Duyuruyu Kapat
Hoş geldiniz Umarız hoş vakit geçirirsiniz. İyi Forumlar...

Türk Kültüründe Dede Korkut Hikayeleri ve Önemi

Konu, 'Türk Destanları ve Türk Mitolojisi' kısmında Orion tarafından paylaşıldı.

  1. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    [​IMG]
    Türk dil ve edebiyatının şaheserlerindendir ve anonim, destanî halk öykülerinden oluşmaktadır. 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısında adı ve kimliği belli olmayan büyük ihtimalle meraklı biri tarafından yazılı hale getirilerek kayıt altına alınmıştır.

    Kitabın orijinal adı "Kitab-ı Dede Korkut Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan" (Oğuzların Dili İle Dede Korkut Kitabı)'dır. Kitapta 1 ön söz ile 12 öykü yer almaktadır. Bu öykülerde yer yer masal ve destansı öğeler görülmektedir. Dil olarak nazım ve nesir karışık verilmiştir. Hikayelerin, büyük Türk destanlarının öyküleşmiş bir parçası olma olasılığı çok kuvvetlidir. Günümüze yakın dönemlerde yazıya geçirildiğinden masal ve destan öğeleri inanılmaz şekilde anlatılmıştır ve doğa dışı varlıklar, hadiseler kaybolmaya yüz tutmuş, destansı öyküler olmuştur. Yani doğal halinden günümüz gerçeğine yani daha ideal duruma gelmiştir. Lakin destansı özellikleri de tam anlamıyla yok olmamıştır.

    Hikayelerin yazarı belli değildir, daha doğrusu yazarı yoktur. Anonimdir, halk türküleri, masallar, atasözleri, maniler gibi tüm millete ait bir eserdir. Bu eserin bir şahsa ait bulunduğu söylemek hatalı bir yaklaşım olacaktır.

    Dede Korkut ön sözde, kendi kişiliğinden bahsedilen 12 öykünün sonucunda meydana çıkıp dua ve temenniler ile öyküyü bağlayan ihtiyar bir destan kahramandır. Bu öyküleri izah eden, bu destanı yazan birey gibi görünür; lakin yazar ya da şair olarak bu isimde gerçek bir birey bulunmamaktadır. Zaten ön sözle bahsedilen öyküler de görülen kişiliği ile dede korkut efsanevi bir bireydir. Dede Korkut Oğuzların Bayat boyundandır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) döneminde bir vakitte doğduğu ve masalları destanları da görülebilecek şekilde çok uzun yaşamış gösterilen, bilge bir birey olduğunu söylemek yanlış olmaz.

    Karakter olarak Dede Korkut Oğuzların akıl hocasıdır. Gelecekten ve görünmez şeylerden haber verir. Tanrı'dan gönül ve ilham gelir ve tanrı ne derse o olur. Keramet sahibidir ve ozanların başıdır. Yeni doğan çocuklara isim vermekle beraber, büyüklere de nasihat verir. İslamiyet evveli şamanlara, İslamiyet sonrası evliyalara benzetilebilecek bir din adamıdır. Dede Korkut öyküleri Doğu Anadolu ve Azerbeycan'da yaşam sürdüren Türklerin Müslüman Oğuz boylarının yaşayışlarını törelerini ve adet ve geleneklerini iç mücadeleleri ve bilhassa komşuları olan Hıristiyan Kafkas kavimlerine ve Trabzon Rumlarına karşı yaptıkları savaşlar ve mücadelelerden bahsedilir. Çok tanınan Tepegöz ve Deli Dumrul öyküsünün de görüldüğü gibi kimi zaman da doğaüstü güçlere karşı mücadele ederler.

    Çok temiz güzel ve akıcı bir Türkçesi bulunmaktadır. Anlatım açık sade durudur. Doğrudan doğruya şiir olan kısımları var olduğu gibi nesir kısımları da şiir gibi uyumlu ve akıcıdır. Son derece dinamik ve görkemli bir dili ve anlatımı bulunmaktadır. Bu yönü ile Türkçe'nin şaheserlerinden sayılmaktadır. Hikayelerde kahramanlık en büyük meziyet olarak anlatılır. Aileye, çoğalmaya, çocuğa ve çocuk terbiyesine, kadına büyük değer verilir ve saygı duyulur. Tüm öykülere içten bir dindarlık havası hakimdir, kahramanlar Tanrı ve peygamber adına mücadele ederler. Doğruluk, adalet, güzellik yüceltilen ve özendirilen değerlerin başında gelir. Misafirperverlik ve cömertlik her bireyin ortak özelliği olarak öne çıkar. Özellikle at, ağaç, su, yeşillik ve tümüyle doğa çok sevilmektedir. Türkiye Türklerin ataları olan Oğuz Boylarının her türlü adalet ve üstün vasıflarını, geleneklerini, meziyet ve erdemlerini çok canlı bir şekilde bu hikâyelerde görmemize imkân veren somut bir belge niteliğindedir.

    Günümüz Türkçesi ile bugünkü dilimize uyarlanmış biçimi ile de basımları bulunamaktadır. Bu kitabın tüm Türk çocuklarının seve seve okuyacağını ve Türk örf ve adetlerini öğreneceğini söylemek hatalı olmaz. 100 Temel eser olarak yabancıların kitaplarını ve hikayelerini okuttuğumuz çocuklarımıza tarihimizin parçası olan bu tarz kitapları da okutmakta fayda vardır.
     
    Karatekin Bey bunu beğendi.
  2. Kappadox

    Kappadox ★★★
    Gümüş Üye Bronz Üye Üye

    Kayıt:
    1 Nisan 2016
    Mesajlar:
    156
    Beğenilen Mesajlar:
    27
    Dede korkut hikayelerinin Vatikan nushaları olduğunu duyduğumda çok şaşırmıştım. Bu konuda detaylı bilgiye sahip olan var mı?
     
  3. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    Evet günümüze ulaşan iki yazılı nüshası vardır. Bunlardan bir tanesi Dresden nüshası diğeri ise Vatikan nüshasıdır. Almanya'nın Dresden ve Vatikan Arşivlerinde yer almalarından dolayı bu şekilde adlandırılmışlardır. Bu konuda tartışmalar haylice fazladır. Tartışmalar hangi yazmanın daha eski olduğu veya tam olduğu üzerine yoğunlaşmıştır. Bir kısım araştırmacı Vatikan nüshasının daha eski olduğunu söylerken, bazıları da Vatikan nüshanın eksik ve yanlışlarla dolu olduğunu belirtmişlerdir.
     
  4. Orion

    Orion Site Başkanı
    Yetkili Kişi

    Kayıt:
    26 Mart 2016
    Mesajlar:
    863
    Beğenilen Mesajlar:
    122
    İnsan araştırdıkça daha fazla öğreniyor. Dersen Nüshasında 12 Hikaye anlatılırken ve Vatikan Nüshasında 6 Hikaye geçmektedir. Hikayer birbiri ile uyumlu ama anlatım farkı var diyebiliriz. Tüm hikayeleri bir başlık altında toplayıp paylaşmayı düşünüyorum.
     

Sayfayı Paylaş