Amida Höyük’te Isıtma Sistemi Bulundu

Diyarbakır Amida Höyük’teki arkeolojik kazılarda 1800 senelik olduğu değerlendirilen su kanalları ve kalorifer sistemi tespit edildi.
Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular ve Artukluların da aralarında yer aldığı pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Amida Höyük’te, Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Dicle Üniversitesi (DÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız başkanlığında sürdürülen kazı çalışmaları devam ediyor.

Amida Höyük genel görünüm

Ünlü İslam alimi El Cezeri’nin bilimsel çalışmalarını yürütmüş olduğu alanda 12 kişilik daimi ve 10 kişilik gönüllü ekiple yürütülen kazıda, 1800 senelik olduğu değerlendirilen su kanalları ve kalorifer sistemi tespit edildi.
Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, Amida Höyük’ün hem Diyarbakır hem de Mezopotamya’nın kalbi olduğunu ifade etti.
“O dönemin kalorifer sistemi diyebiliriz”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından dolayı az kişi ile çalıştıklarını anlatan Yıldız, bu seneki çalışmalarda özellikle divanhanenin doğu tarafında bulunan açmada güzel verilerin ortaya çıktığını kaydetti.

Amida Höyük kazı çalışmalarından bir fotoğraf

“Normalde Diyarbakır Amida Höyük içindeki gizli tünel hem kaçış tünelidir hem de su kaynağına açılan tüneldir. İçkale su kaynağı, Romalılar döneminde künklerle (pişmiş toprak ya da betondan imal edilen dairesel kesitli su borusu) tünelin içine alınmış. İşte o tünelin içindeki su hem Romalılar döneminde hem de daha sonra El Cezeri’nin geliştirmiş olduğu sistemle yukarı atılmış.” diyen Yıldız, yukarı atılan suyun havuza gidişini ve mekanlara dağıtımını sağlamayı başaran, Romalılar döneminde Milattan Sonra 200 senelerinde yapılan taş kanalların tespit edildiğini belirtti.

Yıldız, 1961-1962 senelerinde yapılan kazılarda hamam ortaya çıkartıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşte o hamamdaki sıcak su ile mekanların ısıtıldığına dair kanallar ortaya çıktı. Isı kaybını önlemek için bu sıcak su kanallarının kenarlarında tuğlalar kullanılmıştır. Diğer yerlere baktığımız zaman hamamdaki bu sıcak su pörenk (ağaç veya topraktan yapılmış su borusu) dediğimiz pişmiş toprak borularla mekanlara dağıtılırken Romalılar burda değişik bir düzeni uygulamışlar. Direkt kanallar vasıtası ile mekanlara dağıtmışlar. Bu çıkan sistem için o dönemin kalorifer sistemi diyebiliriz. Bölgede şimdiye kadar tespit edilen en erken tarihli ısıtma sistemidir.”

Surlarla beraber Amida Höyük

Kazdıkça tarih çıkıyor

Artuklu sarayının Roma sarayının üzerine inşa edildiğini belirten Yıldız, Artuklu döneminde sarayın mekanlarının kalker taşıyla döşendiğini, Roma dönemindeyse tuğla ile zeminin döşendiğini ifade etti.

Yıldız, “Tespit ettiğimiz hem ısıtma sistemi hem de temiz su kanalı tahminen 1800 senelik. Günümüzden 1800 sene önce Romalıların o günkü adı ile Amida olan Diyarbakır’a ve bölgeye hakim olunca hem bu sarayı hem de bu sistemi yaptıklarını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bölgenin Romalılar döneminde Mezopotamya, İslami dönemde ise Diyarbekir adı ile anıldığını anlatan Yıldız, Amida şehrinin bu eyaletin yönetim merkezi olduğunu, tüm bölgenin burdan yönetildiğini ifade etti.

Yıldız, kazı çalışmaları devam ettikçe tarihin ortaya çıktığına işaret ederek şöyle devam etti:

“Hem Mezopotamya bölgesi hem de daha sonraki adı ile Diyarbekir bölgesi, kurulmuş olduğu günden bu güne kesintisiz olarak yerleşimin devam ettiği dünyadaki ender kentlerden biri. Amida Höyük, günümüzden 8 000 sene önce yönetim merkezi olarak kurulmuş olan ve kesintisiz olarak bu güne kadar yönetim merkezinin devam ettiği yerdir. Burası kazıldıkça çok daha yeni verilerin, hem Diyarbakır’ın hem de bölgenin tarihini değiştirecek verilerin ortaya çıkacağını düşünüyoruz.”
Kazılar tamamlandıktan sonra Amida Höyük ve Artuklu Sarayı’nın, Diyarbakır’ın ve bölgenin önemli turizm merkezlerden biri olacağını belirten Yıldız, buranın hemde İçkale bölgesini izlemek için bir seyir terası konumunda olacağını söyledi.

Prof. Dr. Yıldız, kazı çalışmalarına destek olan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dicle Üniversitesi Rektörlüğü, Türk Tarih Kurumu Başkanlığı, Diyarbakır Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, İş-Kur İl Müdürlüğü ve Sur Kaymakamlığına teşekkür ederek verilen desteklerin artış göstermesi halinde kazıların beklenen tarihten daha erken bitmesinin sağlanacağını sözlerine ekledi.

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın