Mozaiklerine ait 12 parça, ABD'nin Chicago kentindeki havalimanına ulaştırıldı.

1543342975367.png


Havalimanında THY'ye ait uçağa özenle yüklenen mozaik parçaları Türkiye gönderildi.

Atatürk Havalimanı'na gelen uçakta bulunan konteynerler içindeki parçalar, kargo bölümünden indirildi.

Araçlara yüklenen parçalar, Gaziantep'e hareket edecek uçağın bulunduğu aprona götürülüyor.
1965'ten beri ABD'deydi

1960'lı yıllarda Zeugma Ören Yeri'ndeki kaçak kazılarda yurt dışına çıkarılan, 1965'te Bowling Green Devlet Üniversitesi'nce 35 bin dolar karşılığında Peter Marks isimli sanat tacirinden satın alınan Zeugma Mozaikleri, o tarihten bu yana üniversitedeki Wolfe Sanat Merkezi girişinde üzeri cam panel içinde döşenmiş vaziyette sergileniyordu.
 

aysun35

★★★
Gümüş Üye
Bronz Üye
Üye
Yeni Üye
#7
Son olarak eserler Gaziantep'e ulaştırıldı. Mühürlü koliler yetkililerce teslim alındı.

1543445949728.png
 

Aybalam

★★★★
Altın Üye
Gümüş Üye
#8
İsabet olmuş iadesi zaten doğru olanda buydu. Yalnız mozaikleri satın alan üniversite bir bedel karşılığı almış iade esnasında nasıl bir prosedür uygulanıyor aceba?
 

Orion

Site Başkanı
Yönetici
#9
Çingene Kızının Parçaları Ziyarete Açıldı

1544377581667.png


Çingene Kızı mozaiğinin ABD'den Gaziantep'e getirilen 12 parçası, Zeugma Mozaik Müzesi'nde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un da katıldığı törenle ziyarete açıldı.



Çingene Kızı mozaiğinin ABD'den Gaziantep'e getirilen 12 parçası, Zeugma Mozaik Müzesi'nde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un da katıldığı törenle ziyarete açıldı. Bakan Ersoy, herşeyin yerinde güzel olduğunu söyledi.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı törendeki konuşmada eserleri yeniden yurda döndürdükleri için mutlu olduğunu söyleyerek, zenginlik kültürdür, dedi.



Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Çingene Kızı" mozaiğinin ABD'den Gaziantep'e getirilen 12 parçasının ziyarete açılması nedeniyle Zeugma Mozaik Müzesi'nde düzenlenen törende, Zeugma Antik Kenti'nin 1998 yılında keşfedildiği günden bu yana 2. yüzyıl ile bugünün dünyası arasında bir kültür köprüsü olduğunu söyledi.

Bugün gerçek bir markaya dönüşen Çingene Kızı mozaiğinin, mitolojideki "ana tanrıça Gaia"ya, Büyük İskender veya başka bir kişiye ait olabileceğini ifade eden Ersoy, şunları kaydetti:

"Bilimsel verilerin dışında bu portre ile ilgili kesin olan bir şey varsa o da belleklerimize kültür tarihimizin bir parçası olarak kazınmış olmasıdır. Kültürel mirası bir materyal olmanın ötesine taşıyan da bu aidiyet duygusu. Bu sebeple kültürel miras aynı duyguları paylaşmayı sağlayan güçlü bir bağlılıktır. Bugün bu bağın gücüne güç katıyoruz. Çingene Kızı'nın resmedildiği kompozisyona ait 12 parça, eşsiz mozaik bizlerle ana yurdunda buluşuyor. Bu kavuşmanın, ilk 11 ayda 251 bin ziyaretçi sayısıyla kendi ziyaretçi rekorunu kıran Zeugma Müzemize olan ilgiyi kat be kat artıracağına inanıyorum. Altını kuvvetle çizmek isterim ki topraklarımızda yaşamış tüm uygarlıkların kültürel mirasına sahip çıkmak politikalarımızın temeli. Bu coğrafyadan koparılan kültür varlıklarının yurtlarına döndürülmesinin ısrarla takipçisi olacağız. Bu bizim ülkemize ve tüm insanlığa karşı sorumluluğumuzun bir gereği."

"Her eser ait olduğu yerde güzel"
Bakan Ersoy, tüm dünyaya, insanlığın ortak kültürel mirası olan eserlerin ait oldukları yerde korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında hassasiyet göstermeleri için bir kez daha çağrıda bulunarak, "Kaçırılan eserlerin ait oldukları topraklara dönmesine izin vererek kazanmak ilkesini herkesin benimsemesi en içten temennimiz. Her eser kendi vatanında ait olduğu yerde güzel, orada anlamlı. Bu bizim kültürel varlıkların özüne olan saygımız yaklaşım felsefemiz." diye konuştu.

