Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Asya Hunların da Kültür ve Medeniyet

Konu, 'Türk Kültür ve Medeniyeti' kısmında Gökbörü tarafından paylaşıldı.

  1. Gökbörü

    Gökbörü Genel Yetkili
    Yetkili Kişi ☾ ✯ Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    18
    Beğenilen Mesajlar:
    16
    Bozkır bölgesinin tarıma elverişli alanları kısıtlı olsa da Çin kaynaklarında Hun buğdayı ve Hun fasulyesinden bahsedilir. Aynı zamanda Hunların darı ekimi yaptığı da görülmektedir. Hunların zamanına ait Altay bölgesinde su kanalı vardır. Yine Hun dönemine ait saban demirleri, oraklar ve değirmen taşları bulunmuştur. Ülke geneline bakıldığında tarıma önem verildiği pek söylenemez.
    Hun ekonomisin temelini hayvancılık oluşturmaktadır. Fazla miktarda üretilen eti Türkler konserve yapardı ki daha uzun süre dayanabilsin. Yapılan bu konservelerde üstelik Çin’e ihraç edilirdi.
    Maden işlemede usta olduklarını günümüzde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan ev ve süs eşyaları göstermektedir. Aynı zamanda mükemmel savaş aletleri yaparlar ve bunları değerli taşlarla süslerlerdi. Taşınabilir malzemelerde Hayvan Üslubu işlemesi yaparlardı. Dokumacılıkta önemli bir yere sahipti. Marangoz işinde de iyi olduklarını söyleyebiliriz. Marangozlar masa, sandalye, koltuk ve dolap yaparlardı. Aynı zamanda karyola ve perde kullanıyorlardı. Çinliler bu ev eşyasının çoğunu Hunlardan öğrenmiştir.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hunlara ait ordu-kent tarzında şehirlerden Çin kaynaklarında bahsedilse de bunların yapıları hakkında bilgi yoktur. Çadır bozkırda bir yaşam biçimdir diyebiliriz. Zaten Hun mimarisi deyince ilk akla gelen çadır ve kurganlardır. Hunlar kışın barınmak için kerpiçten evler yapmıştır. Güney Sibirya’da Yenisey Irmağı bölgesinde ahşap konutlarda inşa etmişlerdir.

    Hunlarda on iki hayvan takvimini kullanırdı. Senin belirli günlerinde ata mağaralarına giderler ve atalarına saygı gösterirdi. Hunlarda en önemli müzik aleti Çinlilerin Hsiou-pu dedikleri kopuzdur. Saz şairleri tarafından destanlar, aşk şarkıları, acı tatlı hatıralar söylenirdi. Mızıka ve bando türü şeylerinde var olduğu bilinmektedir.

    Hun hükümdarları birden fazla kadınla evlense de toplumun diğer erkekleri tek kadınla evlenirdi. Baba öldüğünde dul kalan üvey anne veya yenge ile evlenme olayı vardır. Bu daha çok baba ölünce başsız kalan aileyi tek çatı altında toplama geleneğidir. Sağ kalan eşin kendi soyuna dönerek mal bölünmesini ve iş gücünün de eksilmesi önlemek istenmiştir. Diğer taraftan da dul kalan kadınların bu sayede korunmasız kalmadığı unutulmamalıdır.

    Hunlara ait bir yazı bulunmasa da Çin kaynaklarında kayıt tutulmuş Hun diline ait bazı sözler vardır. Sözel kültürün ve edebiyatın geliştiğini söyleyebiliriz.

    Çin kaynaklarına göre Hunların inanç sistemini şu üç noktada toplanıyordu:

    1) Tabiat güçlerine inanma 2) Atalar kültü 3) Gök Tanrı dini

    Hunların inanç sistemi bozkırda doğan ilk inanç sistemi olduğu da söylenir. Ölüm halinde yas törenleri yapılırdı. Hunlarda ölüler silahları kıymetli eşyaları tam teçhizatlı atları ile kadınlar ise mücevherleri ile gömülürdü. Ölülerini kurgan adı verdikleri mezara gömerlerdi. Hun hükümdarları savaş kazandıkları zaman el açıp Gök Tanrıya dua etmişlerdir. Gök Tanrı yanında güneşe yıldızlara ve aya da saygı gösterirlerdi.

    Hunlarda ordu millet anlayışı vardı. Askerlerinin beslenme ihtiyacını konserve etlerle karşılıyordu. Hun ordusu etkili silahlar ile donatılmıştı. Çift kavisli yaylar, ıslıklı oklar, çengelli temrenler ön plana çıkan silahlardır. Miğfer giyen, kendileri ve atlarını için zırh kullanırlardı.

    [​IMG]

    Hunlar doludizgin giden at üstünden dört bir yana ok atmada usta idiler. Ata iyi binmeleri sebebiyle manevra kabiliyetleri yüksek olan Hunlar uzaktan savaşmayı tercih ederlerdi. Yakın muhaberede kargı, kalkan, mızrak, süngü ve kılıç kullanırlardı. Hunların savaş zamanlarında yağmur yağmasından çekinirlerdi. Yağmur yağması ile yaylar gevşer ve işlemez hale geliyordu. Savaşta ölen Hunların cesetleri düşman elinde bırakılmamaya çalışılırdı.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  2. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık kardeşim.Orta Asya'nın altında eminim çok büyük medeniyetlerin hazineleri yatmakta.Zor iklim şartları yüzünden toprağın altında ve üstünde kaybolmaları çok uzun sürmediğini düşünüyorum.Araştırmayı düşündüğüm bir mevzu daha var sanırım Hunlara ait bir olguydu.Dokunacılıkta çok gelişmiş oldukları hatta ki farklı bir dokuma tekniği ile dünyanın ilk Çelik yeleğini üretmişlerdi diye hatırlıyorum.zırhın altına giyilen bir çeşit gömlek. Oklar zırhı delse bile içlerine giydikleri yelek okun tamamen girmesini engelleyebiliyormuş.konuya çok vakıf Değilim ama araştırma aşamasında olan bir durum yeri gelince ilave ederiz gerekirse.
     
    Akçakoca bunu beğendi.
  3. Akçakoca

    Misafir

    Bahsettiğinize benzer bir sistem günümüzün modern çelik yeleklerinde de kullanılmakta bor karpit karışımı ve seramik merminin gücünü emerken kevlar denilen madde (sizin bahsettiğinize benzer bir tür kumaş) merminin içeri geçmesini önlüyor.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  4. Konur Alp

    Konur Alp
    Üye

    Kayıt:
    22 Nisan 2016
    Mesajlar:
    3
    Beğenilen Mesajlar:
    1
    Evet kevlar bir çeşit kumaşa benzer maddedir. Mesela bu videoda sadece kevlar kullanılmıştır.

     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  5. Karatekin Bey

    Karatekin Bey ★★★★★
    Platin Üye Üye

    Kayıt:
    4 Nisan 2016
    Mesajlar:
    153
    Beğenilen Mesajlar:
    38
    Bilgilendirme için teşekkürler arkadaşlar.Bunu ilk yapılışı sanırım Hunlara aitti, teknoloji ve zamanın ilerlemesiyle günümüze uyarlanmış hali bu olsa gerek.Yani Türk milletinin dünya uygarlığına bir armanı daha diyebiliriz.
     
  6. Gökbörü

    Gökbörü Genel Yetkili
    Yetkili Kişi ☾ ✯ Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    18
    Beğenilen Mesajlar:
    16
    Bende öyle düşünüyorum. Türk kadınlarının Kurtuluş Savaşı yıllarında kocalarına ördükleri sık dokuma kıyafetler de kurşunun etkisini azalttığı yönünde bilgiler de mevcut yani zamanın çelik yelekleri gibi düşünülebilir. Eğer bunu bilerek yaptılarsa büyük bir kültürel miras da var işin ucunda.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş