Orion

Site Başkanı
Yönetici
Platin Üye
#1
2008 Yılında Moğolistan'ın batısında Altay dağları eteklerine bulunan bir çalgı dikkatleri üzerine çekmişti. Yapılan araştırmalar sonucunda çalgının kanuna benzer bir telli çalgı olduğu ve 1400 Yıl öncesine Göktürkler dönemine ait olduğu tespit edildi.

altay yatıg.jpg


Altay Yatıg isimli çalgıyı yeniden üreten ve günümüze kazandıran Moğol Yöresel Müzik Büro Başkanı, Araştırmacı ve Besteci Dagvan Ganpurev konu hakkında şunları söylüyor: "Bu çalgı aleti bir bütün olarak bulunulmadı. Üzerinde araştırma yapılarak aynısının kopyalarını yaparak günümüzde bir Türk çalgısı olarak kullanılıyor. Ayrıca bu sadece çalgı aleti olmayıp o dönemin kültürünü yansıtan ve din merasiminde de kullanılan alet olması yönünde görüş birliği olduğu kanısına da varıldı."

Cihan Haber Ajansına konuşan Dagvan Ganpurev, "Bu çalgının orjinali Moğolistan Milli Tarih Müzesinde yer almaktadır. Bu elimdeki alet aslına bakılarak geliştirilerek yapılan kopyasıdır. Gövde uzunluğu 37,5 santimetre, boyun kısmıda yaklaşık o kadar uzunlukta. Gövde ve boynun birleştiği noktada bir delik vardı. Araştırma sonucunda bu deliğin aletin ayaklık kısmı olduğu kanaatine varıldı. Alette 5 tel izleri vardı bu da aletin 5 telli bir çalgı olduğu kanaatini ortaya çıkardı. Günümüzde akustik ahengini yakalayabilmek için 6. teli yeniden geliştirilen çalgıya yerleştirdik. Bir de bu çalgının Göktürk dönemindeki destansı şiirleri okuyabilmek ve orduyu motive etmek için çalındığı varsayılıyor." şeklinde konuştu.


Besteci Ganpurev, Altay Yatıg‘ın 7 tane kopyasının yapıldığını bunlardan 4 tanesinin devlet başkanlarına hediye edildiğin söyledi. "Diğer 3 tanesi de bizde." diyen Ganpurev, çalgıyı çalabilen 5 kişi olduğunu ve eski kültürlere önem verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Altay Yatıg, bir çoban tarafından Moğolistan'ın Hovd eyaletinde bir kaya mezarlığının içerisinde bulundu. Alman ve Moğol uzmanlar tarafından Almanya'da yürütülen çalışmalar neticesinde 1400 yıl öncesine ait olduğu kesinleştirilen Altay Yatıg, 2011‘de Moğolistan'a getirildi. Moğolistan da 3 sene süren çalışma neticesinde çalgının kopyaları üretilerek kültürel miras olarak günümüze kazandırıldı.

Altay Yatıg
çalgısının bir kopyası da Cumhurbaşkanımıza verilmek üzere Cumhurbaşkanlığı Sarayının yedieminine teslim edilmiştir.

Kulak pası silecek hoş ezgiler buyurun dinleyiniz. :)



 

Karatekin Bey

★★★★★
Platin Üye
Üye
#2
tar, cura, arp seslerinin karışımı gibi farklı bir tonu var. Buna benzer tonlarda Çin kültüründe de enstrümanlar var fakat onlarınki daha çok telli sözden çok müzik kullanılıyor. Bizde ise daha çok söz önce müzik arka planda kalıyor. Ülkemizde Anayurt enstrümanlarına ilgi çok az müzik olarakta zaten çok uzağız ama oturup dinlenesi enstrüman ve müzikler
 

Orion

Site Başkanı
Yönetici
Platin Üye
#3
tar, cura, arp seslerinin karışımı gibi farklı bir tonu var. Buna benzer tonlarda Çin kültüründe de enstrümanlar var fakat onlarınki daha çok telli sözden çok müzik kullanılıyor. Bizde ise daha çok söz önce müzik arka planda kalıyor. Ülkemizde Anayurt enstrümanlarına ilgi çok az müzik olarakta zaten çok uzağız ama oturup dinlenesi enstrüman ve müzikler
Popüler kültür dediğimiz şey eskiye ait ne varsa yiyip bitiriyor. Bu tarz müziklerin bilinip yaygınlaşması için TV'ler şart bilinç oluşturulmalı fakat buna öncülük edecek bir kurum kuruluş yok. Korkarım ki toplum tarafından da buna istek zaten yok. _kufur_
 

Üst