Paleontoloji İlk İnsanların Yaşam Alanları (Mağralardan Rezidanslara )



Yıl M.S 2018. Dünya beklide en aydınlık zamanını yaşıyor.7.6 Milyar insan nüfusa sahip gezegenimiz , gelişen teknoloji ile artık gündüz olduğu gibi gecede aydınlık.Büyük alış veriş merkezleri , geniş caddeler , rezidanslar ile insanlık kendi yaptığı yapay yaşam alanlarında hayat döngüsünü tamamlıyor.
İkinci Dünya Savaşının sona ermesiyle birlikte , dünya genelinde belirlenen ülke sınırları içinde bu gün bir çok ülke ve vatandaşı güven içindeler.Küreselleşen dünya ile sınırlar sadece haritalarda kaldı…Ya bir gün birileri fişi çekerse , sönerse tüm ışıklar , teknolojimiz bir an da yok olursa…
Bu gün bir felaket gibi görünen bu senaryo , aslında içinden çıkıp geldiğimiz karanlığın ta kendisi.Mağaralardan çıkıp rezidanslar yapanlar da bizlerdik , bizlerin atalarıydı.Peki o günlerden bu günlere nasıl geldik ? Nasıl gelişti bu süreç gelin hep birlikte bir göz atalım o karanlığa.
Evrim , insanlığın tarihi ve gelişimi , ilk insanlar gibi konular günümüzde halen tartışılırken , biz bu konulara hiç değinmeden , iç güdülerimiz ile yola çıkacağız.


150319-news-son-doong-vietnam-cave-vin.jpg

İç güdü yaşayan her canlının doğasının gerektirdiği şekilde davranma biçimidir.Acıkan bir hayvanın avlanması , bir ağacın köklerinin suya yönelmesi gibi.Biz insanlar yaratılış olarak en gelişmiş canlılar olduğumuz için bu iç güdülerimiz diğer canılara göre sayı olarak daha fazladır.Maaslow'un ihtiyaç hiryerarşisi priamidinde ikinci sırada olan kendini güvende hissetme barınma ihtiyacı , bizi mağaralardan rezidanslara yola çıkarmıştır.
14193581_692484624240566_1581094930_n.jpg

Bu dürtüleri sayesinde insanoğlu var oluşundan beri , öncelikle kendisine sığınacak bir yer arayışı içinde olmuştur.Bina yapma bilgisine sahip olmayan insanoğlu, doğada kendisine en yakın olan canlı havyanları taklit ederek hayatta kalmayı başarmıştır.Bu taklitlerin en başında ise barınma güdüsüyle gelen mağralarda yaşam başlamıştır.

recreación-oso-cavernario-hibernando-cuevas-de-arrikrutz-oñatiko-kobak-oñati-arantzazu-oñatrip...jpg

Etrafı ve üstü kapalı, giriş yapılabilecek bir boşluğu olan bu doğal yapı insanoğlunun ilk yaşam alanı olmuştur. İlkim şartlarından, yırtıcı hayvanlardan korunup , hayatta kalmak için en önemli adımıdır bu.

İnsaoğlu doğayı ve kendini tanıdıkça ihtiyaçlarını keşfemeye başlamı ve mağara da ki yaşam alanlarınıda ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeye çalışmıştır.Akarsulara yakın , giriş boşluğu gün doğumuna bakan , zemini kum , büyük yırtıcı hayvanların ulaşması zor ve avlanacakları bölgelere yakın yerlerde ki mağaraları tercih etmeye başlamışlardır.

Avcılık yeteneği gelişen insanoğlu, kendisine sınırlar , bölgeler edinmeye başladı.Topluluk şeklinde yaşamanın avantajlarının farkına varıp toplu mağaralarda yaşamaya başladılar.Bu toplu mağaralarda , saklama depolama bölümleri bir çok oda şeklinde yaşam alanları bulunmaktaydı.Sürekli avları peşinde göç yollarında ilerleyen hayatta bu mağaralar onların yaşam alanları olmuştur.

2651018-orig_orig.jpg

İnsanlık ihtiyaçları doğrultusunda araç ve gereçler üretmeye başladığında.Hayvan derilerini ,yünlerini ,doğadaki otları kullanarak dokuma ve örgü gibi teknikler öğrenmeye başlar.

indigo1.jpg


Tüm bunlar yaşanırken , Dünyamız da kendi gelişimini tamamlamaktadır.Değişen ilkim ve toprak koşullarında insanlar göç yollarına düşmeye başlarlar. Bu göç yollarında yanlarında taşıyabilecekleri barınaklara ihtiyaç duyarlar ve çadırlarda yaşam başlar.

s-566ffd3036f1f6a4a8f2628a5db4f56f1f28e166.jpg

Urtya_tent_(Tusken).jpg


Artan nüfus , hayvanların evcilleştirilmesi , tarıma geçiş gibi medeniyetin ve sosyal hayatın temel taşlarını keşfeden insan oğlu yavaş yavaş yerleşik hayata geçer.Pişirilmiş topraktan , kerpiçten , ahşaptan , kireç taşından kendi yaşam alanlarını , köyleri , kentleri inşa etmeye başlarlar.

1408106425_20_8579.jpg


542003cff493b811cc5e98aa.jpg


Zaman ile kültürlerin , yaşam şekillerinin , iklim koşullarının kendine has özellikleri ile ortaya çıkan ırkların kendilerine has medeniyetleriyle yaşam alanları farklılaşır.Gelişen teknoloji ve iç güdülerimiz bizleri mağaralardan rezidanslar yaptırmıştır.
 

Yorumlar

#4
Bu ışıkları söndüreceğiz. Hemde fişi çekilmiş bir lamba gibi... İnsan oğlu kendi kurduğu imparatorluğu yine kendi tüketiyor. Bu tüketimin sonu elbet gelecek. Dünyanın fişinin çekilmesi üzerine senaryolarım var.

1- Büyük bir nükleer savaş: Dünyamızdaki herkesi 100 defa öldürmeye yetecek kadar nükleer silah hazırda bekliyor. Bu savaş insanları mağaralara yeniden döndürebilir.

2- Çevre kirliliği ve tüketim toplumu: Her şeyi tüketen bir tür haline geldik. Bu tüketim çılgınlığı öyle bir hale gelecek ki sonunda kendimizi ve uygarlığımızıda tüketeceğiz.

3- Kıyamet senaryoları: Bir göktaşı gelecek veya nuh tufanı gibi bir olay sonumuzu hazırlayacak işte ozaman fiş çekilecek. Hayatta kalanlar olabilirse avcı toplayıcı topluma geri dönüp mağaralarda yaşamay devam edeceğiz.

4- Endüstri 4.0 ve 5.0 diye dillendirilen teknolojik gelişim: Yapay zeka ve bu alanda atılan adımlar ile üretceğimiz insan düşmanı android yaratıklar. İnsan oğlunun dünya ve kendileri için tehlikeli bir tür olduğunu anlaycak ve fişi çekecek. Tıpkı terminatör filminde olduğu gibi.

Tabi bunlar benim görüşlerim videonun giriş bölümüne ithafen yazdım. Her şekilde son kaçınılmaz...
 
#5
İnsanoğlu yerinde durmuyor...bakiyorumda nereden nereye hakikaten...hep daha fazlası için mücadele veriyor. Güzel bir yazı @ Karatekin Bey elinize sağlık.
 

Üst