Ersoy, Zeugma Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay ve ekibi ile mozaiklerin iadesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Maslahatgüzar Hovenier

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier de böylesine önemli bir törende olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Atatürk'ün "Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür" sözünü anımsattı.
Türkiye'nin, dünyanın en önemli hazinelerinden bazılarına ev sahipliği yaptığını ifade eden Hovenier, "Bu muhteşem yerlerden eski uygarlıklar bizlere yeniden seslenmektedir. Bugün Türkiye'nin olağanüstü mirasının bir parçası olan Roma dönemi Çingene Kızı mozaiğine 'Evine hoşgeldin' demekten çok memnunuz." dedi.
Hovenier, kültürel mirasın korunmasının eş güdümlü ve uluslararası bir çaba gerektirdiğine dikkati çekerek "Bu da demek oluyor ki hepimiz eski eser kaçakçılığının durdurulması ve bu eserlerin gerçek evlerine dönmesinin kolaylaştırılması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Amerika Birleşik Devletleri ve hükümeti, kültürel mirasın korunması ve muhafaza edilmesinde, Türk hükümeti dahil dünyada birçok hükümetle iş birliği yapmaktan gurur duymaktadır." diye konuştu.

Vali Davut Gül de, Gaziantep'in binlerce yıllık kültürel ve tarihi mirasa sahip olduğunu vurguladı.
"Büyük devlet olma, çakıl taşı nerede olursa bunu alabilme gücüyle ilgilidir" diyen Gül, dolayısıyla bugün de Türkiye'nin, kendisine ait olan bir eseri, bir varlığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde ait olduğu topraklara getirdiğini belirtti.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de dünyanın kalbinin, nabzının bugün 'gazi şehirde', Zeugma Müzesi'nde attığını kaydetti.

Çingene Kızı, kız kardeşi Belkıs'a kavuştu
Çok heyecanlı ve mutlu olduğunu anlatan Şahin, "Bize göre zenginlik Anadolu'dur, zenginlik tarihtir, zenginlik kültürdür ve zenginlik kültürel mirastır. Bugün bu müzede Roma döneminin en güzel zarafetini, estetiğini, entellektüel yapısını, sanat eserini sosyal hayatını görüyorsunuz. 60 yıl önce büyük bir hasretle başlayan Çingene Kızı ailesine kavuşuyor, kız kardeşine kavuşuyor, tablosuna kavuşuyor. Çingene Kızı'nın ailesine, kız kardeşi Belkıs'a nasıl kavuştuğuna hep birlikte şahitlik edelim." ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından mozaiklerin üzerindeki örtü Bakan Ersoy, milletvekilleri ve diğer protokol üyeleri tarafından kaldırılarak sergilenmek üzere açıldı.



Öte yandan, Zeugma Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay da getirilen parçalar ve mozaiğin bütünü hakkında Bakan Ersoy'a bilgi verdi.

Tören öncesi, ünlü arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ile Bora Uymaz tarafından bugüne özel bestelenen "Zeugma" süiti seslendirildi.
Bu arada, parçalar arasında bulunan kadın başı figürüne, mozaiklerin çıkarıldığın köyün adı olan "Belkıs"ın isim verildi.


Çingene Kızı mozaiğinin bordüründen çalınan 12 mozaik parçasında, satir, pan maskesi, Hint tavus kuşu, maenad maskesi gibi tasvirler bulunuyor.

1965'ten beri ABD'deydi
1960'lı yıllarda Nizip ilçesine 10 kilometre mesafedeki Belkıs Mahallesi yakınlarındaki Fırat Nehri kıyısında bulunan Zeugma Ören Yeri'ndeki kaçak kazılarda yurt dışına çıkarılan, 1965'te Bowling Green Devlet Üniversitesince 35 bin dolar karşılığında Peter Marks isimli sanat tacirinden satın alınan Zeugma mozaikleri, o tarihten bu yana üniversitedeki Wolfe Sanat Merkezi girişinde üzeri cam panel içinde döşenmiş vaziyette sergileniyordu.

Eserlerin Türkiye'ye getirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ABD'nin Bowling Green Eyalet Üniversitesi arasında yaklaşık 5 ay önce protokol imzalanarak çalışmalara başlanmış ve parçalar uçakla 28 Kasım'da Gaziantep'e getirilmişti.
 

Kappadox

★★★
Gümüş Üye
Üye
#10
Hoş geldi sefa geldi de... Ya arkadaş bir Amerikadaki sergilenme yöntemine bakıyorum birde bizimkilerin sergilem yöntemine bakıyorum arasında dağlar kadar fark var. Biz bu işi bir türlü öğrenemeyecekmiyiz.

Işıklandırmaya bak sunuma bakın... Bizimkilere bakın birde...

1544378328092.png
 

Üst