Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Arkeoloji Aydos Kalesi Arkeolojik Kazısı Haber ve Gelişmeler

Konu, 'Türkiye Arkeolojisi' kısmında Orion tarafından paylaşıldı.

  1. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    995
    Beğenilen Mesajlar:
    132
    Aydos Kalesi nerededir?

    Aydos Kalesi veya diğer adıyla Keçi Kalesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Sultanbeyli ilçesindeki Aydos Tepesi'nin 325 metrelik uzantısında, harabe hâlinde bulunan kale. Günümüzde, çevresiyle birlikte birinci derecede arkeolojik sit ilân edilmiştir.

    [​IMG]

    Aydos Kalesi’nin tarihçesi nedir?

    Kale, Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edildi. O zamanki adı olan "Aetos" (Αετός), Yunancada "kartal" anlamına gelmekteydi. Bu isim, günümüze kadar çok ufak değişiklikle korunmuştur. 11. yüzyılda Türklerin Konstantinopolis'e (günümüzde İstanbul) yaklaşmaları üzerine kalenin önemi arttı; ancak Haçlı Seferleri'nin başlamasıyla Türkler bölgeden ayrıldılar. 13. yüzyılın sonlarında bölgede, tekrardan mücadeleler baş göstermeye başladı. 1326-1328 yıllarında Kocaeli Yarımadası'nın büyük bir kısmı Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmişti. Bu dönemde iki devlet arasındaki sınır, Aetos-Pentikion (günümüzde Pendik) hattı üzerindeydi.

    Âşıkpaşazâde Tarihi'nde yer alan bilgilere göre Osmanlı Padişahı Orhan Gazi, kalenin alınması için Abdurrahman Gazi, Akça Koca ve Konur Alp'i görevlendirmişti. Önce Semendra Kalesi'ni (günümüzde Samandıra) ele geçiren Osmanlı kuvvetleri, daha sonra Aydos Kalesi'ni kuşattı. Âşıkpaşazâde'ye göre, kale tekfurunun kızı kuşatmadan önce rüyasında, yakışıklı bir kahraman gördü, sonrasında ise kendini bir çukurda buldu. Bu kahraman onu kurtardı, giysilerini çıkardı yıkadı ve kıza yeni giysiler giydirdi. Kız, kısa süre sonra kaleyi kuşatan Osmanlıların arasında gördüğü Abdurrahman Gazi'yi rüyasındaki kahraman olarak tanıdı ve kaleyi ona teslim edeceğini yazdığı notu bir taşa sarıp askerlere fırlattı. Notta, Türklerin geri çekiliyormuş gibi yapmaları, gece geri gelmeleri ve kendisinin onları kaleye alacağı yazılıydı. Gece olunca kız, kale bedeninden bir kement attı ve Abdurrahman Gazi buna tutunarak kalenin içine girdi. Kapıyı içeriden açmasının ardından içeri giren Osmanlı askerleriyle birlikte kale, Osmanlı egemenliğine girdi.

    Bu hikâye daha sonraları, başka yazarlar tarafından farklı biçemlerde dile getirildi. Neşrî'nın kaleminde yaşananlar bir aşk öyküsüne, Hoca Sadettin Efendi'nin anlatımında dinî bir öyküye dönüştü.

    Bir versiyonda tekfur kızı, rüyasında İslam peygamberi Hz. Muhammed'i görüyordu. Sonraki yıllarda kızın rüyası; Hadidî, İbn-i Kemal, Katip Çelebi, Solakzade Mehmet Hemdemi Efendi gibi isimler tarafından, farklı şekillerde anlatılırken, Joseph von Hammer-Purgstall ve Alphonse de Lamartine de olayı kendi kitaplarına taşıdı. 1558 tarihli Osmannâme'de yer alan, Arifî'nin bir münyatüründe tekfur kızı, Abdurrahman Gazi'yi uzun saç örgüsünü kaleden sarkıtarak kaleye çıkardığı tasvir edilmiştir.

