Geçmişten Günümüze Astronomi

Astronomi, insanlık tarihi boyunca neredeyse tüm uygarlıklar tarafından kullanılmıştır. Eski zamanlardaki antik uygarlıkların gökyüzüne olan merakı astronomi bilimini şekillenmiştir. Astronomi bilimi, güncel ve popüler bir bilim olarak diğer bilim dalları arasında kendisine yer bulmaktadır. Bu yazımızda Astronomi nedir, antik toplumlarda ve günümüzde önemi nedir gibi soruların cevaplarını bulmaya çalışacağız.

Astronomi Nedir?

Astronomi Gökbilim manasına gelmektedir. Sınırlarını keşfedemediğimiz sonsuz uzay içerisindeki gezegenler, yıldızlar, galaksiler,  göktaşları ve buna benzer diğer gök cisimlerinin yapısını, özelliklerini, kendi aralarındaki ve uzay içindeki hareketlerini inceleyen bilim dalıdır.

Çalışma alanı olarak dünya atmosferi dışındaki alan gösterilebilir. Tüm göksel varlıklar ve maddeleri, onların fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerinde araştırma yapar.

NASA’ya göre astronomi “gezegenler, yıldızlar ve uzay çalışmaları” şeklinde kısaca tanımlanmıştır.

TDK’ya göre astronomi, gök bilimi şeklinde tanımlanmıştır.

Astronomi kelimesinin kökenine bakacak olursak, Yunanca astron (άστρον -yıldız) ve nomos (νόμος-yasa) sözcüklerinden türetilmiştir. Bu anlamıyla “Yıldızların Yasası” demektir.

Mezopotamya Uygarlıklarında Astronomi

Mezopotamya uygarlıkları olan Babil, Asur ve Sümerler yaşadıkları dönemlerde Astronominin temellerini atmışlardır.

Irak’ta bulunan Sümer Zigguratı

Bu uygarlıklar arasından özellikle Sümerler, dini inançlarının da etkisi ile astronomide oldukça ileri gitmişlerdir. Dini yapıları olan Ziggurat aynı zamanda yıldızların izlendiği bir gözlem evi şeklinde kullanılmaktaydı.

Mezopotamya’da Babil uygarlığına ait matematik ve astronomik bilgiler içeren tabletler bulunmuştur. Bu tabletlerde Venüs ile ilgili bilgiler bulunmaktadır.

Asur uygarlığında göksel işaretlere dayanan kehanetler oldukça önemliydi. Günümüzde biz bu işleve astroloji adını veriyoruz. Astroloji o kadar önemli bir konumda yer alıyordu ki hem kralın hem de devlet adına alınacak kararların belirleyicisi oluyordu.

Halley kuyruklu yıldızıyla alakalı MÖ 164 yılında yazılmış bir Babil tableti.

Özetle, aynı bölgede hüküm sürmüş bu uygarlıklar gerek yaşantıları gerekse dini inanışları ile birbirlerini etkilemişlerdir. Gökyüzü inancın ana unsuru sayılmış ve güneş, ay, yıldızlar gibi gökcisimleri detaylı olarak incelenmiştir.

Orta Asya ve Çin Uygarlıklarında Astronomi

Orta Asya toplulukları da diğer uygarlıklar gibi astronomi ile oldukça yakından ilgileniyordu. Eski Türklerdeki Gök Tanrı inancı gibi birçok olgu bize astronomi hakkında çok şey bildiklerini gösteriyor. Özellikle 12 hayvanlı takvim ve evren konusundaki tasvirler çocuklara verilen isimler bunun göstergesidir. Başka bir yazımızda bu konuya detaylı bir şekilde değineceğiz.

Orta Asya halkları tarafından kullanılan şaman davulu üzerinde hayat ağacı ve gezegenler, yıldızlar ve ay

Çin uygarlığında astronomi ile ilgili birçok kayda rastlanmaktadır. Bunlardan en önemlileri MÖ 1400’lerde meydana gelen tutulma  ve insanlar tarafından ilk tespit edilen süper nova olan Yengeç Nebulası 1054 yılında Çin’de gözlemlenmesine dair kayıtlardır. Ayrıca ilk yıldız kataloğu da Çinliler tarafından oluşturulmuştur.

Antik Yunan Uygarlığında Astronomi

Antik Yunan uygarlığında astronomi matematiğin alt dallarından biri olarak görüldü. Antik Yunan’da gelişen özgür düşünce ortamı, bilim tarihi için çok önemli olan Tales, Demokritos ve Öklit gibi matematikçi ve aynı zamanda astronomların yetişmesine neden oldu.

Yıldızların konumlarını hesaplamak için yapılan Antikythera düzeneği

MÖ 100-200 yıllında yaşadığı bilinen Aristachus Dünyanın kendi etrafında döndüğünü söylemiştir. Ayrıca hala tartışmalı bir konu olan ve üzerinde araştırmalar yapılan Antikythera düzeneği yunan medeniyetine ait olarak kabul edilir. Antik Yunan’da gelişen dünya ve evrene ait önermeler modern dünyadaki astronominin temel dayanakları olmuştur.

Mısır Medeniyetinde Astronomi

Antik Mısır’da iklim koşulları nedeniyle tarımsal üretim çok önemli bir yer tutuyordu. Özellikle Nil nehrinin taşma zamanlarının hesaplanması gibi süreçler astronomi ve geometri bilgisini zorunlu kılmıştı. Antik Mısır’ın dünya tarihine en büyük katkısı da gümümüzde kullandığımız güneş takviminin temellerini oluşturmuş olmalarıdır. Ayın hareketleri, dünyanın güneş etrafındaki hareketlerini hesaplayıp 1 yılı 360 gün olarak bulmuşlardır.

Nut, Antik Mısırın Galaktik Tanrısı, burada açıkça dünyanın üzerindeki yıldızlar görülüyor.

Mısırlılar dinlerinin bir gereği olarak evreni ve yıldızları incelemişlerdir. Din adamları göksel olayları yorumlamak için gezegenlerin konum ve parlaklıklarını kullanıyordu. Özellikle Gize platosundaki 3 büyük piramidin yerleşimi incelendiğinde Orion takımyıldızı ile uyumlu bir şekilde yerleştirildiği görülmektedir.

Mısır Piramitlerinin Dizilimi ve Orion Takım yıldızına oranlaması (Orion Belt)

Maya ve Aztek Medeniyetlerinde Astronomi

Amerika kıtasındaki Aztek ve Maya Medeniyetleri özellikle takvim ve astronomi hakkında bildikleri ile birçok uygarlık arasından öne çıkmayı başarmışlardır. Mayalar kendilerine has 2 farklı takvim kullanmışlardır. Bu takvimlerden biri uzun döngüyü temsil ederken diğeri ise kısa döngüyü temsil etmektedir. Mayalar yaptıkları dini ve idari binalar olan piramitlerini aynı zamanda bir gözlem evi şeklide kullanıyorlardı.

Chichen Itza, Meksika’da bulunan El Caracol gözlemevi.

Mayalar güneş ve ay tutulmalarını, ayın evrelerini biliyorlar ve ekinoks zamanlarını hesaplayabiliyorlardı. Bazı araştırmacılar Mayaların astronomideki ileri seviyesini ispatlamak için Mayaların Uranüs ve Neptün gibi gezegenleri bildiklerini iddia etmektedir. Aynı dönemde yaşayan hiçbir uygarlık bu gezegenlerin varlığından haberdar değildi.

Mayalar tarafından oluşturulan takvim

Günümüzde Astronominin Önemi

Günümüzde astronomi bilimi, çok farklı yerde karşımıza çıkmaktadır. Çeşitli gök cisimlerinin anlık durumlarına göre çeşitli olayların incelenmesinde kullanılan bu çalışma alanı, aslında tarihsel bir süreç içerisinde giderek gelişim göstermiştir. Antik devirlerden beri insanların uzay olaylarına olan merakından beslenmekte olan bu alan, ülkemizde de çeşitli birlim insanları tarafından incelenmektedir. Uzayın bilinmeyen derinliklerine olan insan merakını büyük ölçüde gidermekte olan bu bilim dalı, astronom isimi verilen bilim adamları tarafından detaylıca incelenmekte ve bu alandaki bilimsel bilgiler de halka sunulmaktadır. Oldukça çeşitli ve farklı teknik özellikleri de olan söz konusu bilim dalı, NASA başta olmak üzere çeşitli profesyonel kurumlar tarafından incelenmektedir.

Dünya genelinde bilimsel çalışmalara ağırlık veren ve keşiflerde bulunan toplumlar daha yüksek refah seviyesine ulaşmaktadır. Çok geniş bir inceleme alanına sahip astronomi bilimi de bu pastada çok büyük bir paya sahiptir. Günümüzde kullandığımız cep telefonlarından internete birçok teknolojinin alt yapısı uzaya gönderilen uydular tarafından sağlanmaktır.

Ekonomik pastanın bir başka ayağı ise günümüzde yeni bir kavram olarak ortaya çıkan uzay madenciliğidir. Gerek ay, gerekse asteroitlerde bulunan kıymetli madenlerin çıkartılması ve bulunması için çalışmalar yapılmaktadır. Yine bu gelişmeleri takip etmeyen toplumların bilim ve refah seviyesi olarak geride kalacağı aşikârdır.

Astronominin önemini vurgulayacak başka bir konu iste dünyamızın kaynaklarını hızı bir şekilde tüketiyor olmamızdır. Yakın bir gelecekte, küresel ısınma, hızlı nüfus artışı, savaşlar, çevre felaketi gibi nedenlerle dünya yaşanmaz bir yer olacak. Astronomi bu bağlamda yeni dünyaların keşfedilmesinde ön saflarda yer almaktadır. Ayrıca yok olmuş gezegenlerin projeksiyonları ile elimizdekinin kıymetini bilmemizi de sağlamaktadır.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın