Paleontoloji Sibirya'da Nesli Tükenmiş Mağara Aslanı Yavrusu Bulundu

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#1
Rusya’da, günümüzde nesli tükenmiş olan ve muhtemelen son buzul çağından kalma bir mağara aslanı yavrusunun donmuş kalıntıları bulundu.


Mağara aslanı yavrusu donarak günümüze kadar son derece iyi bir şekilde korunmuş.​

Yerel haberler, yaklaşık bir yaşındaki yavrunun, geçtiğimiz Eylül ayında Rusya’nın en kuzeydoğu bölgesi olan Yakutistan’da bölgede yaşayan bir sakin tarafından bulunduğunu bildirdi. Sibirya bölgesinde daha çok önce de binlerce yıl öncesinden donmuş hayvanlar ve başka tarihöncesi eserler bulunmuştu.

Bölgede kalıcı olarak donmuş haldeki toprak, mağara aslanı ve yünlü mamut gibi nesli tükenmiş hayvanları binlerce yıl boyunca koruyabilme özelliğine sahip.




Yeni bulunan yavru, Uyan ve Dina adı verilen iki diğer mağara aslanı yavrusundan sadece iki yıl sonra bulundu. 30.000 yıl öncesine tarihlenen Uyan ve Dina, günümüze kadar bu derece iyi korunabilen ilk mağara aslanlarıydı. Bu yavrular muhtemelen mağarada gerçekleşen büyük bir çöküş yüzünden ölmüştü.

Rusya’nın haber ajanslarına göre, henüz isim verilmeyen yeni bulunan yavru, Rusya Bilimler Akademisi’ne verildi. Burada, yeni yavruyu da, Uyan ve Dina’yı inceleyen paleontolog Albert Protopopov inceleyecek.


Yeni bulunan mağara aslanı yavrusu.​

2015 yılında bulunan ve henüz dişleri bile çıkmamış 2-3 haftalık yavru aslanların aksine, yeni yavru öldüğünde yaklaşık bir yaşındaydı. Dişleri çıkacak kadar büyük olduğu için, bilim insanları bu yavrunun kalıntılarını oldukça doğru bir şekilde tahmin edebilecek.


Çok az şey biliniyor
Mağara aslanlarının nesli kabaca 10.000 yıl önce tükenmişti. Bugüne kadar bilim insanları, kemik parçalarından ve izlerden yola çıkarak onlar hakkında çok az şey biliyordu.

Günümüz aslanının bir alt türü olan bu kediler, bazen bozkır aslanı olarak adlandırılıyor, çünkü bir dönem Avrupa bozkırlarında yaşıyorlardı.

Videoda da görüldüğü gibi, aslan yavrusunun kalıntıları oldukça iyi durumda. Yaklaşık bir insan önkolunun boyutlarındaki yavru, sertleşmiş ve grileşmiş, ancak pençeleri hala net bir şekilde görülebiliyor. Hayvanın tüyleri öbek öbek vücudundan çıkmış bir şekilde görülüyor. En çarpıcı olan ise yavrunun yüzü.

Yavrunun dişi mi yoksa erkek mi olduğunu anlamak için ilerde yeni analizler yapılacak.


Geçiğimiz yıllarda yine Sibirya’da bulunan nesli tükenmiş mağara aslanlarından biri.​

Klonlama ihtimali
Yeni yavrunun durumu, kalıntıların klonlama için kullanılabileceği yönündeki umutları artırıyor. 2016 yılında Kore ve Rusya’dan bilim insanları bir mağara aslan yavrusu klonlamaya çalışacaklarını söylemişti. Ancak nesli tükenmiş hayvanları hayata geri döndürmek, bilimsel topluluklar arasında tartışmalarla dolu bir konu.

2013 yılında toplanan bilim insanları, bir türün tekrar yaratılması için gerekli olan bir genomun yeniden yapılandırılmasının, bilimsel olarak mümkün olduğunu ancak çürümemiş bir örneği gerektirdiğine karar verdiler.

National Geographic. 9 Kasım 2017.
 

Orion

Site Başkanı
Yetkili üye
#2
Donmuş Mağara Aslanları En Az 30,000 Yıllık Çıktı

Yapılan araştırma, Sibirya’da donmuş olarak bulunan nesli tükenmiş iki mağara aslanı yavrusunun en az 30,000 yıllık olduğunu gösterdi.



Uyandina Nehri yakınlarında bulundukları için Uyan ve Dina isimleri verilen iki yavru aslan, öldüklerinde yaklaşık bir haftalıktı. Araştırmacıların makalenin özetinde belirttiklerine göre, bu yavrular muhtemelen mağarada gerçekleşen büyük bir çöküş yüzünden öldü.
Aslanların ezilerek öldüğünü belirten araştırmanın eş yazarı Olga Potapova, bilinen son mağara aslanlarının, Alaska’da yaklaşık 14,000 yıl önce yaşadığını söylüyor. Mağara aslanlarının çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşaması hakkında çok az şey bilinmesi, bu doğal yolla mumyalanmış aslanların önemini oldukça artırıyor. Araştırmacılar bu donmuş mağara aslanlarının, modern aslanlara göre nasıl bir büyüme evresi geçirdiğini karşılaştırabilecek.


Dina’nın bedenine göre daha sağlam olarak günümüze ulaşan Uyan’ın bedeni, yaklaşık 2.8 kilogram ağırlığında. Bu da modern bir aslan yavrusunun ağırlığından yaklaşık 2.1 kilogram daha ağır demek. Potapova, yenidoğan aslanların cinsiyetlerine dair bir belirteç olmadığını, Uyan ve Dina’nın erkek ya da dişi olduklarını bilmediklerini söylüyor.

Potapova’nın belirttiğine göre, Uyan’ın bedeni, 43 cm boyunda, yani yetişkin bir ev kedisi büyüklüğünde. 7 cm uzunluğundaki kuyruğu, vücut uzunluğunun %23’ü kadar. Araştırmacılar, bu kuyruğun, vücut uzunluğunun %60’ı kadar kuyruğa sahip olan modern aslanlara göre önemli derecede küçük olduğunu belirtiyor.



Potapova, Uyan’ın bacaklarının yürümeye yetecek kadar geliştiğini, fakat Dina’nın muhtemelen emeklediğini söylüyor. Uyan aynı zamanda 3 cm uzunluğundak tüylerle kaplı bir kürke sahipti.
Dina ve Uyan’ın henüz göremeyecek kadar küçük olduklarını belirten Potapova, “Dina’nın göz kapakları sıkıca kapalıydı. Uyan’ın ise sol göz kapalıydı, ancak sağ göz kapağı biraz aralıklıydı. Göz kapağının hayvan ölürken zaten açık olup olmadığı ya da daha sonradan açıldığı konusu kesin değil.” diyor.


Modern aslanlar doğduktan iki – üç hafta sonrasna kadar gözlerini açmıyorlar ve açtıktan sonraki bir hafta boyunca da düzgün göremiyorlar. Doalyısıyla Uyan’ın bir haftalık olduğu düşünüldüğünde, muhtemelen ölürken gözlerinin kapalı olduğu tahmin ediliyor.



Mağara aslanı köpek dişleri
Modern aslan yavrularında süt dişleri, yaklaşık 3 haftalıkken çıkar ve yaklaşık 3 aylıkken kalıcı köpek dişleri bunların yerine geçer. Bununla birlikte, Uyan ve Dina’nın bilgisayar tomografisi taramaları, yavrular hala dişsiz olmasına rağmen, süt ve köpek dişlerinin her iki hayvanda da diş etlerinin altında zaten çıkmaya başladığını gösteriyor.


Uyan’ın dişlerinin gelişimi, süt dişlerinin daha erken, muhtemelen 2 ay içinde dökülmesinin muhtemel olduğunu gösteriyor.
Yavrular hâlâ dişsiz oldukları için muhtemelen anne sütü emerek besleniyordu. Uyan’ın karnı boştu, ancak bağırsaklarına yapılan tomografi taraması, yavrunun ölmeden birkaç saat önce süt içtiğini gösterdi.



Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji bölümünden araştırmanın eş yazarı Beth Shapiro, mağara aslanlarının bu şekilde bulunmasını fantastik olarak yorumluyor. Fakat mumyalarının günümüze kadar bu derece iyi korunmasına rağmen, DNA’larının çok kötü durumda olduğunu söylüyor. Güney Kore’den bir bilim ekibinin teklif etmesine rağmen, onları klonlamanın mümkün olmadığını da ekliyor Shapiro.



Paleontolog ve genetik uzmanlarından oluşan uluslararası bir ekip Uyan ve Dina’yı inceliyor. Çalışma henüz hakemli bir dergide yayınlanmadı.
 

BENZER KONULAR