    Fetihten sonra kaleye yerleşen Abdurrahman Gazi önderliğinde Scutari (günümüzde Üsküdar) taraflarına akınlar düzenlendi. Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti. Hoca Sadettin Efendi'nin Tâcü't-Tevârîh adlı eserinde İzmit'in 1337 yılındaki fethinden sonra Orhan Gazi'nin şehri çok beğendiği ve buranın yakınlarındaki Aydos Kalesi'ne artık ihtiyaç olmadığından kaleyi yıktırdığı, muhafızları ve kalenin içinde yaşayanları İzmit'e getirdiği ifade edilmektedir.


    [​IMG]


    Sultanbeyli ne zaman fethedildi?

    Sultanbeyli 1328 yılında Orhan Gazi'nin emriyle, Akça Koca, Konur Alp ve Abdurrahman Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından fethedilmiştir. Bu fetih, tekfur kızının kaleyi teslim etmesi nedeniyle kolaylıkla gerçekleşmiş ve bu hadise erken dönem Osmanlı fütuhatı içerisinde müstesna bir yer teşkil etmiştir. Kale tekfurunun kızı, kale kuşatıldığı günlerde, rüyasında önce İslam peygamberini görme lütfüne erişir. Sonra rüyasında kendisini düştüğü kuyudan kurtaran insanın, Osmanlı akıncılarının başındaki kişi olduğunu fark edince gerçeği kavrar ve onlara bir mektup yazarak kalenin çatışmasız teslimine yardımcı olur. Fetihten sonra da rüyada görmüş olduğu Osmanlı akıncı beyi Gazi Rahman (Abdurrahman Gazi) ile evlenerek Osmanlıların genişleme alanındaki diğer etnik unsurlarla sıhriyet hısımlığı kurmakta gösterdikleri hoşgörülü yaklaşımın bir numunesini göstermiş olacaktır. Bu evlilik gerek Türklerin gerekse Rumların hafızalarında uzun zaman silinmeyen izler bırakmıştır. Bu hadisenin hatıra ve izlerini taşıyan Aydos Kalesi'nin kalıntıları hala mevcuttur.

    Aydos Kalesi, İzmit (Nikomedia) şehrinden (ve kalesinden) batıya doğru gidildiğinde, bu aradaki bölge içerisinde en mühim kaleydi. Kervanların yol güvenliği de dâhil olmak üzere, sonraki dönemlerde iç kale haline gelen Aydos Kalesi'nin, İstanbul’un fethiyle birlikte, bu stratejik önemi azalacaktı.


    Aydos Kalesi’nde yapılan arkeolojik çalışmalardan ne sonuç elde edildi?

    Kale için yapılması hedeflenen rövölve, restitüsyon ve restorayron çalışmalarının ilk ayağı olan arkeoloji kazılar 13 Eylül 2010'da, Sultanbeyli Belediyesi tarafından, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan'ın başkanlığında başlatıldı. Alan sorumlusu Müze Müdür Yardımcısı Gülbahar Baran Çelik tarafından yapılan kazıların ilk aşaması ise 17 Şubat 2011'de tamamlandı.

    Aydos Kalesi’nin konumu ve mimari özellikleri nelerdir?

    Dış duvarlarından itibaren 26.000 m2lik bir alanı kaplayan kale, Aydos Tepesi'nin 325 m yüksekliğindeki uzantısında yer almaktadır. Kalenin imarının ilk evresinin 11.-12. yüzyılda olduğu düşünülmektedir. İç ve dış olmak üzere iki suru; iç savunma duvarında altı, dıştakinde ise yedi burcu bulunmaktadır.

    Kalede yapılan arkeolojik çalışmalar, danışmanlığını Halil İnalcık'ın, yönetmenliğini ise Emine Çaykara'nın yaptığı İstanbul'a Açılan Kapı: Aydos adlı belgesele konu oldu. (Kaynak: Vikipedi)
     
  2. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    995
    Beğenilen Mesajlar:
    132
    Aydos Kalesi Kazıları Belgesel Oldu

    İstanbul'un fethine giden süreçte stratejik öneme sahip Sultanbeyli'deki Aydos Kalesi'nde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları, belgesel oldu.

    Danışmanlığını tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık'ın, yönetmenliğini ise Emine Çaykara'nın yaptığı ''İstanbul'a açılan kapı: Aydos'' belgeselinin ilk gösterimi Sultanbeyli Kültür Merkezi'nde yapıldı.

    Belgeselin gösteriminden önce bir konuşma yapan Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, belediye olarak İstanbul'da ilk fethedilen kalelerden biri olan Aydos Kalesi'ni ilçe sınırları içinde barındırmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

    Yıllarca ağaçlar altında kalmış bu tarihi değeri, son 2 yıldır yaptıkları çalışmalarla gün yüzüne çıkardıklarını belirten Keskin, ''Şimdi belgesellere tanık olacak değeri kazandırdık'' dedi.

    Keskin, İstanbul'un fethine giden yolun Sultanbeyli ile kesişmesi nedeniyle, İstanbul'un fethinin Aydos'tan başladığı düşüncesinde olduklarını ifade ederek, ''Bir kenarı kalmış Aydos Kalesi, bu gün sempozyumlarla, konserlerle, canlı yayınlarla fethin ruhunu yaşatıyor. Kalenin fetihteki rolü bu gün kitaplara konu oluyor. Belediye olarak geçmişi unutmamak, ayakta durmaktır anlayışı ile bu çalışmalar sonucunda kalemizi herkese tanıtmayı amaçlamaktayız. Belgeselle fethe giden sürecin uzun yılları kapsadığını, yıllar evvelinden bu hazırlıkların başladığını göreceğiz'' diye konuştu.

    Kalede 2 yıldır süren kazılar sonucu ortaya çıkarılan eserlerin kaleyle ilgili tüm bilinmeyenleri gözler önüne sereceğini kaydeden Keskin, ''Kalemizle ilgili yapılan araştırmalar, anlatılan efsanevi hikayeler bu belgeselin sürprizlerini barındırıyor'' şeklinde konuştu.

    Belgesel filminin yönetmeni Emine Çaykara da, kültür, tarih ve dilin sürekliliği olan algılar olduğunu belirterek, ''O algılar kırılmaya uğrarsa, taşınamazsa toplumlar ne gelişme gösterebilir, ne de bireyler kendilerini bir topluma ait hissedebilir.

    Aydos Kalesi gerçekten çok etkileyici bir kale ve kazandırılması, restorasyonu, restitüsyonu yapılarak gelecek kuşaklara tarih bilinciyle aktarılması önemli. Ancak bu şekilde taşıyabilir ve gelişebiliriz'' dedi.

    Belgeselin profesyonel bir şekilde hazırlandığını dile getiren Çaykara, belgeselde kalenin tarihi ile ilgili konuşmacıların yer aldığını söyledi.

    Konuşmaların ardından belgeselin 43 dakikalık özel gösterimi yapıldı

    Programa Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve çok sayıda milletvekili de kutlama telgrafı gönderdi.
     
  3. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    995
    Beğenilen Mesajlar:
    132
    Aydos Kalesi Turizim İçin Gün Sayıyor

    26 dönüm arazi üzerine kurulu 800 yıllık tarihi Aydos Kalesi turizme kazandırılması amacıyla restore edildi. Keçi kalesi olarak da bilinen tarihi kalenin sur ve burçları, 2009-2012 yılları arasında kazı çalışmalarıyla açığa çıkarıldı. Ardından 2017 yılına kadar projelendirme ve restorasyon faaliyetlerine devam edildi. Çalışmalar kapsamında kalenin sur duvarlarının ve burçlarının restorasyonu tamamlandı. İçerisindeki yaşam alanlarının ortaya çıkarılmasına yönelik başlayan arkeolojik kazılarsa halen devam ediyor. Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin söz konusu projeye ilişkin şu bilgileri verdi:

    “Plan tadilatı sadece Aydos Kalesi ve çevresini kapsayan 39 hektarlık alanla sınırlı. Rekreatif faaliyetlerin yürütülmesi hedeflenen alan, tarihsel önemi, turizm potansiyeli göz önünde bulundurularak seçildi. Sultanbeyli Belediyesi, doğayı koruyan ve doğal yaşama önem veren bir kurum. Bölgemizde yetişen endemik bitki İstanbulensis’i, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’yle proje yaparak koruma altına alıp, belediyemizin sembolü halinde getirdik. Planın amacı sadece, turizm potansiyeli olan Aydos Kalesi’ni çevreye zarar vermeden turizme kazandırmak.”

    Kale Sultanbeyli’ye turist kazandıracak
    Bakanlığın onayladığı imar planına göre kale çevresinde günü birlik konaklamalara imkan sağlayacak sökülebilir yapılar yapılacak. Böylece turistik amaçla gelenlerin kale çevresinde günü birlik konaklamalarının önü açılmış olacak. Kalenin hem tarihi özelliği hem de manzarası nedeniyle İstanbul’un en fazla ilgi görecek yerlerinden biri olacağı iddia ediliyor.
     
  4. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    995
    Beğenilen Mesajlar:
    132
    Aydos Kalesi Restorasyonu Bitmek Üzere

    İstanbul'un Sultanbeyli ilçesinde bir tepe üzerinde yükselen Aydos Kalesi'nin, 4 yıldır süren restorasyonunda, kazı çalışmalarının yüzde 90'ı tamamlandı, sur duvarları onarıldı.

    "İstanbul'un fethinin başladığı yer" olarak bilinen Sultanbeyli'deki Aydos Kalesi, gelecek yıl tamamlanması planlanan restorasyonun ardından turizme kazandırılacak.

    Doğu Roma İmparatorluğu döneminde 11 ve 12. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Aydos Kalesi, stratejik konumu sayesinde önemli bir işlev gördü. Osmanlı Padişahı Orhan Gazi, kalenin alınması için Abdurrahman Gazi, Akça Koca ve Konur Alp'i görevlendirdi. Önce Samandıra kalesini ele geçiren Osmanlı kuvvetleri, daha sonra Aydos Kalesi'ni kuşattı.

    Kalenin fethine ilişkin Osmanlı tarihçisi Aşık Paşazade'nin aktardığı aşk hikayesi şöyle:

    "Kale tekfurunun adı verilmeyen kızı, rüyasında bir çukura düşmüşken kendisini kurtaran bir genç görür. Ona aşık olur. Yerleşimi kuşatan Osmanlı askerlerinin başında Abdurrahman Gazi'nin yüzünü görünce rüyasındaki kahraman olduğunu hatırlar ve kaleyi onlara teslim edeceğini bildiren bir notla birlikte askerlere bir taş atar. Kaleyi kuşatan askerlerin başında olan Abdurrahman Gazi'ye sahte bir geri çekilme yapmalarını, sonra gece bir baskın ile geri gelmelerini, kendisinin onları içeri alacağını söyler. Bunun üzerine Osmanlı ordusu geri çekiliyormuş izlenimi yaratarak uzaklaşır. Kaledekiler de Osmanlı askerlerinin kaçtığını düşünür. Gece tekrar dönen Osmanlı ordusu Komutanı Abdurrahman Gazi, tekfurun kızı tarafından içeri alınır, daha sonra kale kapıları açılarak Osmanlı askerleri kaleyi ele geçirir. Tekfur kızı ile Osmanlı Komutanı Abdurrahman Gazi arasında geçen bu aşk daha sonra mutlu bir şekilde sonlanır ve bir de çocukları olur."

    [​IMG]

    Bu şekilde kaleyi bütün zenginlikleriyle ele geçiren Osmanlılar, 1328'den itibaren bölgenin de hakimi oldu. Abdurrahman Gazi de "Aydos Fatihi" olarak anılmaya başlandı.

    İzmit'in fethinden sonra çok beğendiği bu şehre yerleşen Orhan Gazi'nin Aydos Kalesi'ni ihtiyaç kalmadığı için yıktırdı.

    - Restorasyon 4 yıl önce başladı

    Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık'ın "İstanbul'un fethinin başladığı yer." olarak tanımladığı Aydos Kalesi, Sultanbeyli Belediye Başkanlığı'nın öncülüğünde 4 yıl önce restore edilmeye başlandı.

    İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İstanbul Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, 5 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 1 numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nca yürütülen restorasyon çalışmalarının, 2018 yılında tamamlanması hedefleniyor.

    Sultanbeyli Belediye Başkanı Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bulunduğu ormana ve tepeye adını veren Aydos Kalesi'nin restorasyonu kapsamında, sur duvarlarının onarıldığını, kazı çalışmasının yüzde 90'ının tamamlandığını söyledi.

    Sur içerisinde yapılan arkeolojik kazılarda açığa çıkan mimari yapıların projelendirilerek onarıldığını anlatan Keskin, kazı sonucu açığa çıkan mimari yapıların yarısının elden geçirildiğini kaydetti.

    - "Uluslararası kültür turizminin cazibe bir noktası haline geleceğiz"

    Aydos Kalesi ziyaretçilere açıldıktan sonra Sultanbeyli'nin daha da gelişmiş bir ilçe olacağını vurgulayan Keskin, "Bu noktada sadece Türkiye geneli değil, uluslararası kültür turizminin cazibe bir noktası haline geleceğiz. Kültür ve tarih anlamında daha fazla ziyaretçiye kavuşacak, hem ekonomik hem de kültürel hareketlilik yaşanacak. Proje tamamlandığında yerli ve yabancı turistlerin ziyaretiyle Sultanbeyli'nin adını daha çok duyacağız." diye konuştu.

    [​IMG]

    Keskin, Aydos Kalesi'nin ilçesinin önemli bir tarihi eseri olduğunu ifade ederek, şunları anlattı:

    "Mevcut durumda kale ve çevresiyle ilgili çevre düzenleme çalışmaları yürütülmektedir. Orman kanunu ve ilgili mevzuat, Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat sınırları kapsamında, koruma kullanma ilkesi benimsenerek, 1. derece arkeolojik ve doğal sit olma özelliği dikkate alınarak Aydos Kalesi ve çevresi B tipi mesire yeri olarak planlanıyor. Kaleden çıkarılan eserler, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'nce kayıt altına alınarak, kurum deposunda muhafaza ediliyor. 27 Kasım'da İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünde Aydos Kalesi ve Arkeolojik Kazıları semineri yapıldı, 'Aydos Kalesi Bulguları' sergisinde çıkan eserler sergilendi. Aydos Kalesi'nin turizme açılması projesi kapsamında gerekli izinler alınarak alanda küçük bir müze oluşturulmasını da planlıyoruz."


    AA Lale Bildirici
     
  5. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    995
    Beğenilen Mesajlar:
    132
    Aydos Kazılarında Ortaya Çıkan Eserler ve Son Durum

    İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Rahmi Asal, yapılan restorasyon çalışmaları ve ortaya çıkan eserleri anlattı.

    Bizan2010 yılında başlayan arkeoloji kazı çalışmalarında 27 bin metrekarelik alandan henüz sadece 4 bin 875 metrekarelik alanda kazı yapılabildi.

    İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Rahmi Asal, yapılan restorasyon çalışmaları ve ortaya çıkan eserleri anlattı.

    ‘KALE İÇİNDE MANASTIR KİLİSE ORTAYA ÇIKTI’

    Aydos Kalesi’ndeki kazı çalışmasının 7 yıl önce İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan ile başladığını anlatan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Rahmi Asal,, “Kale, bitki örtüsüyle tamamen kapanmış durumdaydı. Önce iç ve dış surları belirgin hale getirdik. Kale içinde yaşayan insanların su ihtiyacını karşılayan 2 adet su sarnıcı ve yerleşim yerlerine su taşınmasını sağlayan kanalları ortaya çıkardık. Su sistemlerinin tümü, kalenin diğer yapılarında olduğu gibi ana kayaya oturtularak yapılmış” dedi.

    Bitki örtüsü kaldırıldığında kilise temelini fark ettiklerini söyleyen Asal, kazılar sonrasında 3 nefli kilise ve bitişiğinde başka yapıların da bulunduğu bir yapının ortaya çıktığını kaydetti.

