Arkeoloji Filmi Bile Yapılan Kristal Kafatası Gerçek Mi?


Olmak yada olmamak, işte bütün mesele bu.

Merhaba Arkadaşlar Videoya geçmeden önce bize destek vermek için kanalımıza abone olmayı ve videoyu beğenmeyi unutmayın. Şimdiden Teşekkürler.

Bu videoda British Museum’da sergilenen Kristal Kafatası gerçek mi, uzaylılar mı yaptı, bir benzerinin yapılması mümkün mü? Gibi sorulara cevap arayacağız. Giriş introsunda elimde tuttuğum kafatası hariç video içerisindeki tüm fotoğraflar Müzede sergilenen kafatasına ait.

Kristal Kafatası Müze Koleksiyonuna Nasıl Girdi?

Kafatasını 1897’de New York’daki Tiffany isimli bir şirket satın alıyor. Bu satın alma sırasında kafatasının 1863 yılından önce İspanyol bir subay tarafından Meksika’dan getirildiği söyleniyor. Daha sonra kafa tası bir İngiliz koleksiyonere satılıyor. Koleksiyonerin ölümünden sonra Fransız bir antikacı tarafından satın alınıyor ve sonrasında tekrar Tiffany’nin mülkü oluyor. Son olarak ise British Museum tarafından alınıyor ve sürekli sergileniyor.

müzeden.jpg


Kristal Kafataslarına Ait Gizem Nereden Geliyor?

19. yüzyılın sonlarından itibaren şeffaf veya süt beyazı kuvarslardan (kaya kristali) yapılmış birçok oyma kafatası dünyadaki özel ve kamu koleksiyonlarında kendine yer edinmiştir. O zamandan günümüze kadar kristal kafataslarının kökenleri ve ne amaçlı kullanıldıkları devam etmekte olan tartışmaları da beraberinde getirmiştir.

Kafataslarını keşfettiklerini iddia eden insanlara göre bu kafatasları Aztek veya Maya gibi eski Mezoamerikan medeniyetlerine ait ve onların tarihlerini binlerce hatta on binlerce yıl geriye götürüyor. Kristal kafataslarının eski dönemlerden beri var olduğuna inan birçok kişi onun şifa kaynağı olduğuna ve kişinin ruhsal yeteneklerini geliştirme gücü de dâhil olmak üzere cisimlere doğaüstü güçler verdiğine dair inançlara sahiptirler. Bazıları ise kafataslarının kayıp şehir Atlantis’e kadar bağladılar ya da onları Aztek gibi Kolomb öncesi uygarlıkları ziyaret eden uzaylıların kanıtı olarak gösterdiler.

maya takvimi.jpg


Aslında kristal kafataslarının mistik ve doğaüstü güçleri olduğuna dair inançlar hep vardı. Ama öyle bir an geldi ki bu inançlar daha çok taraftar bulmaya ve yükselişe geçmeye başladı. Yükselişin nedeni ise 2008 yılında vizyona giren "Indiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı" filmiydi.

Arkeologlar ve Bilim Adamlarının Kristal Kafataslarına Bakışı Nedir?

Bilim adamları ve arkeologlar olaya oldukça şüphe ile yaklaşıyorlar. Çünkü şimdiye kadar belgelenmiş bir kazı çalışmasında bu tür bir objeye rastlanmamıştır.

Kafatasları Antik Mezoamerikan kültüründe özellikle Azteklerde sanat eseri olarak yapılmış gibi görünse de aslında Aztek tanrısı kafatası ile sembolize edilirdi. Azteklerde ve Mayalarda kafatasları ortak bir motiftir. Şeffaf, beyaz veya renkli birçok kafatası vardır. Fakat bunlardan en çok bilinen ve meşhur olanı Londra'daki British Museum'da sergilenmekte olan kristal kafatasıdır. Bu kafatası ağırlığı 5 kg üzerindedir.

Untitled-1.jpg


Londra’daki kristal kafatası üzerinde yapılan birçok araştırma onun hangi döneme ait olduğunu bulma konuşunda çokta yardımcı olamadı. Çünkü yapılan araştırmalarda tarihleme yöntemleri konusunda net bir bilgi elde edilemedi ve bu araştırma sonuçları tam olarak paylaşılmadı.

müze 3.jpg


Kristal kafatasının kökenine dair araştırmalar daha çok onun yapım tarzı üzerine odaklandı. Kafatasının özellikle genel görünüm itibarı ile orijinal olarak kabul edilen Aztek ve Maya oymaları gibi diğer örneklerle uyumlu olmasına rağmen, Aztek veya başka bir Mezoamerikan sanat sitilinin bariz bir örneği olarak kabul görmedi. Bir diğer iddia ise kristal ve kuvars yataklarının Brezilya’da ya da Madagaskar’da bulunduğu, dolayısıyla Kolomb öncesi antik uygarlıkların bu kaynaklara ulaşamayacağı tezinin ortaya atılmış olması kafatasının gerçek olmadığı yönündeki yorumları destekler nitelikteydi.

kafatası duvarı.jpg


British Museum Laboratuvarları tarafından elektron mikroskobu ile yapılan incelemelerde özellikle dişlerin yapılışında kuyumcu çarkı benzeri bir alet kullanıldığı ve bunun bahsedilen dönemler için mümkün olmayacağı bu nedenle de sahte olduğu görüşü ağırlık kazanmıştır.


Kristal Kafataslarının Bir Benzeri Veya Örneği Dünya Teknolojisi İle Yapılamaz


“Hiçbir alet izi yok. Tek parça pürüzsüz kristal, tek parça kesilmiş. Bu günün teknolojisiyle bile imkansız, parçalanırdı.”

KAFATASLARI.jpg


Kristal Kafatasçıların en çok savunduğu argümanlardan bir tanesi de “Kristal kafataslarının bir benzeri veya öğrneği dünya teknolojisi ile yapılamaz.” Söylemidir. Bu söylem gerçekten de kristalin işlemesindeki güçlükten dolayı çok savunulmaktadır. Çünkü bir kristali tek parça halinde işleyebilmek içindeki damarlar sebebi ile oldukça güçtür. Çatlamalara ve kırılmalara oldukça müsait olan Kaya Kristalin yapısı bu söylemin en önemli tutanak noktasıdır. Günümüz teknolojisi ile bu söylem boşa çıkmış durumdadır. Özellikle British Museum’daki örneğin günümüzde neredeyse aynısı yapılmakta ve satılmaktadır. Bu durumda teknolojimiz 19. YY oldukça geliştiğini söylemekte mümkün oluyor.

Kristal Kafatası Gerçek Mi Değil Mi?

Yukarıdaki bütün açıklamalar ışında gerçekliğini savunanlar kadar gerçek olmadığını ispat etmeye çalışanların, tüm çalışmaları havada kalmıştır. Günümüz teknolojisi ile organik olmayan maddelerin tarihsel olarak ne zamana ait olduklarını tam olarak belirlenememesi de ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

kristal kafatası sahtemi.jpg


Olaya her iki taraftan da bakacak olursak Kristal kafatasının kökeni ve muhtemel kullanımı konusu cevaplanması güç bir soru olarak kaşımıza çıkıyor.

Sonuç olarak kafatasının gerek nasıl bulunduğuna dair cevaplanmamış sorular gerekse ve yapılan bilimsel incelemelerdeki şaibeli durumlara rağmen, onun bir şifa kaynağı olduğu ve uzaylılar tarafından yapıldığına ve gerçek olduğuna inanan birçok kişi bulunmaktadır.
Son olarak şu soruyuda sormakta fayda görüyorum. British Museum’in sahte olarak adlandırdığı kristal kafatası neden 24 numaralı galeride gözlerden uzak bir şekilde 100 yılı aşkın süredir müzede sergileniyor.
 
Orion

Üst