18 Mart Çanakkale Zaferi Ve Şehitleri Anma Günü

Kappadox

★★★
Gümüş Üye
Üye
#1
18 Mart 1915 sabahı Çanakkale Boğazı’nın mavi sularında azametli bir müttefik filosu Marmara’ya doğru seyretmeye başlamıştı. Bu, döneminin en donanımlı deniz kuvvetlerinden biriydi.


Çanakkale sularında seyreden bu deniz armadasının sahibi, o devrin büyük siyasi gücü İngiltere ile ona yakın bir gücü temsil eden Fransa idi. Bu bir koalisyon gücü idi. İngiliz askerî gücü, bütün okyanuslarda ve denizlerde hâkimdi. Diğer dünya güçlerini yenmiş, üstünlüğünü kabul ettirmişti. Çanakkale Boğazında seyreden gemiler, bu yüzden kendilerinden emin ve büyük bir mağruriyetle yol alıyorlardı. Hedef İstanbul’du. Yani dünyanın kıdemli devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentiydi. İngilizler ve Fransızlar, I. Dünya Harbine karşı cepheden girmiş bu devleti cezalandırmak ve en kısa yoldan işini bitirmek istiyorlardı. Bir taraftan da esas rakipleri olan Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarını da güneyden kuşatmış olacaklardı.

Boğazdaki donanma kendinden emindi. Müttefiklerin zaferden hiç şüpheleri yoktu. Londra gazetelerine göre “İstanbul yakında çöplüğe dönecekti”. Aslında dünyanın geri kalanı da Osmanlı Devletinin sonunu görme kanaatiyle acıyarak bakıyordu.
Ancak! Beklenen olmadı. 18 Mart 1915 günü boğazın dar mevzilerinde patlayan Türk topları, beklenenin tam tersine bir gelişmeyi adeta bütün dünyaya haykırıyordu. Yenilmez denilen müttefik donanması, Mehmet‘çiğin imanlı göğsüne çarpmıştı. Arkasından deniz içinde hasmını bekleyen Nusrat’ın döktüğü mayınlar da patlamak için sıraya girmişler, beklenen vazifelerini bihakkın yerine getirmişlerdi. Tam altı saat gibi kısa bir zamanda bileği bükülmez armadadan sekizi devre dışı kalmıştı.

Sonuç
Mehmet’çik için büyük bir zafer
Müttefikler için büyük bir hüsran
Dünya için büyük bir sürprizdi
Çanakkale Zaferi’nin 102. yıl dönümünü kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere ebediyete intikal eden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

Türk Tarih Kurumu Başkanı
Prof. Dr. Refik Turan
 

Kappadox

★★★
Gümüş Üye
Üye
#2
  • “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.” M. Kemal ATATÜRK

  • “Çanakkale Savaşları, Avusturalya ordusunun gelişimine birçok etkide bulunmuştur. İlk olarak Avusturalya ordusu kuvvetlerinin bir yabancı tarafından değil, bir Avusturalyalı subay tarafından idare edilmesini temin edecek bir uygulamaya başlanmıştır. Ve Çanakkale olayları, bu uygulamayı başlattı.” Avustralyalı Yarbay D. M. HORNER

  • “… Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda haiz bulunduğu evsafın bidayette layikiyle takdir edilmemiş olması, Ingilizler için felaket olmuştur…. Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu, Ingilizler kendileriyle dövüştükten sonra bittecrübe anlamışlardır.”Ingiliz Generali Oglander

  • “Harpte iki meş’um (uğursuz) şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körükörüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız.” İngiliz Başbakanı Asquith

  • “Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu.” Robert Rhodes James

  • “Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarının başlangıcı ve ilk örneğidir.” Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo MIKI

  • “Avrupa diplomasisinin çıkmazlarında ihtiyatla yolunu arayan ve Avrupa devletleri’nin birbirine düşmüş meclislerinde kendi lehinde fırsatlar kollamaya çalışan ürkek ve tereddütler içindeki Osmanlı, artık yerini, dimdik adeta mağrur ve kendine güvenen, kendi hayatını yaşamaya azmetmiş, Hristiyan düşmanlarına tam bir istihfafla bakan şahsiyete bırakmıştı.” Alan Moorhead

  • “Çanakkale fecayi’ine (çok acıklı olaylarına) ait mesuliyetin, her iki taraftan hangisine ait ve raci olduğu keyfiyeti henüz tahakkuk edemediyse de, bahri hücumun (deniz hücumu) altında mündemiç (saklı) olan hakayik (gerçekler), o kadar basittir ki, bu hususta en müptedi (ilkel) olanlar bile bunu anlarlar. Biz en müşkülü’l-icra (yapılması zor) harekete tasaddi ettik (başladık) ve esas noktalara dair maluunatı sahiha (gerçek bilgiler) elde etmeden evvel mutadımız (adetimiz) olduğu üzere, düşmanı hakir (küçük) görerek, böyle bir külfetli işe sarıldık. Neticedeyse, herkesin kabul ve itiraf edeceği bir hezimete, mağlubiyete uğradık ki, bunun izin, hiçte şikayete hakkımız yoktur. 18 Martta mağlup olduk. Bu bapta tevile felana (başka anlam vermeye falan) hacet yoktur.” İngiliz Yazar Ellis Ashmit BARTLETT

  • “Müttefiklerin gayreti kalmamıştır. Türkiye insan menbalarını (kaynaklarını) sarf ederek bitab (bitkin) kalmış, müttefikler, hissolunur derecede zayıflamamışlardır. Fakat Çanakkale Muharebesi’nin Rusya’nın akibeti ve Balkanlar’daki tesiriyle Türkler müteselli olabilirler.” Larşer

  • “Çanakkale Müharebelerinde Türk ordusunun başında daha başlangıçtan itibaren orayı, üç kez ve yalnız kendi inisiyatifiyle kurtarmış olan Türk Başbuğu (Atatürk) bulunmuş olsaydı, bu gün tarih, bir Çanakkale Savaşı yerine, karaya ayak basmasıyla beraber, akim kalan bir Çanakkale teşebbüsünden bahsederdi.” M. Şevki YAZMAN

  • “Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu.” Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. PHİLLIPS

  • “Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir.” Churchill
 

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#3
Bu şanlı tarihe bir yenisi daha eklendi. 18 Mart artık Afrin'in TSK tarafından temizlenme günü olarak da tarihe geçti.