    Asal, şöyle devam etti: “Yapı, kalenin en üst noktasında, orta bölümde, doğu-batı doğrultulu, yerel taş ve yassı tuğla örgülü, horasan harç bağlayıcılı 20x13.50 metre boyutlarında bir kiliseydi. Doğu uçtaki küçük odaların kalıntılarını bulduk. Bu küçük mekanlar, ayinlerle ilgili objelerin muhafaza edildiği odalar olarak biliniyor. Kilisenin kuzey bitişiğine daha sonra 10x5 metre boyutunda bir mekân daha eklendiği anlaşıldı.”

    11. yüzyılda inşa edilen kale, 7 yıllık çalışma ile turizme sunulacak hale getirildi

    [​IMG]
    Aydos Kalesi’nin içinde yapılan kazılarla ortaya çıkarılan kilisenin duvarları

    Asal, şu bilgileri verdi: “Kalenin doğu kısmında horasan harcıyla yapılmış 3 odacık tespit edildi. Bizans döneminde silo olarak kullanıldığı belirlenen dikdörtgen planlı odacıklarda, yoğun miktarda karbonlaşmış buğday ve baklagil kalıntısı bulundu. Buluntular, bize o dönemin beslenme alışkanlığını da gösterecek. Bunlar analiz edilecek.”

    [​IMG]
    Kalede bulunan aziz tasvirli röliker şeklinde ‘tören haçı’

    ‘AYDOS KALESİNİN 3 KAPISI VAR’

    İç surun güneyinde, doğusunda ve batısında olmak üzere toplam 3 kapı bulunduğunu da belirten Asal, “Güneydoğudaki kapı daha özenli olarak inşa edildiği için buranın ana kapı olduğu izlenimi doğdu. Kalede, güneydoğu-kuzeybatı doğrultulu bir mezar da ortaya çıkartıldı. Basit gömü şeklinde yapılan mezarda, sırtüstü yatırılmış olan iskeletin kafasının her iki yanının büyük taşlarla desteklendiği görüldü. Bu tür gömü şekillerine, Pendik höyük kazılarındaki Bizans dönemi mezarlarda da rastlandı. Antropolojik incelemede, mezarın yaklaşık 20-29 yaşları arasında bir kadına ait olduğu tespit edildi” ifadesini kullandı.

    Asal, şöyle devam etti: “Kazı çalışmalarında çok sayıda küçük buluntu elde edildi. Kalenin yapım ve kullanım dönemi 11-14. yüzyıllar arasında olsa da Erken Bizans dönemine ait devşirme mermer mimari parçalar ile damgalı tuğla parçaları da bulundu. Küçük buluntuların çoğu 13-14. yüzyıllara ait sırlı, sırsız kap ve kap parçalarından oluştu. Üzerinde aziz büstleri betimlenmiş bronz haç biçimli röliker ve 11-13. yüzyıllara tarihlendirilen demir anahtar, önemli buluntular arasında yer aldı.”

    ‘KALE TURİZME KAZANDIRILACAK’

    [​IMG]
    Kalede bulunan 11-14. Yüzyıla ait tarihi eserler

    Arkeoloji Kazılarında, 11-14. yüzyıllardan kalan bronz sikke ile 4 adet 1226-1270 yıllarına tarihlenen Fransa Krallığı’na ait billion (gümüş-bronz alaşımı) sikke elde edildiği de öğrenildi. Sikkelerden birinin Fransa Kralı IX. Louis’ye (1226-1270) ait olduğu anlaşıldı. Sikkelerin tarihlerinin İstanbul’un Latinler tarafından işgal (1204-1261) tarihi içinde yer alması, bu eserlerin kaleye Latinler tarafından getirildiği ve kalenin Latinler tarafından işgale uğradığına işaret ediyor.

    [​IMG]

    Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin, sur duvarlarının onarıldığını ifade ederek, “Aydos Kalesi’nin turizme açılması projesi kapsamında gerekli izinler alınarak alanda küçük bir müze oluşturulmasını da planlıyoruz” diye konuştu.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş